19.10.2028
Okulda yine muhteşem dörtlü olarak oturuyorduk.Ulaş'la Berk yaptıkları yatırımla âlakalı konuşuyorlardı. Rüveyda telefonundan tasarım işleriyle uğraşıyordu. Ben ise anı yaşayıp etrafıma göz gezdiriyordum. Bir anda yanımıza Bilge geldi gelir gelmez de konuşmaya başladı"Naberr ne yapıyorsunuz" Rüveyda'yla ben boş boş yüzüne baktık. Berk'le Ulaş masadan kafalarını kaldırmamışlardı bile. Kimse bir şey demeyince"Hmm anladım konuşasınız yok şey diyecektim bu voleybol işini tekrarlasak mı" Rüveyda bir anda kendini tutamayıp "Yenilen pehlivan güreşe doymazmış atasözünün karşılığı tam olarak sensin" Bilge "Noldu güvenemediniz mi kendinize"diyince Berk ve Ulaş da dahil kahkaha attık. Ben en sonunda dayanamadım"Kızım bizim başka işimiz yok gibi mi gözüküyor"dedim. Bilge"İyi tamam"diyip yanımızdan uzaklaştı. Ve Gamze'lerin olduğu yere doğru gitti.Kesin Gamzeler bize yollamıştı. Fark etmiyordu ama Bilge'yi kullanıyordu. Allah'ım şükürler olsun salak değildim. Ulaş"Ya üff fark ettiniz mi şu son günlerde okul bir sarmıyor" gerçekten haklıydı hele ki şu son 8-9 gün baya sıkıcıydı. "He ya gerçekten sıkıcı"dedim. Rüveyda hemen ardından"Ben neden sıkıcı olduğunu biliyorum Şevval hanım"dedi."Niyeymiş"diye sordum. "Efe yok da ondan"diyince ben önümdeki kitabı aldım kafasına yapıştırdım."Gerizekalı bak önüne sinirlendirtme beni"dedim. O da "Yaa yuuuh acıttın."dedi. Gözleri felan yaşarmıştı kıyamadım."Acıdı mı cidden"dedim. Berk arkadan"Mavi yuh kızı öldürdün"dedi.Rüveyda en sonunda"Tamam tamam geçti"diyip işine döndü. Birkaç saat daha bahçede oturduktan sonra eve geldik. Ulaş ile Berk'i çağırsak da gelmediler. Biz de kız gecesi yapmaya karar verip markete gittik. Haribolar mı dersiniz laysler mi dersiniz içeceklere girmiyorum bile marketi satın alıp eve geldik. Televizyondan Inside Out2'yi açıp yarısına gelip bıraktık. Cidden sıkıcı geldi. Ardından dayanamayıp dedikodu yapmaya başladık. O kadar derin konulara girmemize rağmen yine konu aşk işine geldi. "Efe'yle görüşüyor musun"dedi. "Hayır 9 gün oldu hâla bir mesaj bile yazmadı." Rüveyda bi anda"Neeee" "Öküz" "Eşek" "Davar" "Manda" "Manda ne be müzik grubu değil mi o" "Salak Manga o"biz yine başlamıştık. Bu kötü bir haberdi çünkü sonu olmayan KABA hayvan isimleri söylemekti. En son Rüveyda yoruldu ve pes dedi. "Haha kazandım yyeeey"dedim. Bu bir yarıştı ve kazanan bendim. Biraz sessizlik oluştu. Sonra sessizliği bozdum. "Sence başka bir kız mı var?" "Ah sanmam o adam sana kapıldı bir kere başka birine bakacak kadar salak olduğunu düşünmüyorum." "9 gün fazla ama" "Doğru ama illaki bir mazereti vardır ya sıkma canını hem sen niye yazmıyorsun utanıyorum felan deme" "Saçmalama utandığım felan yok ama babasının prensesi ben niye yazıyorum." Rüveyda en sonunda pes etti"Tammam bekle o zaman yazacak diye he bu arada söylüyorum bir daha sizi barıştıracağım diye uğraşamam üstüne üstlük rezil oluyorum"Haklıydı aslında bir kez olsun ben mi yazsaydım ama hayır 9 gündür yazmamışım şimdi mi yazacağım. Aradan birkaç saat geçti ben reels izliyordum Rüveyda ise kanepede uyuyakalmıştı. Uyandırdım"kalk yatağına yat"dedim. Sonra "iyi geceler "diyerek odasına gitti. Benim niyeyse hâla uykum yoktu balkona çıktım. Ufak tefek insan kalmıştı saat baya geçti ama insan vardı. Turistlik yer olmasının sonuçlarıydı bu. Biraz balkonda oturduktan sonra yatağa gitmeye karar verdim çünkü gerçekten çok soğumuştu hava.Sonuçta ekim ayındaydık. Odama yürüdüm yatağa uzandım.Sonrasını hatırlamıyorum.
