Kantin, o kadar kalabalıktı ki, başım dönüyordu. Öğrenciler gülüp eğleniyor,sohbet ediyorlardı. Huzurluydum. O gelene kadar.
Sınıfımdan bir kız, bana doğru hızla yürürken, gözlerinden düşen öfke dikkatimi çekti. Okulun ilk günü olmasına rağmen, benden hiç hoşlanmadığını anlamıştım. Ama bu kadar sert bir tehdit beklemiyordum.
“Bak kızım,” dedi, her kelimesi tıpkı bir bıçak gibi kesiliyordu. Sesindeki soğukluk beni tedirgin etti. “Lucian benim sevgilim. Ona yaklaşmanı istemiyorum.”
Bunu söylediğinde, gözlerinde bir tehdit vardı. Bir yanda Lucian, kantinde bizimle konuşacak kadar uzakta değildi, ama Selena’nın bakışları o kadar keskin ve tehditkar ki, her şeyin bir anda patlayacağı hissini veriyordu.
O anda, Selena bana adım attı ve gözlerini bana dikip, sesini biraz daha yükselterek devam etti. “Bizden uzak dur, Aira. Eğer Lucian'ı benden almayı planlıyorsan, daha başlamadan bitirirsin.”
İçimden bir şeyler kırılıyordu. Onun söyledikleri beni sarsmıştı. Zihnim bulanık, düşüncelerim karışıktı. Hala bir şeyler anlamaya çalışıyordum. Ama bir şey belliydi: Selena, bana açıkça bir tehditte bulunuyordu.
Fakat bu kadarını beklemiyordum. Gerçekten bana yaklaşıp Lucian'a sahip çıkmaya çalışmak mı? Onun sahiplenme şekli, beni inanılmaz rahatsız ediyordu. Ve daha da kötü olanı, ben onun ismini dahi bilmiyordum.
O anda, kendimi savunmaya geçmek zorunda hissettim. Başka bir yol göremedim.
“Selena… değil mi?” dedim, adını ilk defa kullanarak. “Aramızda bir şey yok. Fakat sizin aranızda da olduğunu sanmıyorum Selena”dedim.
Selena’nın gözleri, öfke ve gururla parladı. “Evet, Selena,” diye yanıtladı. “Ve senin daha okuldaki ilk gününden olay çıkartmaya hakkın yok değil mi, Aira? Hiçbir şeyin farkında değilsin. Lucian’ı benden alamazsın. O benim sevgilim!”
Bu sözler, bana sanki bir darbe gibi geldi. Ama bir yanda, başımı eğip kendimi sakinleştirmeye çalıştım.
“Senin gibi biri, güldürme beni Selena?” diyebildim, sesim titreyerek. “Kendi hayatımı yaşıyorum. Onunla istediğim her zaman konuşabilirim , bu benim kararım.”
Selena, başını sağa sola sallayarak bana yaklaşmaya devam etti. “Bu kadar ileri gitme, Aira,” dedi, bu sefer çok daha yavaş, her kelimesi sanki kabalaşıyor gibiydi. “Eğer sana bir tavsiye vereceksem, Lucian’a bir daha yaklaşma.”
Benim de sabrım tükeniyordu. Bu kadarını hak etmiyordum. Artık, başka bir şey yapmak zorundaydım. Selam verip gitmeyi geçtim, öfkem her geçen saniye daha da arttı. O sırada Selena, bakışlarını bir anlığına bana odakladı ve tam hamle yapmak üzereydi.
Ama o an, beklenmedik bir şey oldu.
Bir anda, Aiden geldi. Hızla Selena’nın önüne geçti, onun kolunu tuttu ve sertçe kaldırdı. “Bunu bir daha yapma,” dedi. Sesindeki ciddi ton, ortamı gerdi. “Aira’ya zarar vermene izin vermem.”
Selena şaşkınlıkla Aiden’e baktı, gözleri büyüdü. “Sadece seni uyarıyorum!” diye bağırdı. Ama Aiden’in duruşu, Selena’yı kısa süreliğine susturdu.
O an, bir başka ses duyuldu. Bu ses, tanıdık bir ses, Lucian’dı. Hızla yanımıza geldi ve Selena’yla Aiden’in arasında tam da gerginlik zirveye ulaşırken, Lucian son derece soğuk bir şekilde gülümsedi. “Burada ne olduğunu anlamış değilim,” dedi, omuzlarını silkeleyerek. “Ama Aira’yla ne yapmaya çalışıyorsunuz?”
Selena, bu sefer gerçekten de şaşırmıştı. O kadar sert ve korkutucu bir şekilde karşısına çıkan Lucian, tüm dengeleri değiştirdi. Şok olmuş bir şekilde “Lucian, ben…” dedi ama kelimeler boğazında tıkandı.
Lucian, daha fazla dayanamayıp, “Benim niye sevgili olduğumuzdan haberim yok,” diyerek o soğuk gülümsemesiyle karşılık verdi.
Selena gözlerini devirdi. Bu sözler, Selena’nın daha önce söylediklerini tamamen çürütüyordu.
O sırada, Aiden yine araya girdi ve Selena’ya bir adım bile atmasına izin vermedi. “Sana ilk ve son bir uyarı, Selena. Aira’nın hayatına girmene izin vermem. Eğer ona dokunursan, bu iş buradan çok daha fena yerlere gider.”
Bir anda ortalık çok karıştı. Aiden’in gözlerindeki sertlik, Selena’yı bir adım daha geri attı.
O esnada Selena, öfkesini kontrol edemeyerek bana doğru yürümeye başladı. Ama Lucian, buna müdahale ederek “Bir saniye!” dedi.
Tam o sırada Selena, Lucian’a ve Aiden’e bakarak, “Siz ne biçim arkadaşsınız?” diyerek son bir tehdit savurdu. “Ama unutma, Aira, bu mücadele burada bitmeyecek.”