OF OF-GÜLŞEN
Küçük çocuklar bana hep savunmasız gelirdi.Belki küçükken ben de çok savunmasız olduğum için bu böyleydi ama emin olamıyordum.Küçük bir çocukken hayal gücüm çok genişti sonra büyüdüm.Belki de ben bu kadar hızlı hayal gücüme veda ettim diye çevremde olan tek çocuğun hayalleri hep olsun istiyordum.Belki de.Belki de.Annem hep çocuklar Allah’ın melekleridir derdi.Ah anne bilsen şimdi küçücük çocukların kafalarının üzerinden bir gecede milyonlarca füze geçtiğini ya da hiç tereddüt edilmeden öldürülen veya tecavüz edildiğini bir bilsen.Eminim o zaman hayal kur Derin demezdin.Anne ben artık hayal kurmuyorum çünkü izin vermiyorlar.Anne ben artık hayal kurmak yerine insanlara umut olmaya çalışıyorum.Anne belki hayal kurmayı bıraktım ama ben hayal kurmayı bıraktığım an al bayrağı omzuma taktım.
Anne benim kızın Derin’in,anne benim kızın Umud’un,anne benim kızın Nazlı kızın.
Bilmiyorum burada olsaydın bana hala nazlı kızım dermiydin.Demezdin.Anne ben naz yapamıyorum anne ben yaşayamıyorum bile bir de naz mı yapacağım? Anne alayım intikamınızı al beni de yanına.Baba benim Birtanen.Baba alayım intikamınızı al beni yanına.
İntikamınızı aldığım gün alın beni yanınıza.Şu şanlı bayrak örtülsün üstüme selalar versinler adım bir televizyonun altında altyazı olarak geçsin bir on saniye belki de yirmi ama geçsin.Asker annesi,asker yareni,asker babası olanlar görsün belki dua ederler.Ederler demi anne senin bu öksüz yetim kızına da dua eden birileri çıkar.Tamama anne biliyorum anneannem var o da eder.Ama ben beni tanımayan etsin isterim.
Allah’ım sen görüyorsun Yarabbim sen tüm şehitlerimizi Peygamber efendimize komşu eyle Yarabbim ve lütfen onları bari orada anne babalarından uzak etme Rabbim.
********************************
Eve gelmiş ufaklıkla beraber otururken telefonum çalmaya başladı.Komidinin üzerinde duran telefonumu almak için ayaklandım.Emir Albay’ın beni niye aradığına anlam veremedim ama çağrıyı cevaplayıp telefonu kulağıma götürdüm.
‘Alo,buyrun komutanım.’ Dedim tereddütlü bir ses tonuyla.’Derin ne yapıyorsun kızım iyisindir inşallah.’ Dedi ses tonundan anladığım kadarıyla ya bir şey rice edecekti ya da görev vardı ve benim şu an istediğim son şey bir görev haberiydi,daha yeni Göktürk’ü alıp buraya getirmiştim Zeyneb’i yüz üstü bırakmak istemiyorsum.
‘İyiyim komutanım,siz nasılsınız,bir sıkıntı yok değil mi?’ dedim korku dolu sesimle.’Sen de hemen kötüye bağlıyorsun be kızım sıkıntı yok.Yüzbaşı senin numaranı istedi ama sana sormadan vermek istemedim.Vereyim mi diye soracaktım sadece,ilahi kızım’ dediğinde derin bir nefes aldım.
‘Korkuttunuz komutanım.Siz bana numarasını atın WhatsApp’tan,ben ararım onu.’ Dedim.
Bu herif bizi niye arıyor Derin.
NE BİLEYİM BEN!!
‘Tamamdır atarım ben kızım,hadi hayırlı akşamlar dikkat et kendine.’ Dedi ve suratıma kapattı.Bu adamın bu huyu hiç bitmeyecekti.Kendisi bana hem baba hem de abi olmuştu.Her sorunumda yanımda olmştu ve bunları yaparken hiçbir zaman yüzüme vurmamıştı.Bu konuda ona minnettardım.Sırf onun için bana gönderdiği numarayı alıp kaydettim.
