24.09.2028
Her zamanki gibi yine uyanır uyanmaz Anıl'ın instagramına baktım.Pek değişiklik yok gibiydi.Sonra Beyza ile takipleşiyor mu diye bir tur daha baktım.Ve ne göreyim Anıl ile Beyza takipleşmeyi bırakmışlar.Nasıl olur bu diyerek tekrar tekrar baktım.Aslında her gün bakardım ama birkça gündür bakmadığım için mi... derken nalaka cidden.Hemen koşarak Şevval'in odasına gittim."Gooooool"diye bağırdım.Şevval de sanki ev yıkılıyormuş gibi korkuyla uyandı.Sonra beni gördü."Noluyo lannnn"diye bir tur o da bağırdı."Hemen Anıl'ın instagramına bakk"diyince heyecandan yataktan düştü."Ohhhhhaaaaaaa"dedi.Hemen yatağın yanında duran komodinden telefonunu aldı ve instagramı açtı.Sonra hâyal kırıklığıyla"Eee sen nerdesin"dedi."Mal mısın Şevval benim hesabımın Anıl'ın hesabında ne işi olsun"diyince boş boş baktı."Ama hiçbir değişiklik yok."Haklıydı ne olduğunu söylemeden bilmesi imkansızdı."Anıl'la Beyza takipleşmeyi bırakmışlar yaani bu demek oluyor ki ayrıldılarrr."Bunu duyan Şevval bu sefer çığlık attı."Neeeee işte bu aranızdaki engel kalktı"dediğinde gerçekten aramızdaki engelin kalktığını fark etmiştim.Aynı zamanda başka bir şeyin daha farkına varmıştım Anıl'ı 1 haftadır görmüyordum ve bu beni endişelendiriyordu.Bu yaklaşık 168 saat 10.080 dakika demek oluyordu ki baya fazlaydı.Şevval yüzümün düştüğünü fark etmiş olacak ki"Noldu lan niye yüzün düştü"dedi."Anıl'ı 1 haftadır görmüyorum ve içimde kötü bir his var bir daha göremiyeceğim şekilde"dedim.Şevval sabır diler gibi ellerini havaya salladı.Şevval belli etmiyordu ama o da bir haftadır Efe'yle konuşamadığı için kötüydü.Birkaç kez Efe Şevval'i arasa da(telefonunu ne zaman almıştı)Şevval açmamıştı.Hatta Efe'nin artık umrunda olmadığını onluk biri olduğunu da düşýnmediğinu söylemişti.Bence bal gibi de uyumlulardı sanki görmedik.Hem Anıl'la olabilmem için bir şanstı Efe şaka bir yana cidden Şevval Efe'yle tanıştığından beri daha iyiydi.Ama napabilirdim ki..Ben bunları düşünürken Şevval yataktan kalkmış banyoya gidiyordu.Ben de artık mutfağa gitmeliydim.Çünkü kahvaltıya Deniz'i çağırmıştım.Onunla da taşındığımız günden beri adam akıllı görüşememiştik.Bir iki şeyi hazırladım sonra Şevval yanıma gelip yardım etti.Benim pek hamarat olduğum söylenemezdi ama Şevval gerçekten hamarattı.Ben milföylü börek yapmış ve kahvaltılıkların kapağını açmıştım:)Şevval ise mufin,poğaça ve bir iki çeşit kek yapmıştı.Şevval'i alan yaşadı galiba(Efe başka kızlara öptürsün kendini daha)Şevval'le şarkılı gülmeli kahvaltı hazırlarken zil çaldı.Şevval "Ben bakarım"dedi.Deniz gelmiş olmalıydı ki sesini duydum"Aşşşkımmm günaydın"aslında saat 11.30 da ama yine sabahtı ya.Hemen Deniz içeri girip "Offf çok güzel kokuyor her şey ben de simit getirdim ama sizinkilerin yanında pek rağbet görmez herhalde"dedi.Ben de "olur mu öyle şey geç otur"dedim.Her şey hazırdı.Bugün biraz rahattık çünkü okul 2de başlıyordu.Deniz "üff sizi ne çok özlemişim yaa"dedi.