İçeriğe geç

İstiridye

Bölüm 4 · 2 dk okuma

İstiridye

Bölüm 4

Yeni bir sayfa için eskisinde en dibi görmen gerekir

7 Temmuz 2025. Bugün Yiğiter öldü.

Ölümün soğuk nefesi ilk kez bu kadar yakınıma, ciğerlerime değdi. İlk cenazem, ilk veda törenim; dostumun son yolculuğunda yanındaydım. Artık benim kadar derin olmayan hiç kimseye kendimi açmıyorum. Güçlü olsam ne yazardı ki? Başımıza gelecekleri kontrol edemedikten sonra gücün hükmü neydi? İyi bir kalbin vardı Yiğiter, bu dünya üzerinde çektiğin her sancının karşılığını dilerim tanrı sana bağışlayıcı bir merhametle versin. Seni bu hayatta üzen herkesten bir kat daha fazla nefret ediyorum bugün.

22 Temmuz.

Yalın hayatımdan gittikten sonra buraya yazmayı bırakmıştım. Sanki bütün travmalarımı tetikleyen, içimdeki o zehirli kuyuyu kazan oydu. Belki de rahatlama ihtiyacım kalmamıştı, belki de kendime ihanet etmiştim. Evin balkonunda, sigaramın dumanı geceye karışırken o satırlara geri döndüm. Ayın yedileri uğursuzdu; benden arkadaşımı, dostumu almıştı.

Yalın konusuna gelince… Tarotlar, yapay zekaya dökülen dertler, onun gözünden bakmaya çalıştığım o karmaşık hikayemiz… Hepsi içimi biraz ferahlatsa da biliyorum; senin ağzından o hakikati duymadan benim için hesaplaşma bitmeyecek. Egemen’i aldattım, Yalın da beni. Karma tamamlandı, döngü kapandı. Şimdi yeniden başlıyoruz.

3 Ağustos.

İnsan yaş aldıkça büyür derler, saçmalık. İnsan kaybederek büyür. Bugün Ayran kayboldu; sokakları, köşeleri arşınladım, umutla hikayeler paylaştım, gören duyan olur mu diye. Evin içinde, gizlendiği o kuytuda bulduğumda içimdeki o korkunun nasıl büyük bir boşluk yarattığını anladım. Kaybetmek, sadece birini değil, kendi dünyandan bir parçayı koparıp atmak gibi.

14 Ağustos, 03.12.

Yalın, seninle olan intikam defterimi kapattım. Hatırlıyor musun? Biz ayrıldıktan hemen sonra başkalarıyla sevgili olup Snapchat’te, Instagram’da her şeyi gözüme soktuğunu? Ben unutmadım. Ben en çok geç kalınmış intikamları severim; en saf anınızda, ansızın gelen o sessiz belayı… Sana umut verdim, buzlu Americano’ndan, o küçücük detaylardan bahsetmeni sağladım. Doğum günüm yaklaşırken "yazar, barışırız" diye düşünmeni, o hayale inanmanı sağladım. Sonra bir anda ben sevgili yapıp snapler attım sana. Tek kelime etmedim gördüklerime, tek kelime yazmadım. Sen ise sessiz kalamadın. Sen yine kendi acizliğine yenildin, ben ise sadece seni engelledim. Tıpkı vaktiyle beni Instagram’dan çıkardığın gibi.

17 Ağustos, 00.15.

Kelimelerin ziyan edildiğini anladığın an susardın. Hislerinden bahsettikçe, o hisleri birer silaha dönüştürüp senin üzerinde üstünlük kurmaya çalışan insanlar... Aslında hiç hak etmemişlerdi seni. Ama başka limanları yoktu diye, seni okyanustaki tek sığınak sanıp sarıldılar. Hayatın bana öğretmeye çalıştığı tek bir gerçek vardı: Kalmak veya kalmamak. Kalmadığımda ne olmuştu? Sadece biraz acı ve önümde açılan yeni ufuklar. Peki, kalsaydım ne olacaktı? Tüm bu zehirli döngü.

26 Ağustos.

Bugün kendimi seçtim.

Yalın’ı aradım. "Her şey olacağına varsın, gel" dedim. Gelmedi.

En azından artık belirsizlik yok; her şey net. "Tekrar aynı şeyleri yaşatırım" dedi.

İyi ki gelmemiş.

Benim hikayemde, o artık sadece tamamlanmış bir karma; bitmiş bir intikam ve nihayet özgürlüğüne kavuşmuş bir kadın var.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.