BEYİN NÖRONLARI EKSİK BEY mi Derin?
Bence tamda komutanı anlatıyor hiç boşuna yorum yapma değiştirmeyeceğim.’Alo?’ diyen sert erkek sesiyle boğazımı temizledim .’Yüzbaşım benim numaramı istemişsiniz Albay’dan bir sıkıntı mı vardı diye arayayım dedim.’ Fısıltı şeklinde çıkıyordu sesim resmen adamın beni neden aramak istediğini deli gibi merak ediyordum.
İyice delirdi bu kız.
‘Ben şey diyecektim.’ Dedi ve durdu ‘Ne diyecektiniz?’ dedim merak dolu sesimle.’Çorba yapmayı biliyor musun?’ dediğinde duraksadım.’Bildiğimiz mercimek çorbasıysa,evet ama başka bir şeyse ben pek beceremem.’ Dedim neden sorduğunu anlamayarak.’senden bir şey isteyebilirmiyim Derin bir arkadaşın olarak yanlış anlama.’ Dedi bu adam ne isteyecekti be tekte söylese incileri dökülecek herhalde.
‘Barlas artık söyler misin,lütfen’ dedim sıkıldığımı belli eden ses tonumla.’Annem sabah benden habersiz buraya gelmiş bir baktım ardı gel beni otogardan al diye neyse gidip aldım da şimdi acayip kötü öksürüp duruyor kalkacak hali yok.Düşündüm de aklıma bşr sen geldin ne yapabilirim bilmiyorum da kalk hastaneye gidelim diyorum gelmiyor.’ Dedi yorgun çıkan sesiyle,belli ki valide hanım pek yoruyordu oğlunu.
‘Sen bana konum at ben geleyim.’ dediğimde bir anda durdu ve ‘Tamamdır.’ suratıma kapattı.Yok benim kesin bu adamı öldürmem gerekiyordu.
‘Evet teyzem gidiyoruz kalk bakalım.’ Dedim gülümsedim.’Neyeye teze.’ Dedi teze diyince bu çocuğu yiyesim geliyordu.’Bir teyzemiz çok hastaymış bir abi bizden yardım istiyor.Hem sana bir sır vereyim mi o abi hem benden hem annenden hem de babandan bile yüksek rütbede.’ Dedim buna çok heyecanlandığı için.
‘Çabutt çabut didelim teze çabut.’ Dedi elimden çıkıp kapıya ilerledi.Onu durdurup ‘Önce mont’ dedim montunu giydirip kendiminkini de giydim arabamın anahtarıyla telefonumu aldım.Evin anahtarını da cebime atıp kapıyı çektim.
‘Hadi tiyzeee çabikkk çabikkk gidelimm.’ Diyerek beni çekiştiren Göktürk’ü eğilip kucağıma aldım.’Ayy tamam teyzcim kaçmıyor ya bu herif gidiyoruz işte hem ben varken o kim ya?’ dedim gülerek o da gülmeye başladı.
**************************
‘Kim o?’ diyen sesle ‘Benim’ diye cevapladım ve kucağımda olan Göktürk’ü yere indirdim.Yavaşça kapıyı açan Yüzbaşını süzdüm üzerindeki siyah şortu ve üstündeki beyaz tişörtü inceledim bir insana ne giyse yakışır mı ya ben hayatımda sarışın bir erkeğin bu kadar yakışıklı olduğunu görmemiştim.Allah’ım ne diyorum ben.
‘De-Derin.’ Dedi kekeledi mi o.Zaten beni çağıran o değil miydi neden şaşırdı ki? ‘Efendim?’ dedim tereddüt dolu sesile ilk defa bu kadar tırsmıştım.
Tam konuşmak için ağzını açmıştı ki arkadan kısa ama tonton bir kadın belirdi.’Ay Derin sen misin kızım gel gel içeri geç maşallah ne kadar da güzelsin.’ Dedi ve Barlas’ı kenara itti gülümsedim ve eğilip Göktürk’ün ayakkabılarını çıkardım.’Teşekkür ederim o sizin güzelliğiniz ama siz hasta değil misiniz lütfen ayakta durmayın geçin oturun.’ Dedim içeri girip kapıyı örterken.
