İçeriğe geç

İntikamın Bedeli

Bölüm 3 · 9 dk okuma

İntikamın Bedeli

Bölüm 3

Olay Yeri

Hayat insana ne kadar çok kötü şey yaşatırsa yaşatsın aslında o kötü olay kişinin hayallerini gerçekleştirmesi için fırsattır ve kişi o fırsatı ne kadar çok iyi değerlendirirse geçmişin izleri o kadar çok iyileşir.

Şimdi bu sözü daha iyi anlıyorum.Belki güzel bir çocukluk geçirmedim ama hayallerini gerçekleştirdiğimde üzüntüm tam olarak geçmese bile o başarmanın gururu üzüntünün büyük bir kısmını iyileştiriyor.

Bugün önce olay yerine gideceğim sonra da ifade alacağım.En sonda da delilleri inceleyeceğ- im ve sonra da işim bitiyor.

Abim bana "Gizem hadi Bak geç kalıcaksın!" demesi ile düşüncelerimden sıyrıldım ve "Tamam Abi!" diye bağırdıktan sonra odamdan çıktım.Abim çoktan evden çıkmıştı.Ben de daha fazla beklemeden evden çıktım ve arabama binip adliyenin yolunu tuttum.

☆

Adliye binasının önüne geldiğim zaman Göktuğ Savcı ile karşılaştım.Beni görünce yanıma geldi, gülümsedi ardından "Günaydın savcım." Ben de aynı şekilde gülümsedim "Günaydın savcım." dedim ve beraber adliyeye girdik.Bana "Bugünün planları neler?Hangi dosyaya sahipsin?"

"Ayçiçek ERGİN dosyası.Önce olay yeri incelenecek ardından ifadeler alınacak.Cesedin otopsisi bugün çıkacakmış yani bugün kadının tam olarak ölüm sebebi öğrenilecek.İşim çok. Senin?"

"Ayçiçek ERGİN mi?"

"Evet.Neden ki?"

"Sen daha yeni atandın ve sana bir cinayet dosyası verilmesi için erken." konuşa konuşa odalarımızın olduğu kata gelmiştik."Bilmiyorum ama zaten abim ile beraber dosya ile için sorun yok."

"Tamam o zaman sonra görüşürüz."

"Görüşürüz." dedim ve odama girdim.Önce dosyaya bir göz attım ardından dosyayı elime alıp Ömer Savcı'nın odasının önüne geldim. Kapıyı tıkladım ve "Gel" komutunu alınca içeriye girdim.Ömer Savcı beni görünce "Buyrun savcım."

"Savcım,olay yerine ne zaman geçeyim?"

"Şimdi gidebilirsin."

"Tamam savcım." dedim,Ömer Savcı'nın odasından çıkıp merdivenlere yöneldim. Adliyeden çıktım ve arabama binip karakola doğru yol aldım.

☆

Karakola geldiğim zaman arabamı park ettim ardından karakola girip abim odasına yöneldim. Kapıyı tıkladım ve her zaman ki gibi "Gel!" komutunu alınca odaya girdim.Abim beni görünce gülümsedi ve ayağa kalktı."Gizem Savcı'm!Sizi görmek büyük bir şeref!" dedi ve bana sarıldı.Ben de abime sarıldım."Ayaz Komiser'im!Sizi de görmek büyük bir şeref!" İkimiz de güldük ardından abim oturmam için koltuklardan birini işaret ederek "Sen geç otur. Ben de olay yeri incelemenin hazırlanmasını söyleyeyim ama önce bir çay içelim.İtiraz etme gibi bir şansın da yok.Bir dakika,yemek yedin mi sen?Yemedin değil mi?Neden Gizem Hanım?"

"Abi!Soluklanmama izin ver bari!"

"Sebep?!On kilometre yol mu koştun?" Bıkkınlıkla nefes verdiğim zaman abim kollarını göğüsünde birleştirdi,gözlerini kıstı ve "Yok sana çay.Akşama kadar aç dolan banane."

"Çay versen bile içmeye hiç niyetim yoktu.Gece gece bize çiğ köfte yedirdiğin için hala midem yanıyor!"

"Birincisi,çiğ köfte ye diye kafana silah dayamadım.İkincisi,fikir senden çıktı zaten!"

"Tamam abi,sensin.Hadi geç kalıcağız."

"Tabii benim, başka kim olacak?" dedi ve odadan çıktı. Bazenleri abimin bir beyni olduğuna inanmak istiyorum ama olmuyor.

Abim gelene kadar biraz odasında gezinmeye karar verdim.Zaten biliyordum ama can sıkıntısı işte!

