İçeriğe geç

IŞIKSIZ SOKAK

Bölüm 31 · 4 dk okuma

IŞIKSIZ SOKAK

Bölüm 31

OTUZ BİRİNCİ BÖLÜM

Akın yanıma geldi. Alper’i kolundan sakince tuttu. Alper telaşla yüzümüze bakıyordu. Ne olduğunu anlamıştı ama inanmak istemiyordu. Tekrar “Bebeğim nerede?” diye sordu. Akın “Kaçırılmış” dedi dan diye. Çok soğuk kanlı bir şekilde konuşuyordu. Sanki bu anı defalarca yaşamış gibi davranıyordu. Akın’ı ilk defa böyle sert ciddi görmüştüm. Daha önce de birkaç şey yaşamıştık ama Akın böyle değildi farklıydı, şimdi ise bambaşka bir adam vardı karşımda.

Alper’in gözünden iki damla yaş gelirken “Oğlum gitti!” dedi. Hüngür hüngür ağlıyordu. Akın sert bir şekilde “Kendine gel öldü demedim. Kaçırıldı dedim. Bulacaklar merak etme bende çıkıyorum şimdi sen Berrak ile kal. Merak etme yeğenimi bulacağım” dedi. Alper daha da kötü olmuştu sinir krizi geçiriyordu resmen “Uyuşturucunuzu da s.keyim, ışıksız sokağınızı da! Allah kahretsin ben kaçtıkça peşimden geliyor Allah kahretsin. Mahallenin de Allah belasını versin, hepsi gebersin. Bize mi kaldı lan mahalle korumak. Bize mi düştü tasası Allah kahretsin” diye bağırdı.

Akın Alper’in kolundan tuttu “Polisler gelecek sakın böyle konuşayım deme, tanımıyor bilmiyorsun ben bulacağım dedim bitti. Berrak’ın yanına geç! Sera sende benimle gel” dedi. Alper’e ve bana söz hakkı düşmemişti. Ben Akın’ın peşinden giderken Alper de odaya girdi. Oğlu kayıptı çok normal değil miydi bu halde olması Akın neden böyle davrandı.

Hastaneden çıktığımız anda Akın birini aradı “Bombacı sessizliğini bozdu, yeğenimi kaçırdı. Masayı topla çocuk kaçırmanın cezası belli, o bombacı bu geceyi sağ geçirirse hepinizi yok ederim. Yeğenim sağ salim bana gelmezse hepinizi polise teslim ederim. Ne silah kaçakçısı kalır aranızda ne de baron, küçük torbacılarınızı bile toplatırım” dedi ve karşıdan cevap gelmeden telefonu kapattı.

Akın kim? Aklımdan bebeğimiz çıkmazken bu soruyu sordum kendi kendime. Akın bu değildi bu kadar çok insan yoktu çevresinde bir küçük mahallesi vardı birde biz. Kapattım dediği defterler bunlar ise tekrar açılmıştı. Sanırım açılması da kimsenin hayrına değildi. Hiç soru sormadım, Akın beni korkutuyordu. Konuşamadım bile sadece onu takip ettim.

***

Ben Akın’ı küçük bir uyuşturucu satıcısı olarak biliyordum. Ama o mafya masasını bile tek sözü ile toplayabilecek bir insanmış. Karşımdaki takım elbiseli adamların hepsi Akın’ı dinliyordu. Akın emir veriyordu onlar da hemen yapmak için kalkıyorlardı. Adamlarına haber veriyorlardı tek tek herkes Bombacıyı ve bebeği arıyordu. İstanbul, Ankara, Muğla hatta Antalya’daki adamların bile haberi olmuştu bu olaydan. 81 ile haber salınmıştı.

Ben ise yaşadığım duvarda sadece olanları izliyordum. Kumarhane işleten adamlardan birisi Akın’a yaklaştı. Düşüncelerim kafamı dağıtmıştı ve ne konuştuğunu kaçırmıştım. Adam bombacıyı arıyordu. Telefonu hoparlöre alıp masaya koydu. Bombacı telefonu “Efendim Haydar bey?” diyerek açtı. Evet bombacı buna bey diyorsa demek ki korktuğu bir insan. Haydar bey “Bombacı yanlış yaptın. Bebeği hemen teslim et. Aksi halde seni bu gece öldüreceğiz. Masa toplandı. İnsanlar senin yüzünden helikopterler ile Muğla’ya aceleyle inmek zorunda kaldılar. Bebeği teslim et yada öl” dedi. Ardından devam etti “81 ilde seni arıyorlar bizden önce polis bulursa şanslısın” dedi. Sanırım onu korkutmaya çalışıyorlardı.

