İçeriğe geç

İtalyan kurt

Bölüm 19 · 3 dk okuma

İtalyan kurt

Bölüm 19

19. Bölüm: Ay ışığının altında

BÖLÜM 19

Ay Işığının Altında

Kadim Alfa’nın ulumasının üzerinden iki gün geçmişti.

Hastane artık güvenli değildi.

Bu yüzden yaşlı adam, Kaan ve arkadaşlarını İtalya’nın kuzeyindeki eski kurt ormanına götürmeye karar verdi.

Sabahın ilk ışıklarıyla iki siyah arazi aracı dar taş yollardan ilerliyordu.

Pencereden dışarı bakan Mira, ilk defa İtalya’nın o büyüleyici doğasını gerçekten görebiliyordu.

Üzüm bağları…

Taş evler…

Sisle kaplı tepeler…

Ve kilometrelerce uzanan yemyeşil orman…

Duru hayranlıkla dışarı baktı.

“Burası masal gibi.”

Aras gülümsedi.

“Gece görünce fikrin değişebilir.”

“Sus ya.”

“Bilerek korkutuyorsun.”

Aras kahkaha attı.

“Biraz.”

Arka koltukta oturan Aylin gözlerini devirdi.

“Siz ikiniz hiç normal olamayacak mısınız?”

Kerem güldü.

“Olurlarsa sıkılırız.”

Mira ise sessizdi.

Yanında oturan Kaan bunu fark etti.

“İyi misin, Gamzelim?”

Mira başını çevirdi.

Kaan bu lakabı söylediğinde içi hâlâ sıcacık oluyordu.

“İyiyim.”

“Sadece…”

“Her şey çok hızlı değişti.”

Kaan başını salladı.

“Biliyorum.”

Araba sonunda büyük, eski bir taş konağın önünde durdu.

Konağın arkasında sonsuz gibi görünen bir orman uzanıyordu.

Yaşlı adam gülümsedi.

“Burası…”

“…Kurtların İlk Sığınağı.”

Akşam…

Herkes yerleşmişti.

Duru ile Aras mutfakta tartışıyordu.

“Makarnaya ketçap koyulur.”

“Koyulmaz.”

“Koyulur.”

“İtalya’da bunu söylersen seni sınır dışı ederler.”

Mutfaktan kahkahalar yükselirken Mira sessizce dışarı çıktı.

Ormana doğru yürüdü.

Toprak, yağmurdan sonra mis gibi kokuyordu.

Ay, ağaçların arasından gümüş ışıklar döküyordu.

Derin bir nefes aldı.

“Burada huzur var…”

Arkasından tanıdığı bir ses geldi.

“Ben de seni burada bulacağımı düşünmüştüm.”

Kaan…

Elleri cebindeydi.

Bu kez üzerinde doktor önlüğü değil, koyu lacivert bir kazak vardı.

Mira gülümsedi.

“Beni takip mi ediyorsun?”

“Hayır.”

“Kokunu takip ettim.”

Mira utandı.

“Bu hâlâ bana çok garip geliyor.”

Kaan omzunu silkti.

“Bana da.”

İkisi yan yana yürümeye başladılar.

Kısa bir süre sadece ayaklarının yapraklara bastığı ses duyuldu.

Sonra Mira usulca konuştu.

“Kaan…”

“Evet?”

“Çocukken nasıldın?”

Kaan hafifçe güldü.

“Çok sessiz.”

“Hiç arkadaşın yok muydu?”

“Vardı.”

“Kim?”

“Baran.”

Mira durdu.

“Ne?”

Kaan derin bir nefes aldı.

“Eskiden kardeşim sadece kardeşimdi.”

“Birlikte koşardık.”

“Birlikte gülerdik.”

“Sonra güç hırsı onu değiştirdi.”

Mira, Kaan’ın gözlerindeki hüznü gördü.

Hiç düşünmeden elini onun elinin üzerine koydu.

“Kendini suçlama.”

Kaan başını eğdi.

“Bazen…”

“…onu durduramadığım için kendimden nefret ediyorum.”

Mira nazikçe onun elini sıktı.

“Sen kötü biri değilsin.”

“Öyle olsaydın…”

“…beni kurtarmazdın.”

Kaan, Mira’ya baktı.

Ay ışığı, Mira’nın saçlarının arasında gümüş gibi parlıyordu.

Bir an gözlerini ondan ayıramadı.

“Gamzelim.”

“Hı?”

“Sana bir şey göstereceğim.”

Mira merakla peşinden yürüdü.

Ormanın derinliklerine ilerlediler.

Bir süre sonra küçük bir açıklığa çıktılar.

Ortada durgun bir göl vardı.

Gökyüzündeki dolunay, suyun üzerine eksiksiz yansıyordu.

Binlerce ateş böceği gölün etrafında dans ediyordu.

Mira nefesini tuttu.

“İnanamıyorum…”

“Burası gerçek olamaz.”

Kaan hafifçe gülümsedi.

“Ben ne zaman yorulsam buraya gelirim.”

“Çünkü burası bana…”

“…umut verdiğini hatırlatıyor.”

Mira ona döndü.

“Şimdi de bana verdi.”

Kaan yavaşça yaklaştı.

Aralarında sadece bir adım kalmıştı.

“Gamzelim.”

“Evet?”

“Bir gün bu savaş biterse…”

“…seni yine buraya getireceğim.”

“Neden?”

“Çünkü bu kez kaçmak için değil…”

“…sadece seninle yürümek için.”

Mira’nın gözleri doldu.

Hiç düşünmeden Kaan’a sarıldı.

Kaan da onu sımsıkı sardı.

Ay ışığı altında uzun süre öylece kaldılar.

Sonra Kaan hafifçe geri çekildi.

Mira’nın alnına yumuşak bir öpücük kondurdu.

“Ne olursa olsun…”

“…sana verdiğim sözü tutacağım.”

Mira gülümsedi.

“Ben de.”

Tam o anda, Mira’nın Mavi Ay Taşı ile Kaan’ın Akuamarini hafifçe parladı.

Ama bu kez saldırı yoktu.

Sadece iki taşın sıcak, huzurlu bir ışığı vardı.

Yaşlı adam uzaktan onları izledi.

Kendi kendine gülümsedi.

“Demek Ay Birliği sadece savaşta değil…”

“…aşkta da güçleniyor.”

Ve ilk kez, uzun zamandır üzerlerinde dolaşan karanlığa rağmen, ikisi de gerçekten mutlu hissediyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.