Şevval de "bi de bize sorr"dedi.Gerçekten öyleydi.Hemen sonra bir güzel kahvaltı yaptıktan sonra her yeri toplamadan dedikodu zamanı geldi.Deniz gerçekten abartısız Boğaziçi'nin her haberini biliyordu.Biz de bunu fırsata çevirip"Okulda neler oluyor"gibi şeyler sorduk.Deniz baya şey anlattı."İlk önce sizin 2 hafta önce garip el maketiyle yaptığınız hareketlerin hâla ses yapmaya devam ettiğini söylemek istiyorum hâla bütün kampüs onu konuşuyor ven orda olmadığım için pişman oldum" Ben Deniz bunları anlatırken kahvemi içiyordum ve 'hâla ses yapıyor 'dediği yerde Şevval'in yüzüne doğru patladım.Şevval ilk başta "Şükür"dedi.Sonra bana dönüp "Gerizekalı daha nasıl içiliyor bilmiyor musun"diyince masumca güldüm.Allah'tan çok kızmamıştı.Sonra ben durmadım ve Deniz'e "Ya bizim okulda işletme okuyan bir çocuk varmış adı neydi ya Ege hayır dur Efe o nasıl biri merak ettim"diyince Deniz "Ooo anlayalım bakalım"dedi.Ben de hemen hızlıca yok anlamında başımü sağa sola doğru sallayıp Şevval'i işaret gösterdim.Ağzımdaki lokma bitince"Ben Anıl'dan devam"dedim.Şevval Efe'yi sormama baya kızmıştı lafının açılmasını da istemiyordu.Sonra bana dönerek "Rüveyda kes sesini yoksa ben senin sesini kesmeyi bilirim"diye beni tehdit etti.Deniz pek umursamayarak "Hangi Efe ya soyad versenize"diyince bilmediğimi fark ettim.Ama Şevval direkt"Şaşmaz"dedi.İkimiz de Şevval'e döndük bir oooo çektik.Sonra Şevval bize zeytin attı.Ben de"Mal zeytin niye atıyosun atacak şey mi kalmadı"dedim.Sonra Deniz biraz düşündü ve"Ya o çocuk gizemli ya tam ben de bir şey bilmiyorum.Sadece ünlü kafelerinin sahibi o kadar biliyorum"diyince ben de "Onu bizde biliyoruz demi Şevval,Şevval sağ olsun bi aralar her gün gidiyorduk "diyince Şevval bu sefer SERT bir şekilde bana vurdu:(Ne yani ben naptım."Gerizekalı kes sesini"dedi.Deniz'le Şevval'i zorbalamak eğlenceliydi.Ve o konuşma da orada kaldı.Ortalığı toplarken zil çaldı "Ben bakarım"diyerek açtım.Kimi göreyim.Aslında ciddili Efe sanmıştım ama önümde duran Poyraz'dı.Şaşırmıştım.Poyraz hemen"Selam beni gördüğüne şaşırdın galiba"dedi.Ben de "Evet?"dedim.Hemen sonra"Arkadaşlara sordum de evinizi ordan buldum.Hayırlı olsun bu arada." 'Kimden öğrendin acaba"diyecektim ki kendimi tuttum.Ayıp olmasın diye içeri çağırdım Şevval görünce ne tepki verecek diye baya meraklandım. Şevval Deniz'le konuşurken bi anda Poyraz'ı görünce gülüşü yarıda kaldı ve anında Poyraz'a kitlendi(bu hareketi travmamı tetikledi). Poyraz"Selam millet"diye içeri girdi ben senin vizyonuna tüküriyim.Sonra Şevval ne işi var bunun gibi hareket yaptı ben de bilmiyorum şeklinde hareket yaptım."Sana da selam davetsiz misafir niye geldin"dedi Şevval gerçekten sertti.Poyraz"Rüveyda'yla konuşmam gereken bir şeyler vardı da onun için geldim hem birlikte okula gideriz diye düşündüm"dedi bana dönerek.Şevval adama girişmesin diye hemen"Tamam o zaman sen aşağı in ben geliyorum"dedim.Başka çözüm yolu kesin vardır ama o an bulamamıştım.Poyraz aşağı inerken Şevval bana "Rüveyda ne dedin senn"dedi."Ya ne yapayım gitmese kavga çıkacaktı"dedim.Şevval sinirli bir şekilde"Çözümü bu muydu gerçekten"dedi.Ve haklıydı yani."