İçeriğe geç

İtalyan kurt

Bölüm 23 · 2 dk okuma

İtalyan kurt

Bölüm 23

23. Bölüm: kadim alfa

BÖLÜM 23

Kadim Alfa

Kaan ile Mira el ele, dar taş geçitten içeri adım attılar.

Arkalarında Aras, Duru, Kerem, Aylin ve Deniz vardı.

Geçit ilerledikçe hava değişiyordu.

Toprağın kokusu yerini çam ve yabani lavanta kokusuna bırakmıştı.

Hiç kuş sesi yoktu.

Hiç böcek sesi…

Sadece ayak sesleri…

Ve uzaktan gelen bir şelalenin uğultusu.

Mira fısıldadı.

“Burada bir şey var.”

Kaan ona baktı.

“Ben de hissediyorum.”

Yaklaşık on dakika yürüdüler.

Sonunda geçit sona erdi.

Karşılarında devasa bir açıklık vardı.

Yukarıdan ince bir şelale dökülüyordu.

Şelalenin önünde ise, ay ışığıyla parlayan bembeyaz bir kurt oturuyordu.

Tüyleri neredeyse gümüş gibi parlıyordu.

Gözleri ise altın rengindeydi.

Ama o gözlerde öfke yoktu.

Bilgelik vardı.

Yaşlı adam dizlerinin üzerine çöktü.

“Kadim Alfa…”

Herkes istemsizce saygıyla eğildi.

Sadece Mira ile Kaan ayakta kaldı.

Beyaz kurt yavaşça ayağa kalktı.

Attığı her adım mağarada yankılanıyordu.

Mira’nın Mavi Ay Taşı parlamaya başladı.

Kaan’ın Akuamarini de aynı anda ışık saçtı.

Kadim Alfa ikisinin önünde durdu.

Uzun süre konuşmadı.

Sonra…

Hiç ağzını açmadan sesi herkesin zihninde yankılandı.

“Hoş geldiniz…”

”…Ay Birliği’nin çocukları.”

Duru irkilerek etrafına baktı.

“Kim konuştu?”

Aras başını tuttu.

“Sesi kafamın içinde.”

Kadim Alfa’nın bakışları Mira’ya döndü.

“Adın?”

“Mira.”

“Kalbin temiz.”

Sonra Kaan’a baktı.

“Doktor Kaan…”

“Yıllardır kendini affetmedin.”

Kaan’ın nefesi kesildi.

“Sen…”

“…beni tanıyor musun?”

Kadim Alfa’nın gözleri derinleşti.

“Seni doğmadan önce bile tanıyordum.”

Herkes şaşkınlık içinde birbirine baktı.

Kaan’ın sesi titredi.

“Bu nasıl mümkün olabilir?”

Kadim Alfa cevap vermedi.

Bir anda mağaranın ortasına yürüdü.

Sonra kuyruğunu yere vurdu.

GÜMMM!

Toprak ikiye ayrıldı.

Ortaya yuvarlak, eski bir platform çıktı.

Üzerinde kurt sembolleri vardı.

Kadim Alfa konuştu.

“Ay Birliği sadece sevgiyle kurulmaz.”

“Fedakârlık ister.”

“Güven ister.”

“Ve cesaret…”

Mira usulca sordu.

“Bizi neden çağırdın?”

Kadim Alfa’nın sesi bu kez daha yumuşaktı.

“Çünkü dünya değişiyor.”

“Baran sadece ilk fırtına.”

“Asıl karanlık henüz uyanmadı.”

Kaan öne çıktı.

“Ne yapmamız gerekiyor?”

Kadim Alfa, gözlerini onların yüzüklerine çevirdi.

“Önce birbirinizi seçmeniz gerekiyor.”

Mira şaşırdı.

“Biz zaten seçtik.”

Kadim Alfa başını hafifçe salladı.

“Hayır.”

“Kalbiniz seçti.”

“Şimdi ruhlarınız seçecek.”

Tam o anda platformun üzerindeki semboller parlamaya başladı.

İki ayrı daire oluştu.

Birinde ay sembolü…

Diğerinde su damlası…

Kadim Alfa konuştu.

“İkiniz de ayrı dairelere geçin.”

Kaan ile Mira birbirlerine baktılar.

Sonra sessizce dairelere girdiler.

Platform titremeye başladı.

Bir anda çevrelerindeki herkes kayboldu.

Aras…

Duru…

Kerem…

Hepsi…

Yok olmuştu.

Artık yalnızca Kaan ile Mira vardı.

Ama…

Birbirlerini de göremiyorlardı.

Sadece seslerini duyabiliyorlardı.

“Mira!”

“Kaan!”

“Korkma!”

“Buradayım!”

Kadim Alfa’nın sesi yeniden yankılandı.

“Şimdi en zor sınav başlıyor.”

“Birbirinizi göremeyeceksiniz.”

“Dokunamayacaksınız.”

“Sadece birbirinize olan güveniniz sizi yeniden bir araya getirecek.”

Mira’nın kalbi hızlandı.

“Kaan…”

“Buradayım, Gamzelim.”

“Ya seni bulamazsam?”

Kaan’ın sesi sakin ama kararlıydı.

“O zaman ben seni bulurum.”

Mira gözlerini kapattı.

Kaan’ın bu sözü, karanlığın içinde ona cesaret verdi.

Tam o anda, Mavi Ay Taşı ile Akuamarin aynı anda parladı.

Ve iki taşın arasında, karanlığın içinden ince, gümüş bir ışık yolu oluşmaya başladı…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.