Masasının üstünde ona doğum gününde aldığım kalemlik,maket araba,"Başkomiser Ayaz GÖKTAŞ" yazısı ve beraber çekindiğimiz bir fotoğraf vardı.

Abim gene saçma videolar çekerken ikimizde kahkaha attığımız sırada çekmişti ve çerçevelemişti.Bu en tatlı çıktığımız fotoğraf ve ben ne kadar çok istersem isteyim bana da vermedi.

Odasında kitaplık,dosyalar,başka bir masa daha ve koltuklar vardı.

Ben odayı incelerken abim elinde bir bardak çay ile ve simit ile geldi."Birazdan hazır olurlar. Al hadi kıyamadım.Çabuk ye." dediğine gülümsedim ve getirdiği simit ve çayı israf olmasın diye yiyip içtim.Biraz sonra da biri kapıyı tıkladı ve abimden "Gel!" komutunu alınca içeri girip "Komiserim,ekip hazır."

"Tamam.Savcım,buyrun." dedi ve eli ile kapıyı gösterdi.Aynı anda ayağı kalktığımız zaman polis yeniden konuştu:"Siz yeni savcı mısınız? Özür dilerim savcım,bilmiyordum."

"Önemli değil,bilmemen gayet doğal.Hadi gidelim." dedim ve gülümsedim.Polis de benim gülümsememe karşılık verdi ardından baş selamı verip odadan çıktı.Ardından abim ve ben de odadan çıktık ve karakol çıkış kapısına doğru ilerledik.Abim "Savcım,isterseniz benimle gelin."

"Teşekkür ederim,komiserim." dedim ve abimin arabasına bindim.Abim arabayı çalıştırdı ve hareket etmesi ile beraber siren sesleri yükseldi. Olay yeri inceleme ekibi de tam arkamızdaydı ve böyle bir yerlere gitmek gerçekten çok değişik bir his.

☆

Olay yerine -yani avm garajına- ortalama beş dakika yolculuğun sonunda geldik ve şu an etrafı inceliyoruz.Cesedin bulunduğu alan sarı bantlarla çevrilmiş ve yerde de beyaz tebeşirle çizilmiş bir beden resmi var.Olay yeri inceleme ekibi sarı bandın kapladığı alanı inceliyorlardı ama ben sadece oradan bir şey bulacağımızı düşünmüyorum.O yüzden ben de sarı bandın dışını inceliyordum. Arka tarafları incelemeyi bitirdim,çıkış kapısının olduğu alanı inceliyordum ki yerde bir ayak izi vardı ama normal bir iz değildi bu.Kanlı bir izdi.Biraz daha dikkatli baktığım zaman ayak izi tam silinecekken zaman kalmamış ta acele ile o konumdan uzaklaşılmış gibiydi.İncelemeyi bırakıp abimi çağırdım: "Komiserim!Bir bakar mısınız?"

"Buyrun savcım,bir şey mi oldu?"

"Burada kanlı bir ayak izi var." Abim gösterdiğim yere dikkatlice baktı ve "Ezgi!Şuraya bakar mısın?" Adının Ezgi olduğunu öğrendiğim kadın geldi,abimin gösterdiği yeri biraz inceledi ardından bana dönerek "Savcım,bu önemli bir delil olabilir.Ben alet çantamı alıp geliyorum.İzninizle." dedi ve koşarak büyük bir çanta alıp tekrardan yanımıza geldi.Önce ayak izinin birkaç fotoğarfını çekti ardından ayak izinin enini ve boyunu ölçüp bir kağıda not etti.

O sırada ben de ekibin yanına gidip "Arkadaşlar!Etrafını çevirdiğimiz alan dışında bir delil bulandı.Bu yüzden arama alanını ve zamanını arttırmamız gerkiyor.Hepinize kolay gelsin." uyarısını yaptım ve abimin yanına tekrar döndüm."Komiserim,siz de avm sahibini,müdürünü ve çalışanları sorguya çağırır mısınız?"

"Emredersiniz savcım." dedi ve biraz uzaklaşıp telsize bir şeyler söyledi ve tekrardan yanıma geldi."Savcım,birazdan sorguya getirilirler.Eğer başka isteğiniz yoksa buyrun,karakola gidelim."

"Komiserim,son olarak kenara kayıtlarını da halletsen."

"Tamam savcım,O en kolayı.Karakolda hallederiz.Başka bir şey yoksa-" abimin sözünü yarıda kesip "Gidelim komiserim." dedim ardından çıkış kapısına yöneldim.Abim de peşimden geliyordu. Tekrardan abimin arabasına bindim ve karakola doğru ilerlemeye başladık.