Ertesi gün...
Baya geç uyanmıştım çünkü bugün okulum yoktu. Rüveyda'ya baktım hâla uyanmamıştı. Biraz eğlence olsun diye yatağının başucundaki ncly elini aldım işaret parmağını çıkardım ve Rüveyda'nın burnuna soktum. Kız bir anda boğuluyormuş gibi davrandı gerçekten boğuldu sandım hemen ncly elini çıkardım. Şükürler olsun ki ölmemişti. Etrafa bir bakındı sonra olanları anladı"SAAAALLLAAKKK o burna sokulur mu ölüyordum"dedi. Bi anda dayanamayıp patladım. Kendime dakikalar sonra geldi Rüveyda hâla ciddi ciddi bana bakıyordu. En sonunda dayanamayıp "Manyak mısınız nedir şu ncly eliyle ne alıp veremediğiniz var "diyerek banyoya gitti. Bense artık daha da gülmeye devam ettim. Tam o sırada telefonum çalmaya başladı ya Berk'ti ya da Ulaş başka ihtimal pek yoktu derken arayan kişinin Efe olduğunu gördüm. Telefonu düşürdüm bir anda Allah kahretmesin telefon açılmıştı"Alooo" ben de bozuntuya vermeden "Aloo Efe"dedim."Nasılsın?"diye sordu"İyiyim senden"ah salak hani trip atacaktık."İyiyim ben de."Tam o anda Rüveyda içeri girdi. Heceleyerek Efe dedim. Rüveyda da heee yapıp başını salladı o sırada ben haporlöre aldım telefonu "Şey Şevval bugün akşam buluşabilir miyiz diye soracaktım"dedi. Bunu duyan ben ve Rüveyda gözlerimiz fal taşı gibi açıldı. Rüveyda hemen arkadam heyecanlanarak"Anıl da var mıymış"dedi. Salak yeminle salak. "Eee şey omun bugün Ataşehir'de konseri var"dedi. Ah utançtan kalbim duracak sandım.Ben hemen toparlamaya çalıştım"Hee iyiymiş de Rüveyda'nın zaten sınavı var değil mi Rüveydacığım" "Eeevvveeet"diye bağırdı mal. Efe'den gülme sesi geldi." İyi o zaman ben sana mekanı ve zamanı atarım" "Tabii hadi görüşürüz"dedim. Kapatır kapatmaz ikimiz de aynı anda maaal diye bağırdık. Rüveyda " O nasıl beni duydu ya Anıl'a söylemez di mi" "Bilmiyorum Rüveydacım tek bildiğim rezil olduğumuz lütfen git ders çalış" Gerçekten ders çalışması gerekiyordu çünkü sınavı vardı."Tamam tamam da seni süsleyeyim çünkü akşama randevun vaar."dedi. Kitlenme bakışımla baktım ve "Tamam bir şey demedim"dedi."Ama yine de seni ben hazırlayacağım." Saat kaçta buluşacaksınız" "Bakiyim... 