İkinizden de özür diliyorum okulda görüşürüz"diyip odama gittim hızlıca.Çok düşunmeden bir iki parça şey giydikten sonra Poyraz'ın yanına gittim.Bu sefer biraz daha sert olacaktım."Bu önemli şeyi okulda konuşamaz mıydık?"dedim.Poyraz"Ah özür dilerim seni rahatsız etmek istememiştim." Bense gardımı indirmemekte kararlıydım."Bak Poyraz aklından ne geçiyor bilmiyorum tek bildiğim aklından geçenin doğru olmadığını bilmem.Ona göre konuş." Hayatımda ilk defa Poyraz'a böyle konuşmuştum ve Poyraz cidden şaşırmıştı.Her ne diyecekse kararını değiştirmiş gibiydi."Arabaya binip öyle konuşsak"dedi. "Hay hay" Arabaya bindik ve biraz yol aldık kendimi rahatlatmaya çalışıyordum.Aklıma Şevval'i getirdim ama bu daha da gerilmeme neden oldu.Sonra Anıl geldi aklıma şarkı söylediğimiz an geldi istemsizce dudağım yukarı doğru kıvrıldı. Poyraz"Ne oldu"diyince hemen ciddileşip "Onu bunu bırak da ne diyeceksin söyler misin artık" Poyraz "Ah evet.Rüveyda şey ben.." "Poyraz ben çok sıkıldım ne diyeceksen der misin" bu ani tepkim karşısında şaşırmıştı.Aslında ben de şaşırmışgım galiba duyacaklarımdan korkuyordum."Proje ödevi vardı ya onu birlikte mi yapsak" bunu duyunca öyle bir rahatlamıştım ki hemen"Olur"dedim.Sonra salaklık yaptığımı fark ettim.Ama artık çok geçti. Poyraz'ın gülümsediğini gördüm.Ve artık okula varmıştık.Daha derse 1 saat vardı erkenden getirmişti beni üff ya derken Berk'le Ulaş'ı kamelyaya oturmuş gördüm.Elleriyle bana gel gel yapıyorlardı.Ah sıçtım galiba Poyraz'la geldiğimu felan gördülerse biterdim. Berk'in 'otur'u sert şekilde söylediğini duymuştum.Evvett Şevval de yoktu.Olsa da savunmazdı beni bu konuda. Berk"Kızım sen napıyorsun"dedi. 'Kızım'hitabını sinirlendiklerinde söylerlerdi. 'Napmışım'dedim gülerek.Bu sefer Ulaş"Ciddiyiz biz sen de ciddi ol istersen" dedi. Ben de"Sakin olun ya saldırın isterseniz"diyince Berk elini masaya vurdu"Kaç kez diyeceğiz size şu Alp'le Poyraz'dan uzak durun diye"kızdı. Ben tam kendimi tam savunacaktım ki Alp"Biz sizin kötülüğünüze felan söylemiyoruz farkındasınız demi arabasına binmek ne ya bak başka hiçbir arkadaşınıza karışmıyoruz Efe midir ne boktur mesela." Ben gerçekten kırılmıştım sonuçta ne oldu da geldim sormadan bana kızmışlardır.Gözlerim doldu biraz sonra Ulaş fark etmiş olacak ki"Şşt kirpi bizin maket el satışa çıkarılacakmış" çok gülesim gelmişti ama hiç gülemedim.Birkaç saniye sonra "görüşürüz"diyerek okul binasına doğru yürüdüm.Bu sefer kendimi ciddili kırılmış hissediyordum. Zaten şu son günlerdir moralim bozuk gibiydi bu olayla baya moralim çöküşe girdi.Tam merdivenlerden çıkıyordum ki derse giresim gelmedi.Sonra devamsızlığıma bir devamsızlık daha ekleyerek Beşiktaş sahile yürüdüm ordan vapura binip Kadıköy'e gittim.Bir kafede oturdum telefonumu kapattım.Orda biraz ödevimi yaptım saat 9 gibi Moda sahile indim.Resmen bütün üniversiteliler buradaydı.Gitaristler felan şarkı söylemeye başladılar onlara yakın bir yere oturdum.Sonra dayanamadım çimlik alana yattım.Biraz gözlerimi kapattım...Sıcak bir şey hissetmeye başladım.Hemen kalktım bir baktım sabah olmuş