İçeriğe geç

İtalyan kurt

Bölüm 12 · 2 dk okuma

İtalyan kurt

Bölüm 12

12. Bölüm: Yağmurdan sonra

BÖLÜM 12

Yağmurdan Sonra

Yağmur hâlâ hastanenin büyük camlarına usul usul vuruyordu.

Yoğun bakım odası sessizdi.

Mira gözlerini yavaşça araladı.

Bu kez başı eskisi kadar ağrımıyordu.

Sadece kendini inanılmaz yorgun hissediyordu.

Başını hafifçe çevirdi.

Kaan, koltuğa oturmuştu.

Başı duvara yaslanmıştı.

Uyuyakalmıştı.

İlk kez onu bu kadar savunmasız görüyordu.

Ne sert bakışları vardı…

Ne de o soğuk doktor tavrı.

Omzundaki bandajın kenarından hâlâ hafifçe kan sızıyordu.

Mira fısıldadı.

“…Kaan.”

Ses çok kısıktı.

Ama Kaan hemen gözlerini açtı.

“Mira?”

Bir anda ayağa kalktı.

“Başın dönüyor mu?”

“Hayır.”

“Bulantın?”

“Yok.”

“Kollarını hissedebiliyor musun?”

Mira gülümsedi.

“Doktor Bey…”

“Ben ölmedim.”

Kaan derin bir nefes verdi.

“Ona emin olana kadar rahatlayamam.”

Mira birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra usulca sordu.

“…Sen hiç uyumuyor musun?”

Kaan omuz silkti.

“Bazen.”

“Bütün gece burada mıydın?”

“Evet.”

“Neden?”

Kaan gözlerini kaçırdı.

“Kontrol etmem gerekiyordu.”

Mira hafifçe gülümsedi.

“Sadece doktorun olduğum için deme.”

Kaan cevap vermedi.

Tam o sırada kapı hızla açıldı.

Duru içeri daldı.

“Mira!”

Koşup yatağın yanına geldi.

Hiç düşünmeden ona sarıldı.

“Bir daha beni böyle korkutursan seninle konuşmam.”

Mira gülmeye başladı.

“Bu nasıl tehdit?”

“Ciddiyim.”

“Gözümü açtım, sen yoksun sandım.”

“Ben buradayım.”

Duru gözyaşlarını silerken bir yandan da homurdandı.

“Şu İtalya’ya tatile geldik sanıyordum.”

“Meğer kurtların arasına düşmüşüz.”

Mira istemsizce kahkaha attı.

Kaan da gülümsemesini gizleyemedi.

Duru hemen onu işaret etti.

“Bak!”

“Nihayet güldün.”

Kaan şaşırdı.

“Ne?”

“İlk defa normal bir insan gibi göründün.”

Kaan hafifçe başını eğdi.

“Teşekkür mü etmeliyim, emin olamadım.”

Kapı yeniden açıldı.

Aras elinde kocaman bir poşetle içeri girdi.

“Türk marketi buldum!”

Duru’nun gözleri parladı.

“Neee aldın?”

“Simit.”

“Peynir.”

“Çay.”

“Ve…”

Poşetin dibinden küçük bir kavanoz çıkardı.

“Reçel.”

Duru heyecanla poşeti kaptı.

“Sen var ya…”

“…o kadar da kötü biri değilmişsin.”

Aras sırıttı.

“İltifat olarak kabul ediyorum.”

Odadaki hava ilk kez gerçekten hafiflemişti.

Mira hepsini izlerken içinden, “Belki de artık her şey düzelecek…” diye geçirdi.

Tam o sırada…

Kaan’ın yüzü değişti.

Bakışları kapıya çevrildi.

Bir şey duymuş gibiydi.

Mira bunu fark etti.

“Ne oldu?”

Kaan cevap vermedi.

Gözlerini kapattı.

Düşünceleri dinliyordu.

Koridordan geçen insanların sesleri zihninde yankılanıyordu.

Hemşireler…

Doktorlar…

Hastalar…

Sonra…

Tek bir ses.

“Bu gece odasına gireceğim.”

Kaan’ın gözleri bir anda açıldı.

Yüzündeki renk kayboldu.

“Kimse fark etmeden işi bitireceğim.”

Ses yabancıydı.

Ama çok yakındı.

Kaan hızla kapıya yöneldi.

“Kaan?” diye seslendi Mira.

“Ne oldu?”

Kaan arkasını dönmeden konuştu.

“Kapıyı içeriden kilitleyin.”

Duru şaşırdı.

“Neden?”

“Ne oldu?”

Kaan’ın sesi bu kez çok ciddiydi.

“Odada kalın.”

“Ben gelene kadar…”

“…kimseye kapıyı açmayın.”

Kapı kapandı.

Koridorda yalnız kalan Kaan yavaşça etrafına baktı.

Koridor bomboş görünüyordu.

Ama düşünceyi duyduğu kişi…

Kesinlikle hâlâ oradaydı.

Asansörün üzerindeki kat göstergesi 7’den 6’ya düştü.

Sonra…

5…

4…

Ve durdu.

Yoğun bakımın bulunduğu kat.

Asansör kapısı ağır ağır açılmaya başladı.

İçeriden siyah kapüşonlu biri çıktı.

Yüzü görünmüyordu.

Ama elindeki küçük metal çantayı sıkıca tutuyordu.

Kaan fısıldadı.

“…Sonunda geldin.”

Kapüşonlu kişi başını kaldırdı.

Dudaklarının kenarında hafif bir gülümseme vardı.

“Bu kez onu sen bile koruyamayacaksın, Doktor Kaan.”

Koridorun ışıkları bir anda titredi.

Ve Kaan, saldırının daha yeni başladığını anladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.