Mert kendine geldiğinde bir arabanın içindeydi..
Hırsızlar onları kaçırmış olmalılardı.
Hemen etrafına baktı kimse yoktu.
Yavaş yavaş bir kamyonun kasasında olduğunu anladı.
Hemen Mete’yi uyandırmalıydı.
Hemen okkalı bir tokat attı
Mete “Ne oluyor lan!?”
“…”
Mete “Oğlum o nasıl tokattı be!”
Mert “Boşuna Türk değiliz herhalde.”
Mete “Bu arada burası nere?”
Mert “Beyaz saray kanka”
Mete “Oha cidden mi!”
Mert “Ne diyon oğlum hırsızın kamyonundayız!”
Mete “Heee.”
Mete “Ee şimdi ne yapacağız?”
Mert “Bilmem,acaba kasayı zorlasak açılır mı?
Mete “Oğlum sence kilitlememişlerdir!”
Mert “Haklısın…”
O sırada yer yerinden oynadı yada belki de kamyonun kasası oynamıştır bilmiyorum,birden her şey ters döndü ve gözleri tekrar beyazlaştı…
Mert kendine geldiğinde ambulans sirenleri çalıyordu…
Mete “Kemiklerimmm” diye inledi.
Mert “Oğlum hadi ne bekliyorsun kaçmalıyız!”
Zorla ayağa kalkıp evin yolunu tuttular.