21 diyor" "Tamamdır saat 16, 5 saat var 5 saatte de hazırlıyım seni bir zahmet"dedi. Hemen yemek hazırlamaya geçtik. Bir şeyler hazırladık hem sohbet ederek hem de birtakım şeyler izleyerek yemeğimizi yedik. Ardından Rüveyda'yla odama geçtik. Boğazlı mini bir düz siyah elbise seçtik. Üstüne de deri ceketle de tamamladık. Küçük bir çanta seçtim. Ayakkabımı da bot topuklu bir ayakkabı seçtim. Altın takılarla da gold ekledik. Bence güzel olmuştum. Rüveyda da "üfff be kızım taş oldun taaaş"dedi. Makyajımı ona yaptırmadım bu sefer bir saat trip attıktan sonra saçımı yaptı. Vee hazırdım. Saat 8e geliyordu ama yol felan derken 9 yapardım saati. "Ya seni de yalnız bıraktım kötü hissediyorum"dedim. "Üff saçmalama ben ders çalışacağım zaten git eğlen sonra ben giderim randevuya sen kalırsın"diyip güldü son kez etrafımda döndürdükten sonra sanki askere uğurluyormuş gibi uğurladı. Ateş'le gidecektim toplu taşımayla uğraşamicaktım. 1 saate felan varırdım herhalde.
Uzun bir yolculuğun ardından Andle diye bir kafeye geldim. Efe orda beni bekliyordu. Beni görünce gülümsedi. Hemen sandalyemi çekti ve ben oturdum. "Çok güzel olmuşsun"dedi. Bunu duyunca kalbim hızlanmadı değil. O da fena sayılmazdı ama bunu ona söylemeyecektim. "Teşekkürler üff Efe ben dayanamıyorum sen bu kadar gündür nerdeydin okulda felan da değildin.."
Rüveyda güncesinden..
Artık ders çalışmak istemiyordum. Evet bu sınavdan kesin geçmem gerekiyordu ama zaten yeterince çalışmıştım. Evde tek olmak da sıkıcıydı bir yerden sonra. Berk'i aradım Ulaş'la ikisinin Kartal'da bir işi varmış gelemeyeceklerini söylediler. Onlar dışında da başka birini istemiyordum. Biri hariç Anıl.. Anıl'ı görmeyeli baya olmuştu konser yeri de çok uzak sayılmazdı. Hem bu sefer Anıl'la tanıştığımız için kulise girebilirdim herhalde. (Kesin giremeyeceğim)ama olsun en azında konsere gitmiş şarkı dinlemiş olurum diyerekten hazırlanmaya başladım. Şık olmam lazımdı her ihtimale karşın bunu düşünerek hemen dolabımı açtım.Konserin başlamasına yaklaşık 1 saat vardı. Yarım saat yol sürsee yarım saate hazırlanmam gerekiyordu. Yarım saatte zor hazırlanırdım ama neyse. Hemen dolabımdan geçen yaz aldığım gri midi elbisemi giydim. Üstüne deri ceket aldığım için sade olmamıştım. Deri botlarımı giyip gümüş takılarımı taktım. Son kez evi bir kontrol ettikten sonra dışarı çıktım. Saçımı atkuyruğu yapmıştım ve gerçekten çok rahattım. Hemen evimize 15dk. olan metroya vardım. Yaklaşık yarım saat sonra konser alanına varmıştım. Tam o an fark ettim ki Şevval'e hiçbir şey dememiştim. Bunu fark etmemin ardından Şevval'i aradım 3.çalışta açtı "Söyle balım" "Şevval şimdi ilk soracağım şey Efe orda mı ordaysa hemen tuvalete git." Arkadan ses geldi "Arama özel de ben bir tuvalete gidip geliyorum" birkaç saniye geçti geçmedi "Noldu lan yine ne işler karıştırıyorsun?"