Kolumdan tutup içeri sürükledi ve kendisi otururken beni de yanına çekip oturmuştu.’Geç bakalım ufaklık’ diyen Barlas’la beraber Göktürk de içeri girdi hemen ardından da benimki.
‘Tiyze dediğin abi bu mu?’ dedi Göktürk yanıma yanaşıp.Ben daha onu cevaplayamada ‘Derin kızım senin çocuğun mu?’ diyen şaşırtı dolu bir ses geldi yan tarafımdan kafamı kaldırdığım an Barlas ile göz göze geldim bu adam niye bu kadar merakla bakıyordu bana.
‘Ay Esma Teyze ordan bakınca anne gibi mi görünüyorum Allah için ya?’ dedim sitem deli sesimle ve azıcık ucundan sinirlenmiş olabilirdim tabii.Şöyle bir yüzbaşıyı süzdüm ve derin bir nefes aldığını gördüm.Yok yok bu adam aşıktı bana.
‘Eeee nasılsın Esma Teyze’cimmm??’
*****************************
‘Anne lütfen artık’ diyen Barlas’a doğru döndüm tam cevap verecekken ‘Ay ama oğlum baksana su gibi başkasını değil onu çağırdığına göre var aranızda bir şeyler ne olacak yani kaç yaşında insanlarsınız neden benden saklıyorsunuz ki?’ diyen Esma Teyzeyle küçük çaplı bir şok geçirdim.
‘Anne! Yeter ama yok öyle bir şey bak kadın rahatsız olucak.’ Dedi sinirle Yüzbaşım.’Esma Teyze gerçekten öyle bir şey yok biz sadece aynı askeriyedeyiz.’ Dedim geldiğimden belli resmen ben ile Yüzbaşının arasında bir aşk başlatmaya çalışıyordu ve resmen beni bıktırmıştı tamam böyle söylemek hoş değildi resmen yorulmuştum.
‘Anne tekrar etmeyeceğim lütfen ben Derin’in komutanıyım aramızda herhangi başka bir şey yok ve bak ben sıkılmaya başladım böyle şeyleri hiç sevmediğimi çok iyi biliyorsun.’ Dedi noktayı koyar gibi Yüzbaşım.
Ne yani bu adam bize aşık değil mi Dero??!!?
Bilmiyorum ve şu an susman lazım çünkü sıcak sıcak terler akıtıyorum gerizekalı.Allah’ım resmen iç sesime küfür ediyorum iyice deli oldum.
‘Ama Baylas abi ben ona dedimti bence ben daha yakışıklıyım hem Kadiy kimti yani ben daha yakışklıyım ayyıca benim annemye babamda askey onun diyil dimi??’
‘Tabi ki koçum bizimle yarışabilirler mi Kadir kim sanki?’ dedi Barlas sabahtan belli ikisi de Kadir diye bir çocuğu çekiştiriyorlardı ve bugün şunun farkına varmıştım bu adam çocukla çocuk olmayı çok iyi biliyordu.
İkisi de gülüyorlardı ve çok güzellerdi.O kadar güzellerdi yani.Neyse işte güzellerdi.
‘Bence de hem sen çot yatışıklısın Baylas abi hem sen benim tiyzemle mi evlisin ama tiyzemin tocası yot ti?’ dedi Allah’ım yine başlıyoruz! ‘Zaten teyzenin kocası değilim ki koçum hem teyzen evli bile değil,değil di mi?’ dedi ya bu adam beni merak mı etti??
‘Değilim susun Allah için ya sabahtan belli valla ne çocuğum var ne de evliyim ya Allah’ım ya’ dedim.Gülmeye başladılar.Tam o anda ikimizin de telefonu çalmaya başlamıştı.
Görev geliyorum demez.Direk kendini gösterir.
*************************
Üzerime kamuflaj pantolonumu geçirdim ardından siyah tişörtümü de geçirip hızlıca silahımı da kontrol edip kızlara baktım onlarda hazırdı hızlıca kapıya ilerledim ve kapattım.
