Kaan'ın ayakkabı sesleri koridorda yankılandı ve ardından her yer sessizliğe gömüldü. Gitmişti.
Arya birkaç saniye boyunca olduğu yerde kaldı. Elindeki dosyaları daha da sıktı. Göğsü sıkışıyordu. Az önce yaşananlar gerçek değilmiş gibi geliyordu.
İşten çıkarılmıştı.
Hem de sadece birkaç dakika içinde.
Bir kapının önünde durduğu için.
Derin bir nefes aldı.
Olmadı.
Bir tane daha aldı.
Boğazındaki düğüm hâlâ gitmemişti.
Tam gözlerini kapatmıştı ki bir ses duydu.
"Ben olsam burada daha fazla durmazdım."
Arya irkilerek başını kaldırdı.
Koridorun diğer ucunda bir kadın duruyordu. Uzun, siyah saçları omuzlarına dökülüyordu. Siyah bir elbise giymişti ve yüzünde anlamlandıramadığı bir gülümseme vardı.
Tilkiyi andıran bir gülümseme.
Bir anda hatırladı.
Bu, koridoru ona gösteren kadındı.
Kaşları çatıldı.
"Siz..."
Kadın ağır adımlarla ona doğru yürüdü ve tam önünde durdu. Gözleri kısa bir an Arya'nın yüzünde gezindikten sonra hafifçe gülümsedi.
"Beklediğimden daha cesursun."
Arya hiçbir şey anlamıyordu.
"Bu koridora siz yönlendirdiniz."
Bu bir sorudan çok suçlamaya benziyordu.
Kadın sessizce güldü.
"Yönlendirdim mi?"
Arya'nın sabrı tükeniyordu.
"Evet."
Kadın birkaç saniye onu inceledi, sonra başını hafifçe yana eğdi.
"Ve sen de geldin."
Arya istemsizce sustu.
Çünkü kadın haklıydı.
Gülümsemesi biraz daha belirginleşti.
"Demek gerçekten görebiliyorsun."
Arya'nın kaşları daha da çatıldı.
"Neyi?"
Kadın cevap vermedi.
Sadece yüzüne baktı.
Uzun.
Dikkatli.
Bir anda gülümsemesi silindi ve ilk kez ciddi bir ifadeye büründü.
"İlginç..."
dedi.
Arya'nın kalbi hızlandı.
"Neden bahsediyorsunuz?"
Kadın yine cevap vermedi. Bakışları bir an bile Arya'nın gözlerinden ayrılmıyordu.
Sonunda alçak bir sesle konuştu.
"Senin burada olmaman gerekiyordu."
Arya'nın nefesi kesildi.
"N-ne?"
Kadın sanki onu hiç duymamış gibiydi.
"Bu gerçekten ilginç."
Bir adım geri çekildi ve ilk kez siyah kapıya baktı. Ardından tekrar Arya'ya döndü.
Yüzündeki o tilkiyi andıran gülümseme geri gelmişti.
"Sanırım..." Bir an durdu. "...Kaan Vesper'ın gecesi biraz karmaşık geçecek."
Arya hiçbir şey anlamıyordu.
Bu insanlar neden sürekli Kaan'ın adını söylüyordu?
Bu kapıda ne vardı?
Ve neden herkes ona, bilmediği bir şeyi biliyormuş gibi davranıyordu?
Tam konuşacaktı ki kadın arkasını döndü.
"Bekleyin!"
Kadın durdu ama dönmedi.
Arya'nın sesi titriyordu.
"Siz kimsiniz?"
Koridor yeniden sessizleşti.
Birkaç saniye sonra kadın yavaşça başını çevirdi.
Gülümsedi.
Ve sadece şunu söyledi:
"Bir dahaki karşılaşmamızda bana Seraphina diyebilirsin."
Sonra yürüyüp gitti.
Arya ise olduğu yerde kaldı.
Çünkü ilk kez, adını bile bilmediği insanlardan korkmaya başlamıştı.