nası lan hangi zamandaydık rüyada mıydım anlamadım.Hemen telefonumu açtım saate baktım 6.30du.Allah kahretmesin 50.000 tabe cevapsız arama vardı.Gerizekalı Rüveyda dedim içimden malsın amk.Sokakta uyumak nedir.Allah'tan başına çok kötü şeyler gelmedi diye düşündüm.Hemen Şevval'i aradım direkt telefonu açtı "RÜVEYDAA SEN NERDEESİN" cidden ben bile korkmuştum o nasıl korkmasın"hemen geliyorum eve meraklanma"dedim.Arkadan nasıl meraklanmayayım dediğini duydum.Sonra "Rüveyda nerdesin söyle ben geliyorum"dedi."Ya saçmalama sabah trafik olur ben marmaraya binip geliyorum tamam mı"diyip telefonu kapattım.Ah ben bu salaklığı nasıl yapardım.Neyse Marmara'ya binip Karaköy'e vardıktan sonra biraz yürüdükten sonra evimize vardım.Şevval kaldırımda oturuyordu.Çok kötü görünüyordu.Bütün gece büyük ihtimal benim yüzümden uyumamıştı.Hemen yanına gidip sarıldım birkaç saniye sonra sokağın ortasında "SEN SALAK MISIN BANA NİYE HABER VERMİYORSUN MAAAAL"diye bağırdı.Sonra ben "Tamam istediğini söyleyebilirsin"dedim.Baya bağırarak sövdükten sonra sarılarak özür diledim ardından sakinleşti.Baktım ki bi sürü insan varmış.Herkesi cidden meraklanmıştı.En sonunda Şevval herkesi gönderdi.Ulaş'la Berk kaldı onlar da bizle çıktı.Ben baya utanmıştım.Hemen yatağa gidip yattım kimseyle konuşamazdım...
Baya uyumuştum saat gece 12 olmuştu.Kapıyı açtım ve salonumuza gittim.Şevval,Berk ve Ulaş salonda oturuyorlardı.Ben gelince hepsi sustu.Sonra Berk geldi sarıldı.Galiba fazla korkutmuştum.Üstüne bir de onlarla son görüştüğümde pek güzel ayrılmamıştık.Suçluluk duyuyordu büyük ihtimal.Hepsinden tekrar özür dileyip başımdan geçenleri anlattım.Sonra hep beraber 4lü sarıldık.Cidden çok duygusal bir andı.Şevval'in bi ara gözünün dolduğunu gördüm.Ulaş bunu fark edip Şevval'in saçını eliyle bozdu.Tekrar gülmeye ihtiyacım vardı.Ulaş her zamanki gibi o müthiş hikayelerinden anlatmaya başladı.Berk'in kaşının yaralı olduğunu fark ettim.Nasıl olduğunu sordum."Boş ver ya"diyince daha meraklandım Şevval "Kaybolmanın nedenini Poyraz zannetti ve kavgaya giriştiler"Kendimi gerçekten o kadar suçlu hissetmiştim ki.En sonunda Şevval bunh fark edip "Ama sen bizim yanımızdasın ve önemli olan bu"dedi.Biz yine gırgır şamata yapıp saat 4ü yapmıştık.Sonra Şevval'in gözünden uyku aktığınü gördüm.Ulaş ile Berk'e hadi gidun artık diyince "Yoook biz bugün burdayız bu hâlde eve gidemeyiz"dediler.Ben de şakasına"Kaçmayacağım tamam"dedim.Şevval itiraz etmeden nevresinleri getirdi.Yataklarını hazırlayıp iyi geceler dileyip odamıza girdik.Uykum yoktu telefonuma bakmaya karar verdim.Bir baktım instagramdan takip isteği yabancı gelmemişti isim Efe Şaşmaz.Ama ben bu işe şaşırmıştım işte acaba Şevval'e söylesem mi diye düşündüm.Ama söylersem kabul ettirmezdi. Ona iyilik yapmalıydım benim için o kadar endişelenmişken bir şekilde kendimi affettirmeliydim. İsteği kabul ettim.Twitterda öyle dolaşırken bir anda mesaj geldi"Merhaba Rüveyda rahatsız ettiğim için kusura bakma"Efe'dendi mesaj.Baksam mı bakmasam mı baya kararsız kaldım ama galiba bakacaktım.