‘Evet kızlar hazır mısınız? Biliyorum yorucu olucak biliyorum yine mahvolmuş şekilde dönücez ama yapabileceğimiz hiçbir şey yok zaten bunları bilerek harekete geçtik değil mi ayrıca sakın beni o uyuz Yüzbaşıya rezil etmiyorsunuz ona göre!!’ dedim ve ilerleyip Ece’nin arkaya doğru yol almaya başlayan eşarbını öne çektim.
‘Bozdun ya Allah seni bildiği gibi yapsın size diyorum ki benim eşarbım sizin saçınız gibi hemen düzelmiyor anlamıyor musunuz sizin ki gibi hemen elimle düzelmiyor ya!’ dedi ve aynaya doğru ilerledi.
Ben ve kızlar da o sırada gülüyorduk ‘Allah’ım gören diyecek ne oluyor ben bu saçı yapmak için ne kadar uğraşıyorum biliyor musun Derin bir elini soktu mu geri çıkarmıyor’ diyen Aslı’yla elimi geri saçına uzattım.’Vallahi gebertirim seni’ diyerek bağıran Aslı’ya ‘Vahşisinn kızım senn’ dedim ve gülmeye başladım.’Anlamıyorum hala çocukluk yapıyorsunuz.’ Dedi Umay hepimiz ona döndük-ki kendisi aramızda en küçük olandı-
‘Dedi 2005’li küçük cadı’ diyen Ece’yle güldük.’Hadi bu kadar cıvıklık yeter gidiyoruz’ dedim ve odadan çıkıp aşağıya indik askeri araçlar hazırdı ve Yüzbaşı ile ekibi sıralanmıştı.Emir Albay da kenarda durmuştu ve Yüzbaşıyla konuşuyordu bende yanlarına ilerledim kızlarda diğerlerinin yanına ilerledi.
‘Albayım’ dedim yanlarında durduğumda ‘Gel Derin gel bizde son konuşmayı yapıyorduk çok uzatmayacağım Derin Kuzey Irak bölgesindeki Metina’ya gidiyorsunuz.Tek söyleyeceğim şey ölmeden gelmeniz bana şehit haberi getirmeyin yeter sağ salim dönün eve ama sakın görevinizi tamamlamadan gelmeyin’ dedi ve bıze eliyle araçları gösterdi.O sırada ben ve yüzbaşı dönüp yürümeye başladık.Yüzbaşıya dönüp ‘Göktürk için teşekkür ederim gerçekten eğer Esma Teyze olmasaydı nereye bırakabileceğim hakkında hiçbir fikrim yok.’ Dedim.Gülümsedi ve ‘Ne demek Üsteğmenim görevimiz.’ Dediğinde bende sert yüz ifademi bozup gülümsedim.
‘Bu arada şu aradığınız teröristleri niye aradığınızı söylemezseniz bir tutanak yazacağımı söylemiştim hatırlıyor musunuz?’ dediğinde yavaşça kafamı salladım tutanak yazma konusunda geç bile kalmıştı.
‘Size daha önce söyleyecektim ama unuttum boş verin bana bir şey söylemek zorunda değilsiniz unutn tutanağı falan da kendinizi zorunda kalmış gibi hissetmeyeceğiniz bir gün olursa gelip bana anlatabilirsiniz onun haricinde zorunda değilsiniz’ dedi ve arkasını dönüp ilerledi.Buruk bir tebessüm ekledim yüzüme ve ‘Dosyamı okudunuz değil mi anne ve babamın nasıl öldüğünü öğrendiniz ondan bu tavrınız?’ dedim hafif hüzünlü bir ses tonuyla ama o bana dönüp cevap vermek yerine askeri araca ilerleyip içeri girdi.
Okumuştu hem de hepsini,kesinlikle okumuştu ve bir kişi daha benim hayatımın ne kadar göçük olduğuyla yüzleşmişti.
*************************
Dağlar benim yuvam olmuştu hele ki babam gittikten sonra bilemem belki benden önce onun yuvası olduğu içindir.Ben her dağa çıkınca -ki bu neresi olursa olsun ister Suriye ister Irak olsun- evime geldim derim çünkü beni tek saklayabilen dağlar.
