İçeriğe geç

İNTİKAM ATEŞİ

Bölüm 2 · 12 dk okuma

İNTİKAM ATEŞİ

Bölüm 2

BARUT KOKAR PAPATYAM MEHTABIM KANLIDIR.

İSTANBUL/PAMELA

Ben hayatımın her anında bir acabayla yaşayan o insanlardan değildim.Ben hiç acaba bunu yapsam annem bana kızar mı? Acaba bu çocukla konuşsam babam bana kızar mı? Acaba teyzemlere gidip biraz otursam mı? Acaba bu bayram ilk amcamlara mı gitsem? Diyemedim hiçbir zaman hem de.Çok çocuk vardı benim gibi biliyordum görüyordum da bazen ama çok ağrıma gidiyordu.Aslında ağrıma giden hiçbir zaman kimsenin yanımda olmaması değildi asla değildi ama özellikle babam vefat etmeden önce yani biz babam dağda canıyla savaşmasının karşılığında belli bir miktar para aldığımız zamanlarda insanlar evlerimizden çıkmazdı işte asıl ağrıma giden buydu yoksa amcam mı geberip gitmiş dayım mı kızmış babaannem mi küsmüş umrumda değildi ama işte ağırdı ve bu adam karşımda bu şekilde durdukça geçmişi anımsıyordum ve duvarlar üzerime üzerime geliyordu.

Neden araştırıyordum ki? gerçekleri söyleyebilecek miydim ona, daha iki gündür tanıdığım adama?

Allah için ne diyeceksin Derin ben yıllardır babamın ve annemin katillerini arıyorum ve elimde en ufak bir bilgi yok sadece adamın adının Kasvet olduğunu bildiğini falan mı delirdin sen e iyice hem de iki gündür tanıdığımız adama ömürlük sırrımızı vermeyecektik değil mi yani?

Ömürlük sır falan yok az kaldı hem babamın hem de annemin katili olan o pislik ve ekibini patlatacağım belki şimdi belki daha sonra ama yapacaktım onlar ölmeden ben ölmeyecektim.Ben intikamımı alacaktım.İntikamımı aldığım gün şehadete kavuşacağım gündür.

‘Pardon da sizene,sizi ne alakadar eder bu konu istediğim kişiyi araştırma yetkim var diye düşünüyorum ve bu sizi hiç ama hiç alakadar etmez anladınız mı?’ diye sertçe bir tepki verince karşımdaki adam önce bir duraksadı daha sonra ‘Haklısınız banane ama bu başka şartlarda olsaydı banane olurdu değil mi sonuçta burada ben senin komutanınım ve senin buraya geldiğin dört yıl boyunca bu insanları neden araştırdığını sana soruyorum ve sen de istersen zorla istersen de isteyerek bana cevap vereceksin anlaşıldı mı Üsteğmen?’

Tüm sinirlerim altüst olmuştu,sanki sinir nöronlarım birbirine karışmıştı ve ben sinirden titriyordum.’Siz benim komutanımsınız haklısınız ama siz yokken ben vardım bunu da unutmayın ve isterseniz bana bir tutanak yazın benim umrumda değil ama benim yaptığım işlere burnunuzu sokmayın bir bildiğim var ki yapıyorum değil mi?Bence saçmalamaya gerek yok ne siz benim özel olarak yaptıklarımla ilgilenin ne de ben sizin sadece iş yapalım ve siz de farkında mısınız bilmiyorum ama bizim tek işimiz vatan ona göre hareket edip askerleriniz özel hayatına el atmamanızı tavsiye ederim.’ Dedim sinirli bir şekilde tabi durur mu canım,ciğerim,Yüzbaşım,komutanım yapıştırdı suratıma lafı.

‘Zaten işimiz vatan olduğu için size karışıyorum farkında mısın bilmiyorum ama gece yatarken ne giydiğini sormadım bir terörist araştırmışsın ve o kim dedim ayrıca ben senin komutanınım yarın sabah ya odama gelip her şeyi anlatırsın ya da ben sana gerçekten bir tutanak yazmak zorunda kalacağım.’ Dedi ve arkasına dönüp odasına girdi.

Kalleş herif.

Sinirimle boğuşarak içeri girdim hızlıca geçip koltuğa oturudum ne yapacaktım adamın karşısın da istersen yaz dedim ama yazsa ne bok yiyecektim ne yapacaktım ve ben bunu birilerine anlatmaya kesinlikle hazır değildim hem onun ne hakkı vardı buna dört yıldır beraber olduğum kardeşlerim bile tam bilmezken iki günlük adama her şeyi anlatacak değildim ya.

Çarpıtacaksın Derin sallayacaksın kızım bir şeyler kara harpta boşuna manipülasyon yapma olayını gösterdiler yap onu o adama hiçbir şey anlatmayacağız.