"Şeey kızma ama tamam mı"(sesi şimdiden sinirli geliyordu)
"Söylee"
"Ama kızma"
"Tamam"
"Söz ver"
"Sssöz"(artık sesi sabırsızlaşıyordu)
"Ben şu an Madrigal konserindeyim"
"Neeee!! Ya Rüveyda salak mısın napıyorsun kızım orada"
"Ya napıyım Anıl'ı özlediğimi fark ettim heem sen Efe'yi görünce bana da Anıl'ı görme otomatikmen yükleniyor"
"Aahh senle evde görüşeceğiz"
"Hani kızmayacaktın"
"Dur sen durr kızmayı gösterecem ben sana hani sen ders çalışıyordun be"
"Canım sıkıldı"(hınzırca gülüş sesi çıkardım)
"Bana bak konser biter bitmez eve geliyorsun anlaştık mı"
"Taaammammmm sen de randevu bitince geliyorsun "
"Kaç kez randevu olmadığını söyliyeceğim"(bu sefer bağırmıştı)
...
"Hassiktir Efe duydu galiba"bunu duyan ben telefonu yüzüne kapadım çünkü net bana sövecekti. Konser alanı bir tık küçüktü bar/kafede kapalı bir alandaydı. Bu Anıl'ı daha KOLAY bulabileceğime işaretti. Ve tahmin ettiğim gibi yaş sınırı vardı. Etrafa baktım baya insan vardı. Herkes yerini almıştı önceden. Ben bir tık uzaktım ama olsun yine de sahne net şekilde görülüyordu. Ve ben dayanamayıp Anıl'ın yanına gitmeye karar verdim. Ama önce tuvalete gitmeliydim. Aynaya baktım makyajım az gelmişti bana en iyisi biraz daha ekliyim diyerek makyajımı daha da koyulaştırdım. Bir tık abartı duruyordu ama bence yine de iyiydi ya. Kulisi bulmam gerekiyordu artık tam o anda sarhoş bir adamın bana doğru geldiğini fark ettim. Neydi lan bu sarhoşlardan çektiğimiz diyip gardımı aldım. Adam geldi"Selam güzelim"diyerek sarkıntılık etti tam onu cevaplıyordum ki birinin bana "Sevgilim nasılsın"diye sorduğunu fark ettim. Hemen yanıma döndüm bu yabancıyı tanımıyordum. Kumral, açık kahverengi gözlü,keskin yüz hatlarına sahip biriydi. Yani tam olarak bana yabancıydı bir o kadar da tanıdık. Ben yanıma gelen kişiyi çözmeye çalışırken diğer adamın yanımdan gittiğini gördüm adam beni korumuştu ama nolurdu bir kere de kendimi BEN korusaydım. Hep başkası başkası bir yere kadar yani. Adama minnetlenmiştim. "Çok teşekkür ederim taktik işe yaradı"diyince gülümsedi hoş bir gülümsemesi vardı. "Evet daha önce de denemiştim" "Yani ben hep kahramanım diyorsun" alaydan egolu şekilde "Ee doğru herhalde"dedi. "Ha bu arada ben Akın" "Ben de Rüveyda.."tanışırken bir baktım Anıl'a geç kalmışım "Aa sizle konuşmak çok güzeldi ama benim bir işim vardı tekrardan teşekkürler" "Hay hay ne demek"diyerek benden zıt yönde gitti. Şimdi Anıl'ı bulmam gerekiyordu derken Anıl'ı karşımda Beyza'yla sarılırken gördüm. Yanlış felan mı gördüm diye bakarken gerçekten sarıldığı kişinin Beyza olduğunu fark ettim. O an Dünya'm başıma yıkıldı. Başım dönüyordu artık hani ayrılmışlardı. Yere felan baktım yok olmuyor en sonunda tekrar onlara baktığımda birbirlerine daha da yaklaştılar ve daha fazla görmemek için artık ordan uzaklaştım şaka gibi geliyordu konser öncesi niye böyle bir şey yapıyorlardı,ayrılmamışlar mıydı..
