İçeriğe geç

IŞIĞIN VE GÖLGENİN KİTABI

Bölüm 18 · 2 dk okuma

IŞIĞIN VE GÖLGENİN KİTABI

Bölüm 18

BİR PAZAR GÜNÜ

Bir hafta geçmişti… Gerçekten mi? Zamanın nasıl geçtiğini anlamam oldukça zordu. Okulda kendimi daha az yabancı hissediyordum, aslında bir şekilde buraya uyum sağlamıştım. Sınıf arkadaşlarım bana karşı daha samimi davranıyorlardı, hocalar bile daha dikkatliydiler. Hatta bazıları adımı bile doğru söylemeye başlamıştı, bu küçük ama önemli bir detaydı.

Ama bir tek şey vardı… Selena. O kızdan hala tedirgin oluyordum. Onun yüzü ve söyledikleri, kafamın içinde yankı yapıyordu. Ne zaman onu görsem, içimde bir huzursuzluk, bir gerilim hissediyordum. Ama buna rağmen, son birkaç gündür okulda her şeyin yolunda gittiğini düşünüyordum. Her şey, neredeyse normaldi.

Pazar günüydü ve her zaman olduğu gibi, bir hafta boyunca öğrendiğim her şeyin sonunda, okulun tekrar başlamak üzere olduğunu düşünüyordum. Okula başlamak, aslında normal bir şeymiş gibi görünse de benim için hep bir kabus oluyordu. Fakat bu hafta, farklıydı. Okulun geri dönmesi korkutucu değildi. Hatta, bir nevi artık sevmiştim burayı.

“Yarına kadar sadece bir gün kaldı,” diye düşündüm, bir yandan pencerenin dışındaki manzaraya bakarak. Gökyüzü, ufak ufak kırmızı ve turuncuya dönüşen renkleriyle akşamın geç saatlerinde olduğunu hissettiriyordu. O kadar sessizdi ki… Sanki her şey, okula başlama düşüncemin baskısından kurtulmaya çalışıyordu.

Evet, Selena dışında her şey yolundaydı.

Aiden, Lucian ve diğer arkadaşlarım, bana her geçen gün daha fazla güven duyuyorlardı. Okulun ilk günlerinde gergin olduğumda bile, Aiden’in yardımı, Lucian’ın dikkatli tavırları, bana kendimi güvende hissettiriyordu. Sadece, Selena’nın o iğrenç tavırları beni sinir ediyordu.

Ama onun dışında, gerisi güzeldi.

Bir hafta boyunca, bazen Lucian’la sohbet ederken, bazen Aiden’le vakit geçirirken bulmuştum kendimi. Her şey çok doğal bir şekilde gelişiyordu.

Ama işte, Selena. O, her şeyi karıştıran bir etkendi. Bunu fark edebiliyordum. Her an, ona dikkat etmem gerektiğini hissediyordum. Bir hafta geçti, ama bu arada okulda geçirdiğim bir hafta, bana Selena’nın etkisinden çıkma fırsatı tanımamıştı. Onun tehdidi, bana bazen gece rüyalarımda bile görünüyordu. Onun gözlerindeki o keskin bakışlar… O beni korkutuyordu. Düşüncelerim yavaşça okula dönerken, başımı iki yana salladım. "Hayır, Aira," dedim kendi kendime, "artık güçlü olmalısın. Selena'nın senin hayatını kontrol etmesine izin veremezsin. Bu okul senin için yeni bir başlangıç."

Yavaşça yatağımda dönüp, dışarıdaki geceyi izlemeye devam ettim. Akşamın son ışıkları, sokak lambalarının altındaki gölgeleri belirginleştiriyordu. Dışarıda bir sessizlik vardı. Ama içimde, yarının okula tekrar dönme korkusu ve heyecanı vardı.

Bunu sevdim… Okulda yeni bir hayat, yeni arkadaşlar… Hatta, yeni duygular. Lucian’la daha fazla vakit geçirmek… Ama… Selena… Selena'yı düşünmek bile istemiyordum. O kadın, beni düşündüğümde huzur bulmamı engelliyordu. Ama belki de okula adapte olmak için daha fazla çaba sarf etmeliydim.

Pazar akşamıydı ve içimdeki kaygılar hafifçe kaybolmuştu. Kendimi, sabahki derslerin ya da öğle yemeği molalarının gerginliğinden uzak, biraz da huzurlu hissediyordum. Gerçekten… Selena dışında her şey yolunda gibiydi.

Ve yarın, yeni bir hafta başlayacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.