"Merhaba bir şey mi oldu?"
"Şevval'le konuşabilir miyim?"
"Maalesef o uyudu"(yalan sayılmazdı ayrıca Şevval'e söylesem kabul etmezdi)
"Benle hiç mi görüşmek istemiyor"
"Evet de sence haksız mı"(hepsi senin için Şevval umarım mesajlaştığım için kızmazsın)
"Bak ne olup olmadığını bilmiyor"
"Her şey açık değil miydi"(Denemem lazımdı)
"Şevval'in yaşadığını ben de yaşadım farkındaysan"
"Ama sarılmakla öpmek farklı"
"Ama ben öpmedim ki o kız öptü"
"Senin benden istediğin şey ne?
"Şevval'le yüz yüze görüşmem için yardım etmen.(Offf etse miydim cidden?)
"Arkadaşımı kandırıp senle konuştiriyim."
"Sen bilirsin"
"Niye yapıyım"
"Arkadaşının iyiliği için"(doğru diyordu eskisi gibi değildi Şevval)
"Başka biri olacak mı yanında"(Nalaka gerizekalı nalaka)
"Ne gibi"
"Arkadaş gibi şimdi ben orda siz buluşurken napıcam sıkılırım diye söylüyorum"(Bu cesaret nerden geliyordu)
"He anladım"(Allah kahretmesin umarım anlamamıştır.)
"Ne anladın)
"Tamam ben birini bulurum"
"Kimi?"
"Rüveyda gidip uyu ve Şevval'i bana getir gerisi bende"(bu cümleden ne çıkarmalıydım)
"Tamam"(çaresizlik)
Zamanı ve konumu söyledikten sonra anlaştık.Şevval canım arkadaşım hepsi senin için inş geri tepmez.Bi de yarındı yani.Üff neyse sakin bulucaktım bir çaresini.Uykum yine gelmişti hep uyuyor muydum ?
8 saat sonra...
Herkes hâla uyuyordu bense ses çıkarmadan kahvaltı hazırlıyordum.En sonunda her şey tamamlandı gibi olmuştu.Herkesi hücum marşıyla uyandırdım.İlk başta sövdüler hatta Ulaş"Rüveyda o ncly elini alıp sana.." ondan sonra yaptığım şeylerin kokusunu alıp susuyorlardı. Herkesi mutfağa toplayıp bir şeyler koydum önlerine.Sanki tatları kötüydü bir tık Şevval'inkilerle karşılaştırılamazdı ama yine de iyiydi.Herkes kahvaltıyı yaptıktan sonra Ulaş'la Berk işimiz var diyip gittiler kim bilir ne iş çeviriyorlardı.Sonra onlara gülerken bi anda dün Efe'yle Şevval'e buluşma ayarladığüm geldi ve ağzımdaki çayı püskürttüm.Şevval bu sefer"Püskürtmeye iyi alıştın sen he"dedi haklıydı."Çay sıcakmış da ondan"diye bir şeyler geveledim."Sen bir şeyler mi karıştırdın"dedi.Harbi bu kız beni tanıyordu.Gülerek"Yooooo"dedim."Ama sanki ben bir bunaldım dışarı felan mı çıksak boğdu ev beni"dedim."Ondan mı sokakta uyudun"dedi."Ha ha çok komiksin."dedim.Cidden iyiydi ama neyse."Ben sana Tuzla'ya gidelim demiyorum ki Beyoğlu sokaklarında ufak gezinti sadece o kadar"dedim."Bir şeyler karıştırıyorsun gibi geldi de hadi bakalım"dedi.Sonra ben kabul ettin mi diye el çırptım."Niye bu kadar mutlu oldun ya"dediyse de dinlemedim."Hadi git hazırlan"dedim.Artık gerisi KOLAYdı. Sadece yakalanmamam lazımdı.O da Efe bir şey demese Şevval bir şey bilmezdi:) Hemen üstüme beyaz uzun kollu bluz altıma bol paça pantolon giydim.Hava bugün yağacak gibiydi onun için bluzumun üstüne ne olur olmaz trenckot aldım. Siyah çantam ve botumu giydikten sonra hazırdım. Şevval'e baktım altına tayt üstüne düz beyaz tişört giymişti.Yeşil hırkası gerçekten çok güzeldi.Spor ayakkabısını da giyerken onu telaşlandırıyordum."Geç kalıcaz"diye bi ara neye geç kalıyoruz diyince gülümsemekle yetindim. Artık çıkmıştık. Beyoğlu sokaklarına aşık iki kadın sohbet ederek ilerliyorduk. Fark ettim ki buluşma yerine yaklaşmıştık. Şevval'le gülerken bi anda gülümsemesi soldu.Noldu felan derken Efe'yi gördüm yanında Anıl vardı. Adam anlamıştı büyük ihtimalle Anıl'a aşık olduğumu.