Şevval güncesinden..
Efe bana resmen hiçbir şey anlatmamıştı yani nerde olduğu konusunda. Birkaç kez üst üste sormama rağmen geçiştirmişti. Benden soğudu diyeceğim o zaman niye buluşalım diyor akşam akşam kafede buluşuyoruz. Yoksa beni arkadaşı olarak felan mı görüyordu. Yok artık ya. Beni arkadaşı olarak gördüğü için mi öyle her gün görüşmesek de oluyordu. Hiçbir açıklama yapmamıştı. Rüveyda aradığından beri zaten sıkıntıdayım. Salak bir kere de evde bıraktığımda evde ol. Bunları düşünürekten Efe'yle masamıza döndüm. "Rüveyda'ydı tuzun yerini soruyor da aslında baksa görecek" diyerek hafifçe güldüm. "Rüveyda demişken sana bir soru soracağım ama aramızda kalsın olur mu" "Tabii" Allaah ne soracaktı ya."Rüveyda Anıl'dan hoşlanıyor mu eğer öyleyse aramızda kalacak" "Niye sordun ki" "Yani zarar görmesin diye söylüyorum" "Neden zarar görecekmiş ki" "Bu evet demek oluyor herhalde" "Üff Rüveyda duyarsa gebertir ama nolur aramızda kalsın Anıl felan duymasın" "Yok aramızda kalır ama dediğim gibi bence uzak dursun yoksa üzülür" "Niye ki" "Söylemek isterdim ama Anıl da benim arkadaşım" "Pekii" hep gizem hep gizem. Dayanamayacak soracaktım artık ben senin neyinim diye ama bir tık cringe kaçacaktı. Sorularımın cevapsız kalmasından sıkılmıştım. Efe en sonunda beni düşüncelerden çıkaracak şekilde"Neyse Rüveyda'yla Anıl'ı bırakalım biz kendimizi konuşalım." "Konuşalım tamam" "Sana bir şey mi oldu" "Yok canım sadece biraz başım ağrıyor" "İstersen hastaneye gidebiliriz" "Yok ya bir baş ağrısı için doktara gitmeye gerek yok"cidden durgunlaşmıştım niyeyse Efe'yle aramıza soğukluk girmiş gibiydi. Acaba onu arkadaşım olarak felan mı görseydim nasıl başaracaksam onu da..."Şevval istersen kalkalım" "İyi olur" gerçekten bu muydu ya ben ne hâyallerle gelmiştim buraya adam arkadaşıyla sohbet eder gibi benle sohbet etti resmen. Çıkışta artık dayanamadım ve söyledim"Sen çok değişmişsin böyle değildin ya"dedim. Anlarsın artık diyerek umut ediyordum. "Öyle mi madem değiştim o zaman şimdiki hâlime alış" Küstaha bak sen 10 günde baya değişmişti.En sonunda ben de "Peki o zaman yeni Efe Bey yeni Şevval'e hoşgeldiniz. Sen değişirsen ben de sana değişirim hodri meydan"gerçekten ilk tanıştığımız hâle geri dönmüştük. Noluyordu ya. Efe de anlaşma imzalamışız gibi başını sallayıp "İyi geceler"diyerek beni arabayla uğurladı. Yol boyu düşündüm noldu acaba diye en sonunda o Efe ise ben de Şevval'im diyerek inatlaştım. Görecekti o gününü aşık felan değildim ona ben.
Rüveyda güncesinden..