Çıkınca içim huzurla dolar yoksa babamın kokusu mu var belki burada durmuştu ya da hemen bir adım ileride bulunana minik tepecikte durmuştu hangisinde durmuştun baba?
Baba hangi tepecikte seni benden aldılar cevap ver neden vermiyorsun baba neden eskisi gibi rüyalarıma girmiyorsun eskisi kadar sevmiyor musun beni? Gerçi şu an beni seveni de zor bulursun.Bir durup düşünüyorum bazen kimim var? Bir kızlar var bir de Zeynep var olmalarına varlar da Allah onları eksik etmesin şehadet haberimiz beraber gitsin inşallah da insan bazen anne baba belki de bir eş arıyor işte ama olsun ben Derin,Derin Aktan her zaman bir yolunu bulduğum gibi şimdide elbet bulurum sonuçta bizlerin ölüm hep bir adım ilerisinde..
‘Vallahi Kur’an çarpsın atıcam kendimi buradan aşağıya’ diyen Umay’a umutsuzca baktım.’Eğer biraz daha konuşup sinirlerimi bozarsan senin o ufak tefek bedenini bu dağdan aşağıya zevkle sallandırırım.’ Diyen Ece eliyle eşarbını düzeltiyordu.Aslında haklıydı küçük kızdı Umay ufak tefekti ama Allah var güzeldi o herkesin beğendiği minimal tiplerdendi esmer kumral arasında bir noktadaydı,bu onu güzel gösteriyordu, arada diyorum ama bizi benzettikleri de olmuş yani velhasılkelam hem güzel hem harbi kızdır ha bir de ayağı 36,5 olanlardan.
Yani özenmek gibi olmasın ama,pufff özeniyorum bazen ayaklarına benim 38’in yanında küçücük kalıyorlardı.Allah’ım ne olurdu herkes eşit şartlarda olsaydı.
Ece’nin elinde duran aynayı alıp kendine bakmaya başlayan Defne’yle sinir katsayım arttı.’Yani merak ediyorum hadi o Allah için saçı görünmesin diye yapıyor sana ne oluyor Allah için kaybedin şu aynayı yoksa fırlatacağım aşağı.Yok,yok rezil oluyorum ben Yüzbaşıya bir şu time bak Allah’ım sen kimseyi boğazlatmadan eve döndür beni Yarabbim.’ Dedim kızgınca ve yerdeki ateşi eşelemeye başladım.
‘Asıl seni anlamıyorum bir saçımı düzelttim ne yapayım sabitledim bozuluyor sonra.’ Dedi Defne kendince geçerli sebepleri vardı tabi gerçi ne kadar geçerli sebepler olduğu tartışılırda işte.’Bazen diyorum ki sen bu kafayla nasıl buralara geldin gerçekten diyorum bak şaşırıyorum yemin ederim.Kızım sanki biz sabitlemiyor muyuz şunu sabitleyene kadar ne çektim biliyor musun?Kesin sesinizi artık’ Deyip konuyu noktaladığımı düşündüm.
Tabi çoğunlukla benim düşündüklerim gerçek hayata geçirilemezdi.’Hayır anlamıyorum ne bu nazınız zaten kar maskesi takıyoruz üzerine bere takıyoruz kimse sisiz saçınızzı görmüyor altı üstü at kuyruğunuz ya da topuzunuz görünüyor ve bence onun sabitlenmesine de gerek yok!’ bunun sitemi kimeydi o da ayrı mesele?
‘Dedi saçını açınca tüm ülkenin ‘Ohaa Aslı saçını açmış dediği Teğmen parçası’ dedi Umay Aslı kafasını hızlıca ona çevirdi ve ben tam o an Allah’ım iyi ki kar yok yoksa çığ düşmesi yaşardık dedim çünkü Aslı ‘Lann! Asteğmen komutanın var karşında adam ol alırım ayağımın altına’ diyerek kıyameti kopardı.’Ben şimdi hepinizi bir ayağımın altına alıcam’ dedim sesiz ama sert tonumla.