Üff inş ona söylemez ya.Ama yine de aferim enişteme ANIL'ı getirmiş ya. Baya heyecanlandım.Sonra Şevval'e baktım bana "Bittin sen"dedi.Eyvah anlamıştı. Neyse artık işimize bakma zamanıydı. Yanlarına gittik. Efe hemen "Şevval lütfen konuşalım mı"dedi. "Neyi konuşacağız konuşacak bir şey mi var?"dedi Şevval de. Efe belli ki yanımızda durmak istemiyordu"Şevval senden son bir şey isteyeceğim" Şevval'in de konuşmak istediğini fark ettim.Arkasından destek verdim hadi anlamında.Şevval de peki anlamında başını salladı. İkisi birlikte ters istikamete doğru gittiler. Ah şimdu sıçmıştım bu adamla ne konuşacaktık. "Merhaba "dedim."Merhaba tanışıyor muyuz"dedi.Var ya o an öyle yıkıldım ki ne demek tanışıyor muyuz hani biz şarkı söyledik birlikte diyecektim.Ki dedim "Aslında tanışıyorduk ama Efe'nin havu partisinde şarkı söylemiştik.." "He evet doğru ya kusura bakma her gün başka biriyle tanışıyorum" "Ah doğrudur" "Gel biz de şu tarafa doğru yürüyelim.Ne diyosun oğlum ben senle her yola yürürüm diyemedim tabi "Olur"dedim.Odun gibi olur yani.Ters istikamete doğru da biz yürümeye başladık...
Şevval güncesinden..
İskeleye doğru gelmiştik.Artık bu oyundan sıkılmıştım.Ne diyecekse deseydi.Yağmur başlamak üzereydi. Artık dayanamıyordum"Ne diyeceksen der misin"diyr sert çıkıştım."Şevval ben seni üzmek istemem bunu biliyorsun değil mi" yağmur başlamıştı. "Niye üzmek istemeyesin ki" "Çünkü sana değer veriyorum"bağırarak söylemişti bunu yağmur hızlanmış gök gürlüyordu artık.Ve Efe'nin bu dediğinden sonra hafif de olsa titriyordum. "Nasıl yani"dedim."Bilmiyorum sen farklısın o kız beni öptüğünde hiçbir şey hissetmedim ama sonra sen çekip gittiğinde günlerce konuşmadığında çok farklı şeyler hissettim,bilmiyorum Allah kahretmesin"hâla ses tonu çok yüksekti ben bu sefer fazla titriyordum ve gök fazla gürlüyordu. Efe'bin söyledikleri de az etki bırakmamıştı.Efe benim titrediğimi fark edip kolumdan tuttu.Ve ağacın altına doğru beni getirdi ardından üstündeki ceketi çıkartık başımızın üstünde tutty. İkimiz de ıslanmamak için ceketin altına girdik. Baya yakın duruyuyorduk.O kadar ki nefeslerimizi hissedecek kadar. Sonunda sessizliği bozdu "Affettin mi" benim dilim tutulduğu için evet anlamında başımı salladım bunu gören Efe "güzeel"diyerek daha da yaklaştı yaklaştı tam o hayal ettiğin şey olacaktı ki tahmin edin noldu? Telefon çaldı bu sahne dizilerdd olur felan sanardım ama gerçekten yaşanıyordu işte. Ve arayan kimdi tahmin etmej çok zor değildi. Canın arkadaşım,eşeğim,öküzüm,nclyın sevgili aslan kızı Rüveyda. Sinirlenerek "Ne var"dedim.Ve Rüveyda "Düştüm.."