☆

Şu an sorgu odasına abim ile beraber yeni girdik.İlk olarak AVM sahibi Tarık ÖZSOY'un ifadesi alınacaktı.Sorgu odasına girdiğimde Tarık Bey avukatı ile oturuyordu.Baslarında ise bir polis bekliyordu. İçeri girdikten sonra Tarık bey ve avukatının karşısına oturdum ve elimdeki dosyayı masaya bıraktım.Ellerimi birleştirdim ve bakışlarımı Tarık Bey'e yönelttim:"Evet Tarık Bey.Neden burada olduğunuzu bildiğinizi sanıyorum.Ayçiçek Ergin'i nereden tanıyorsunuz?" Aslında belki de tanımıyordu ama üstüne gitmem ve onu birinci dereceden suçlu gibi hissettirmek gerekiyordu.

Tarık Bey yerine avukatı sorumu cevapladı:"Müvekkilimin Ayçiçek ERGİN ile hiçbir bağlantısı yoktur."

"Bu kadar kolay bir sorunun cevabını neden siz yerine avukatınız veriyor.Sonuçta söyleyeceğiniz tek şey "Şu zaman şurada karşılaşmıştık." ya da "Tanımıyorum" diyecektiniz."

"Müvekkilim susma hakkını kullanmaktadır."

"Eğer bu cinayetin sorumlusu değilse susma hakkını kullanması gereken bir durum da yoktur avukat bey.Haksız mıyım?"

"Haklısınız sayın savcım.Sadece bu olay beni çok strese soktu ve konuşmakta biraz güçlük çekiyorum ama şu an kendimi iyi hissediyorum,sorularınızı cevaplamaya hazırım." Bu sefer konuşan Tarık Bey'di."Peki Tarık Bey,sorumu baştan soruyorum.Ayçicek ERGİN'i nerden tanıyorsunuz?"

"Ayçiçek Hanım'ı tanımıyorum."

"Eminmisiniz?Başkaları aynı şeyi söylemiyor."

"Savcım,bildiğim kadarıyla ilk sorguya çekilen benim yani benden önce başkasıyla konuşmadınız." Tarık Bey'in bu cevabı karşısında sırıttım ardından geriye doğru yaslanıp kollarımı göğüsümde birleştirdim:"Tarık Bey,sizi ilk sorguya almamız demek sizden önce kimseyle konuşmadığımız anlamına gelmiyor.O yüzden bize yalan söylemeyin.Herkes Ayçicek ERGİN'i tanıdığınızı söylüyor,bu insanların hepsi mi yalan söylüyor!"

"Savcım tekrar ediyorum.Benim Ayçiçek ERGİN ile hiçbir bağlantım yoktur."

"Tamam,dediğiniz gibi olsun ama eğer bir bağlantınız olduğunu biz siz söylemeden bulursak birinci dereceden suçlu olarak yargılanacağınızı bilmenizi isterim.Çıkabilirsiniz." Tarık Bey baş selamı verdi ve sorgu odasından çıktılar.Onlar çıktıktan sonra abime bakmadan "Sence adam bir şeyler karıştırıyor mu?" sorusunu yönelttim." Bilmiyorum ama adam çok kesin konuşuyordu.İki seçenek var.Ya adam gerçekten doğruyu söylüyor ya da profesyonel bir yalancı."

"Ne olur ne olmaz bu adam takip edilsin çünkü hiç iyi kokular almıyorum."

"Evet, adam peynirli cips kokuyordu."

"Abi ya!Sence ben o anlamda mı söyledim?Hem adam zengin.Öyle kokması mümkün değil"

"Abiye isyan edilmez!Çok konuşma da yeni sorgu için hazırlan." dedi ve kapıdan dışarı çıktı.Sorgu odasının kapısına doğru kafamı çevirdiğim zaman Göktuğ Savcı gözüme çarptı.Göz göze geldiğimiz zaman bana el salladı ve "İlk sorgunda bol şanslar!" dedi.Ben de ona el salladım ve tekrardan önüme döndüm.Biraz sonra da abim geldi ve ardından sıradaki sorguya alınacak kişi.

☆

Tarık Bey'den sonra tam yedi tane ifade aldım ama hepsi de aynıydı."Bilmiyorum."Son bir sorgum kalmıştı ve abim onu getirmek için yeniden odadan çıktı.Geri geldiğinde arkasından ortalama otuz yaşlarında,orta boylu bir kadın girdi ve karşıma oturdu:"Hanım efendi,Neden burada olduğunuzu biliyorsunuzdur ama yine de söyleyeyim.Çalıştığınız AVM'nin garajında bir kadın cesedi bulundu.Adı Ayçiçek ERGIN.Siz tek zorum var.Ayçiçek ERGİN'i tanıyor musunuz?"