Bombacı güldü “Evet bebeği belki 81 ilin birinde bulursunuz ama beni bulamazsınız.” dedi. Kaçmıştı köpek hem de yurt dışına. Devam etti “Simdi size bir teklif, hani bu gece beni öldürecektiniz ya bana güzel bir fikir verdiniz. Eğer bebeği bu gece bulamazsanız bebek ölür. Hadi size kolay gelsin” dedi. Telefon kapandı. Bebek ölür ne demek, bebek katili olmak ne demek bu nasıl bir insan.

Akın sinirle masaya vurdu. Oturan insanlar ayağa kalktılar ve “Bulacağız” diyerek dışarıya çıktılar. Alper’in Muğla’da ki mahallesi ilk defa bu kadar takım elbiseli insan görmüştü. Komşular resmen pencerelerde bir şeyler öğrenmeye çalışıyorlardı. Sonunda cesaretimi toplayıp Akın’ın yanına gittim. Kendimi de içten içe o senin sevdiğin adam o Akın diyerek telkin ediyordum. Akın yüzüme baktı “Hepsi benim yüzümden” dedi. Üzgün duruyordu hatta ağlamamak için kendini zor tutuyordu. “Sende mi onlar gibi mafyasın?” diye soruverdim birden. Bu söylediğime ben de inanamamıştım. Şimdi konumuz gerçekten bu muydu? Salaklık ettim.

Akın elini başından çekip arkasına yaslandı “Ben sadece bu masadaki insanların her şeyini bilen sade bir adamım. Bana gebe oldukları için yardım ediyorlar. Yoksa yüzüme bile bakmazlar. Elimde onların yaptıklarının ispatı var zamanında bir şekilde elde etmiştim. Işıksız sokak kirlenmesin diye önce mahalledeki torbacılarını buldum. Sonra onların patronlarını, sonra da onların da patronlarını buldum. Onlarla çalışmaya başladım. Bir yandan serserilik ettim bir yandan arkam toplandı yakalanmadım, yakalansam da çabuk çıktım. Herkes benden korkar oldu. Sonra Alper’i de soktum bu işe sonra Berrak girdi derken herkes kirlendi bir şekilde. Sırf mahallemin çocuklarını korumak için feda ettim bunları. Sonra sen girdim hayatıma. Feda edemediğim tek şey oldun bu yüzden bıraktım. Ama görüyorsun bela buluyor bir şekilde. Alper’in hiç gitmemesi lazımdı ışıksız sokaktan zaten bırakmıştık her şeyi. Ama o gitti. Mahalle en azından güvenli bir sınırdı bizim için. O ise güvenli alanını terk etti. Şimdi uğraş dur mafyalarla. Ama sana söz veriyorum bebek buraya gelecek sonra da hep birlikte ışıksız sokağa döneceğiz. Senin bildiğin hayatımıza devam edeceğiz. Ben bu işlere bu gece sadece yeğenimi bulmak için tekrar girdim. Yemin ederim ki herkesi öyle bir koruyacağım ki tekrarı olmayacak bunların.” dedi. “Sana güveniyorum” diye cevap verdim. “Simdi hastaneye git ve Akın halledecek de. Işıksız sokağa geri dönecekmişsiniz de, hep beraber gideceğiz buradan de, ve bu gece olan her şeyi unut. Kimseyi görmedin, bir şey bilmiyorsun sadece korumaları bilsen yeter. Benim bardaki korumalar. Mesela Mehmet sadece Mehmet’i bilsen bile yeter ileride tekrar bir şey olursa diye sen Mehmet’i bil gerisini unut. Halledeceğim” dedi ve evden o da çıktı. Hastaneye dönmekten başka çarem kalmadı. Elim kolum zaten bağlaydı. Ha burada kalmışım ha hastanede, en azından Berrak’a destek olurum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.