Bilge’nin Anlatımı
Gece yarısını geçmişti. Konakta herkes uyumuştu. Ben de ders çalışmaktan vazgeçip lambayı kısmıştım. Kitap açıktı ama gözlerim satırlarda değildi. Yabancı yatak, yabancı ev… Uyku gelmiyordu.
Kapı hafifçe tık etti.
“Gel” dedim fısıltıyla.
Kapı aralandı. Rüya göründü. Üstünde tavşanlı pijamaları, elinde küçük peluş ayısı vardı. 19 yaşında kocaman bir kızdı ama şuan beş yaşındaki bir bir çocuktan farksızdı.
“Uyumadın mı?” diye sordum.
Başını iki yana salladı. Yatağımın kenarına oturdu. Ayıyı kucağıma bıraktı.
“Korktun mu?” dedim. Saçını okşadım.
“Yok.” dedi. Sonra durdu. Gözlerimin içine baktı. Sesi küçücüktü: “Abla… yanında yatabilir miyim? Kabus gördüm.”
Kalbim sıkıştı. “Abla” demişti. İlk defa.
Kan bağı yoktu. Soyadım Yılmaz değildi. Ama o “abla” demişti.
“Gel tabii” dedim. Yorganı kaldırdım. Rüya yanıma sokuldu. Ayıyı aramıza koydu. Küçücük bir çocuk gibi sırtımı sıvazlamamı bekledi.
Sırtını okşadım yavaşça. “Korkma tamam mı? Buradayım ben.”
“Kabusumda annem yoktu.” diye fısıldadı. Sesi titredi. “Seni gördüm. Sen vardın. Elimi tuttun.”
Boğazım düğümlendi. 21 yaşındaydım. Kendi annemi 9 yıldır kaybetmiştim. Ama şimdi biri bana tutunuyordu.
“Ben de seni bırakmam Rüya.” dedim. Alnından öptüm. “Söz.”
Rüya derin nefes aldı. Peluş ayıyı sıktı. “Abla… çikolata var mı?”
Güldüm. Gözümden yaş yerine gülüş çıktı. “Yarın sabah kahvaltıda yeriz. Söz mü?”
“Söz.” dedi. Gözleri kapandı.
5 dakika sonra nefesi düzene girdi. Uyumuştu. Elini hâlâ benim elime kenetlemişti. Bırakamadım. Bırakmak istemedim.
Kapı açıldı. Tugay’dı. Kravatı gevşek, gözleri yorgundu. Rüya’yı görünce durdu. Kaşları çatıldı önce. Sonra bizi görünce yumuşadı.
Parmağımı dudağıma götürdüm. “Şş… uyudu.” diye fısıldadım.
Yavaşça yaklaştı. Kız kardeşinin alnına öptü. Sonra bana baktı. Hiçbir şey demedi. Sadece başıyla “teşekkür ederim” dedi.
Ben de başımla karşılık verdim.
Tugay çıktı. Kapı kapandı.
Ben Rüya’nın nefesini dinledim. 9 yıldır kimseye “abla” olmamıştım. Şimdi biri bana tutunmuştu. Ve ben ilk defa bu konakta yalnız değildim.
Gözlerimi kapadım. “Abla” kelimesi kulağımda çınladı durdu.
O gece ilk defa… evdeymiş gibi uyudum.