‘Üsteğmenim bir sorun mu var yoksa bayansal şeyler mi?’ diyen Ayaz’a döndüm ağzıma açamadan ‘Bayan mı? Hani ben sırf bayan kelimesini sevmiyorum dedim diye böyle yapıyorsun hayır ayrıca o bayansal değil kadınsaldır gerizekalı tamam beni sinir ettin susabilirsin artık’ diye sinirli bir şekilde tersledi Ayaz’ı Umay.Haklıydı ben de böyle düşünüyordum.Eğer o uyarmasaydı ben de aynısını söyleyecektim.Bayan ne be!?!
‘Ayaz ne diyorsun bayansal mayansal,boş boş konuşuyorlar hiçbir şey konuşmuyoruz ayrıca senin o komutanın nerede iki de bir ortalıktan kayboluyorsunuz bak ben böyle şeyleri hiç sevmem sinir etmeyin beni.’ Dedim sinirli sinirli Ayaz cevap vermeyince kafamı eğdiğim ateşten kaldırdım ve karşımda buz mavisi bir çift göz gördüm.
‘Kusura bakmayın üsteğmenim etrafta sıçan falan var mı diye bir bakındık ama bir daha böyle bir şey yaparken ilk size sorarız.’ Dedi ve yanıma oturdu.Hayır ben mi çok hayırsızım ağzım mı sıkıntılı yoksa annemin karnından ters mi çıkmıştım.
Kızım bir kere de konuşurken iki kere düşün bee!!
‘Estağfirullah komutanım olur mu hiç öyle şey kusuruma bakmayın yanlış oldu ben kızlara sinirlendim de biraz.’ Dedim harbiden utanmıştım umarım yine domatese dönnmemişimdir normalde karanlıkta görünmez derdim ama yüzüme yüzüme vuran ateşin ışıltısı her şeyi açığa vuruyordu.Gayet açığa vuruyordu.
‘Utanmayın canım bir şey olmaz bu seferlik affediyorum sizi.’ Dedi egolu ve bilmiş bir tavırla ayrıca yüzündeki o hin gülüşte cabasıydı.
Kalk ve kafasını ateşe sok Derin.İçimiz soğur hain,pis,iğrenç,eril varlık.
‘Ben size bir şey söyleyeyim mi komutanım umarım bu egonuzu kenara bırakıp iş yaparsınız.’ Dedim sinirli bir şekilde adam ayarlarımla oynuyordu yoksa ben melek gibi kadındım.
ŞÜPHELİ.
Bir sen eksiksin zaten hipototam.
O kelimenin öyle söylenmediğini eminim ÜSTEĞMENNN.
Bir insanın iç sesi bile kendine karşı mı olur ya ne yapayım dilim dönmüyorsa Allah Allah ya.Yüzbaşı gözlerimin içine bakıyordu yarım sırıtışıyla şöyle bir süzdü beni ‘Sana laf anlatmaya çalışmayacağım üsteğmen ben altımda olanlara laf anlatmam genelde emir veririm onlar da yerine getirir ve bu hep böyle işledi ve böyle işleyecek o kadar.’ Diyen yüzbaşıyla bende sırıttım.
‘Elbet elime düşersiniz yüzbaşım o zaman görüşürüz alırım façanızı.’ Dedim gülerek.Ayaklandım ve ‘Hadi yarın erken kalkacağız biraz kestirelim ilk nöbeti kim seçecek karar verelim.’ Dedim ve gözüm ateşim az da olsa aydınlattığı tepeciğe yüzümü çevirdim.
‘Anlaşılan bize bu gece de uyku haram hanımlar beyler hazır olun çünkü misafirlerimiz var.’ Dedim ve sinsice sırıttım.
‘İyi ki gelmişler benim de avucum kaşınıyordu zaten.Unutmadan komutanım bu faça alma işini çok bekletmeyin alaya döndüğümüz gibi odama gelin alın façamı bakalım nasıl alıyorsunuz?’ dedi ve ayaklandı tam cevap vereceğim anda silahlar patlamaya başladı.
Ne derler bilirsiniz ‘Savaş TÜRK’ÜN Düğünüdür.