Pls:Bölüm şarkısını açın🚨
Artık orada daha fazla duramazdım. Duvarlar üstüme üstüme geliyordu. Ağladığımı bile çok sonradan fark ediyordum. Sanki sanal bir yerdeydim. Her şey yabancı her şey olağanüstü gibi duruyordu. Yürüyemiyordum bile hatta sanki yaşamıyormuşum gibi hissediyordum. Yıkılmıştım,her şey üstüme yıkılmıştı. Ve ben artık o enkazın altında nefes alamıyordum. En iyisi dışarı çıkmaktı. Çıkar çıkmaz gökyüzüne baktım ah İstanbul niye yıldızları saklıyorsun hem de en çok ihtiyacım olduğu zamanda. Sokağın yokuşuna doğru yürümeye başladım yürümek denilirse sarhoş gibi davranıyordum aslında hiçbir şey içmemiştim. Bir kaldırım buldum başımı dizime doğru çekmiştim. Sokağın ortasında resmen ağlıyordum. Sokaklara çok alışmıştım galiba İstanbul sokağı olmasa sokağa çıkmazdım da. Hemen sonra karşımdaki mekanı gördüm. Mekana doğru ilerledim içeri girdim gazino gibi bir yerdi. Hemen içkilerin olduğu yere doğru ilerledim. İçki içmezdim yani nadirdi. Barmış onu fark ettim. Barmene tek dediğim" Bir şeyler istiyorum"du. Dakikalar geçmişti ben hâla kafam masada ağlıyordum deli gibi. Tam içki gelmişti ki birinin onu alıp kafaya diktiğini gördüm karanlıktı yüzünü göremedim. Daha dikkatli bakmaya çalıştım ve sonunda yüzünü görmüştüm az önce benim"KAHRAMANIM" olan adamı gördüm. Tam o anda arkadan Ben Sarhoş Oldum çalmaya başladı. Ve dayanamadım yine ağlamaya başladım. Omzumda bir el hissettim"İyi misin" bense şarkıyı söylemeye başladım. Hiçbir kadeh içmeden daha seven gönlüm sarhoş ben sarhoş oldum. Şarkıyı sonuna kadar söylemiştim. En sonunda Akın beni alkışlamaya başladı. "Bitti mi" "Bitmedi bitemez" "Ne" "Ona olan aşkım" "Şarkıyı sormuştum ama" sonra bi anda kahkaha atmaya başlamıştım. Cidden kafayı sıyırıyordum. "Sen içtin mi" "Hayırr sen içtin ya" "Ah doğru" en sonunda biraz durulmuştum öyle masaya başlamıştım. Artık Akın dayanamamış olacak ki "Anlatmayacak mısın?" " Sen beni nerden buldun?" "Pekii anlatmayacaksın seni o şekilde perişan görünce ve koşarak çıkınca yine kahramanlığım tuttu ve peşinden geldim demek isterdim ama tesadüf" kaşlarımı çatarak" Tesadüf?doğruyu söyle" "Sen onu bunu bırak eve gitmek ister misin" "Niye bu kadar ısrar ediyorsun ne bu ilgi âlaka" "Kahramanlığım tuttu dedim ya" cidden gülmek son yapacağım şeydi ve gülmedim. "Akın'dı di mi" "Unutmuş olamazsın ya" "Nasıl ya Akın dedin" "Niye soruyorsun o zaman" "Kafa mı kaldı bende" "Tekrar soruyorum iyi misin" "Bir şey hissetmiyorum ki" "Offf bu kadar drama queen olma ya" ters şekilde bakmıştım. Sonuçta daha ne yaşadığımı bilmiyordu. "O zaman adam gibi sohbet edelim"dedi bir anda. "Burada mı" "Neden olmasın" "Peki sen başla" "Been Akın Önsöz İzmirliyim İtü'de okuyorum bilgisayar mühendisliği okuyorum yarışmaya İstanbul'dan katıldım" "Espritüelim diyorsun daha komiklerini görmüştüm" "Ayıp ediyorsun" ben bunları konuşurken aklıma Ulaş geldi gördüğüm en komik insandı. Bir anda bizimkilerin yanımda olmasını istediğimi fark ettim ve ağlamaya başladım. "Yaa yine