Rüveyda güncesinden..
Anıl'la yan yana yürüyorduk bildiğin.Hatta arada omuzlarımız değiyordu.Sonra bi ara "ne gibi şeyler dinliyorsun"dedi. Tabi kalbim 1500 atiyor. Normal bir insanmış gibi konuşmaya çalışıyordum. "Yani şimdi böyle sorunca bilemedim." "Madrigal mi tek cevabın" dedi egoist miydin neydin acaba Anıl Beycim."Yok hayır karışık dinliyorum ben ya" Güldü."Benimkini merak ediyor musun" Ezbere biliyorum diyemedim tabi evet anlamında başımı salladım. Tam i anda yağmur hızlandı.Yazık çocuğumun şapkası yoktu benim de çantam da bir yedek vardı.Şevval'inkini taşıyordum.Ona şapkayı verdim tam takamadı ve o an cesaret geldi"İstersen ben düzeltebilirim"dedim. Biraz şaşırdı ama olur anlamında başını salladı. Adamakıllı başına şapkayı geçirdim NAZİK bir şekilde.Saçlarına değmiştim ve elimi yıkamayacaktım. Çok güzel bir andı. Sonra bana"Madem sen bana şapkanı paylaştın ben de sana airpodsumun birini versen sıkıntı olmaz diyip birini kendine birini bana taktü. Evet o bana taktı. Sonra Athena açtı. Biliyordum en sevdiğin grup diyemedim.Artık yağmur en hızlı şekilde yağıyordu. Şarkı tam bitecekti ki ayağım kaldırım bir taşına takıldı ve düştüm. Evet salak gibi düştüm. Ve Anıl'ı felan umursamadan bağırdım çünkü bileğimi çok kötü burkmuştum.Hemen Anıl iyi misin diye sordu sence dememek için kendimi zor tuttum. Sonra hemen beni kaldırıp destek olarak yakındaki sağlık kuruluşuna götürdü. Çünkü dilimi yutmuş gibi susmuş bileğimi tutuyordum.Anılcım acaba kucaklamaya ne dersin diyecektim. Ama ilk günden cidden yuhluk bir hareketti. Rezil olmuştum. Gittiğimiz yerde sadece burkulma olduğunu çok basmamaya çalışmamı söylemişlerdi. Ama o kadar çok acıyordu ki. Anık felan fayda etmezdi. Hatta Anıl şu an bileğime buz koyuyordu.Allahım çocuk ilk dakikadan benden bıkmıştı. Şevval'i aramaya karar verdim. Hemen ne var diye açmıştı telefonu niye bu kadar kızmıştı ki sonra her şeyi anlattım. Hemen geliyoruz diyip geldiler. O zamana kadar Anıl'cım benle ilgilendi. Artık az acıyordu. Şevvalgil koşarak geldi yibe kızdı haklıydı.Bundan sonra başımı belaya sokmak yoktu bu kız hep arkamı mî toplayacaktı di mi ama. Sonra artik az da olsa yürüyebildiğimi ve Anıl'a teşekkür ettiğimi söyledim. Efe ise isterse eve bırakabileceğini söylerken Şevval gerej olmadığını söylerek teşekkür etti. Demek ki barışmışlardı. Tek iyi haber. Eve gelmiştik. Şevval her şeyi anlattı ve bir anı bozduğumu da içimden öyle bir sövdüm ki bir tur da Şevval sövdü.Ama napabilirdim ki evet düşmemeliydim. Bunları düşünürken aklıma bir şey daha geldi ben Anıl'a Şevval'in liseden en sevdiği öğretmeninin verdiği şapkayı vermiştin evet şimdi sicmistim. Anıl'dan şapkayı nasık isteyecektin ki. Şevval'e fark ettirmemem lazımdı yoksa ne olacağını tahmin edemiyordum. Neyse en azından ncly eli olması gerektiği yerde duruyordu. Şevval'in de hâla en sevdiği eşektim.
Gün kombini




Bölüm şarkısı: Toprak Yağmura🎵