"Evet savcım,tanıyorum.Biz aynı lise de hatta aynı sınıfta okuyorduk.Ayçiçek çok neşeli bir kızdı ama son zamanlarda iyi değildi.Ben ona bir şeyi olup olmadığını sorduğumda ilk başlarda söylemek istemedi ama sonra peşinde birilerinin olduğunu,takip edildiğini söyledi.Ben de ona öyle gelmiş olabileceğini, rahatlamasını söyledim ama o olaydan bir hafta sonra Ayçiçek'ten bir daha kimse haber alamadı.Kimsesiz olduğu için de kimse fazla umursamadı ve olay öyle kapandı."

"Bu olay lise kaçta yaşandı?"

"Şimdiye göre lise son sınıf."

"Peki gerçekten çok yardımcı oldunuz.Çıkabilirsiniz.Arkadaşlar sizin çıkış işlemlerinizi hallederler."

"Peki savcım,teşekkür ederim."

"Asıl ben teşekkür ederim." sözümü bitirdikten sonra kadın dışarı çıktı.Ardından abim ile ben de sorgu odasından çıktık ve abimin odasına gittik.Koltuğa oturduktan sonra abime döndüm: "Gerçekten aklım almıyor.Son ifadesini aldığımız kadının söyledikleri aklımı karıştırdı."

"Benimde ama bence olay dediğim yere geliyor.İşin sonu mafyalara çıkacak."

"Öyle gibi görünüyor.Abi,otopsi raporu ne oldu,açıklandı mı?"

"Yok daha yarın dediler.Bu arada ben bugün nöbetçiyim.Erken çıkamayacağım.Haberin olsun."

"Tamam abi.Saat kaç?"

"Saat kaçamaz ki!" Bu espiriden sonra abim ile kısa bir boş bakışma geçti."Ben gidiyorum ya!" dedim ve ayağa kalktım.Abim "Şaka lan şaka,gül diye.Saat dört buçuk birazdan senin mesain biter.Kahve?"

"Olur."

☆

Saat şu an altı.Kendime yemek sipariş verdim ve şu an kanepede oturmuş televizyon izleyerek yemeğinin gelmesini bekliyordum.

İşte o ses,kapı sesi.Hemen ayağa kalktım ve kapıya yöneldim. Kapı deliğinden baktığım zaman kimseyi göremedim.Ben de çocuklardır diye kapıyı açmadım.Tam tekrar oturacaktım ki zil tekrardan art arda çalınmaya başladı.Sinirlendiğim için kızmak amaçlı kapıyı açtığımda gene kimse yokta ama yerde bir buket siyah gül ve güllerin üzerinde bir not vardı:

Savcı olduğun için seni tebrik ederim.Gönül isterdi ki bu buketi kendi ellerimle vereyim ama eğer gömülün istediği her şey olsaydı şu an yanımda olurdun Güzel Savcım~

Bu neydi şimdi ve kimden gelmişti?Neyse ya güller güzelmiş. Belki de sadece bir şakadır,umuyorum...

Gülleri vazoya koydum ve notu ne olur ne olmaz diye abimin bulamayacağı bir yere sakladım ardından tekrardan koltuğa oturdum.Biraz daha bekleyişin ardından yemeğim gelmişti.En sevdiğim ikili:Tavuk dürüm ve ayran...

Fazla beklemeden yemeğimi yedim ve çöpleri toplayıp çöp kutusuna atıp tekrardan yerime kuruldum.Bir film açmıştım ve onu izliyordum.Filme o kadar çok odaklanmışım ki telefonuma gelen bildiğim sesi ile irkildim.Bu kimdi?Mesaj gizli numaradandı:

Gizli Numara:Güzel Savcım,sadece seni uyarmak istiyorum.Şimdi aldığın dosyayı bırakmalısın.Abin ve kendin için.Bu mesajımı tehdit olarak algılama, sadece seni korumak istiyorum.Bu arada hediyemi beğendin mi?

Siz:Pardon,kimsiniz?

Gizli Numara:Kim olduğumu yakında öğreneceğini umuyorum güzel savcım ama önce benim sorum.Hediyemi beğendin mi?

Siz:İyimisiniz?Akli dengeniz yerinde mi?"

Gizli Numara: Evet, gayet yerinde.

*Gizli Numara'yı engellediniz*

Bu kimdi şimdi ve ne istiyordu?

Bölüm sonu

3 yorum