noldu bak sen baya drama queenlik yapıyorsun ona göre" "Drama queenden başka bir şey bilmez misin sen" "Off bilmiyorum oldu mu"sinirlenmiştim artık. "Tamam kızma ya, ne yapmak istiyorsun" "Arkadaşlarımın yanına gitmek istiyorum." "Arkadaşının evi yani" "Yani benim evim"kaşlarımı çatmıstım."Sen sinirlisin de herneyse tamam seni götüriyim " "Kendim gidebilirim" "Çok pardon ama bok gidersin" "Niye ya" "Araban var mı" "Arkadaşımda" "Arkadaşım da arkadaşım" "Bana bak Şevval'in adını ağzına alma" "Tamam adını da öğrendim." "Tamam kalk hadi Şevval'e götürüyorum seni" "Ağzına adını al-" Eliyle ağzımı kapatmıştı."Çok konuşuyorsun be hadi." "Sen burada bekle ben arabayı alıp geliyorum" Tamam anlamında başımı sallamıştım. Bu adamın arabasına binmeli miydim sonuçta daha bugün tanımıştım ve her şey çıkabilirdi. Ama yine de güvenmiştim her zamanki yaptığım hatayı yine yapıyordum. Biraz bekledikten sonra geldi. "Hadi" binmiştim arabaya etrafı çok incelememiştim. Uzun süren sessizliğin ardından kim olduğumu sormuştu. Ben de onun gibi kısaca kendimu anlattıktan sonra yarışmaya İstanbuldan katılıyorum diyerek bitirmiştim konuşmamı. Ardından bir daha konuşmadık ve eve vardık. "Tekrardan her şey için çok ama çok teşekkür ediyorum bunu nasıl ödeyeceğim bilmiyorum telefonunu ver istersen bir gün bugünü telafi edeyim" "Sapıklık yapmıyacaksan veriyim" "Yapıcam" "Tamam o zaman veriyorum" bunu beklemediğim için bir anda patladım. Ulaş kadar olmasa da komikti. Vedalaştıktan sonra eve doğru yürüdüm. Sonra merdivenlerden çıkarken yüzümde hafif bir gülümseme vardı. Sanki her şeyi unutmuştum. Kapıyı çaldım hemen açtı manyak kapıda bekliyormuş. "Nerdesin sen??" "Elimi felan yıkayayım konuşuruz." "Konuşacağız tabii o adam kimdi ben niye tanımıyorum" "Çünkü ben daha bugün tanıştım." "Bugün tanıştığın birinin arabasına mı bindin" "Üff bağırmaa anlatıcam" ama önce üstümü değiştireyim. Hemen üstümü değiştirdim ve salona girdim. Oturmuş bekliyordu her şeyi baştan teker teker anlattım ağzı açık şekilde dinliyordu. Anıl'a birkaç kez sövdü. Sonra ben bir şey fark ettim bunları anlatırken hiç ağlamamıştım nolmuştu üstümdeki "drama queenlik"felan mı gitmişti. En sonunda"Anıl'ı bu sefer bırakıyorum artık yoluma bakacağım o yoluna ben yoluma" "Çok doğru söylüyorsun arkadaşım Efe yoluna ben yoluma" "Size noldu be" o da bir tur kendi başından geçenleri anlattı. "Oha eşeğe bak sen bir de değiştim dedi öyle mi" "Öyle ben de savaş ilan ettim" "Aferim kimin kızı" diyip çak yaptık. "Eee şu Akın'a bir şeyler hissediyor musun " " E ama çüş artık" "Tamam bir şey demedik" Yani der gibi bakış attım. Bugünün böyle biteceği aklımdan geçmiyordu. Anılın da gerçek yüzünü görmüştüm. Egolu assolist artık seni bırakıyorum bensizlikten umarım üşütürsün. Ve Efe Bey seni de unutmadım sen de arkadaşımı ümitlendirdiğin için hak ettiğini bulacaksın. Haliba ikimiz için de başka yoldan devam günüydü. Kim bilir belki de bugün dönüm noktamızdır..
Gün kombini




Bölüm şarkısı: Ben Sarhoş Oldum🎵