Anlatmayacaktım tabi ki de o kim ki bana tutanak tutacak hem o belgeler bu herifin eline nasıl geçmişti odama mı girmişti.Hemen kalkıp masama yürüdüm masanın üstüne bıraktığım belgelere baktım buradaydı peki bunu kim yapmıştı.Kim bu adama söylemişti kimsenin haberi yoktu ki.Bir dakika Kadir Abi.

Yapmamı ol abi söylememiş ol nasıl yaparsın bundan hemen odamdan çıkıp yazıcıların olduğu odaya gittim oranın sorumlusu olan Kadir Abiyi gözlerimle aramaya başladım.Allah’ım lütfen o söylememiş olsun lütfen lütfen.

‘Derin bir sıkıntı mı var kızım’ dedi arkamdaki beden döndüğümde Kadir Abiyi gördüm ‘abi sana bir şey soracaktım lütfen doğru ve eksiksiz cevap ver’ dedim fısıltıyla ‘Söyle kızım söyle ne yalanımı gördün bugüne kadar’ dedi kırılmış bir sesle ve geçip orada bulunan sandalyelerden birine oturdu ve diğerini de eliyle bana gösterdi geçip oturdum ben de.

‘Abi senden birkaç çıktı istemiştim içerisinde teröristlerle ilgili bilgiler yazan ondan kimseye bahsetmişmiydin.Bundan bir ay önce falandı.’ Dedim ve düşünmesi için bekledim sertçe yutkundu ve ‘Ben...Derin şu yeni gelen Yüzbaşı var ya buraya indi dün akşam saatlerinde bana bilgisayarlardan aratılanların geçmişine bakmak istediğini söyledi ben de tamam dedim baktı.’ Dedi devam et der gibi kafamı salladım.

‘İşte senin şu heriflerle ilgili çıkardığın belgeleri gördü.Sordu bana kim bunları çıkarıyor diye-bir tane de değil çok fazla oldukları için şüphelendi sanırsam-ben de sen söyleme demene rağmen söyledim ama ben sandım ki o üstündür ondan bir şey gizlemezsin kusuruma bakma’ dedi hüzünlü bir ses tonuyla.Ayağı kalktım ve kapıya doğru ilerlerken ‘Sıkıntı yok abi’ dedim sessizce.

Zaten kime güvendiysek sokmadı mı sırtımıza bir bıçak neyse ki bu ilk değildi ben alışıktım.

Şimdi asıl konuya gelecek olursak ben bu Yüzbaşıya ne yalan söyleyecektim?

........................................................

Yemekhaneye indiğimde timin yemek yediğini fark ettim ben de kendime bir şeyler alıp yanlarına gittim ben mi yanlış görüyordum yoksa bunlar erkeklerle beraber mi oturuyordu-ki bunlar Barlas’ın timi oluyordu-yavaşça yanlarına yaklaştığımda gülüştüklerini fark ettim.

Allah’ım lütfen düşündüğüm şeyler olmasın Yarabbim yalvarırım.Eğer düşündüğüm şey başıma gelirse şu askeriyenin bahçesinde bunların hepsini tek tek yakardım.’Herkes eğitime’ diye bağırdım sertçe elimdeki tepsiyi aldığım yere bıraktım ve çıkışa ilerledim.’Beş dakika içinde herkes hazır halde bahçede olmazsa olacaklardan ben sorumlu değilim.’ Dedim ve çıkışa ilerledim arkamdan oflayıp pufladıklarını duyuyordum ama sorun bakayım umrumda mı? Tabi ki hayır.

Bahçeye yavaş adımlarla ilerlemeye başladım ben bahçeye çıktığımda beş dakika ne olursa olsun biteceği için yanımdan koşturan askerlere bakıyordum cebimden telefonumu çıkarttım ve anneannemi aramaya karar verdim.

‘Buyrun kimdiniz?’ diyen sesle bir duraksadım ve numaraya tekrar baktım onunkiydi işte ‘Anneanne benim Derin unuttum deme atarım kendimi aşağıya’ dedim sertçe gerçekten unuttuğunu düşünmeye başlamıştım ki ‘Haa sen benim şu hayırsız torunumsun ben de diyorum bu kim kusuruma bakma hiç arayıp sorduğun yokta ben dedim şimdi ölmüştür ondan yani.’ Dedi ölüm dediyse kesin sinirlidir bu hatun.

‘Aaaa aşk olsun unuturmuyum seni hiç yeni geldim görevden kız,niye kızıyorsun hemen pekte sinirlidir bu hatun.’ Dedim gülerek,önce sinirli ve sert bir nefes aldı sonra gülmeye başladı.’Kızamıyorum da bu kıza,hiç aramaz etmez ama torun işte ne yapacaksın.’ Dedi bende tebessüm ettim bir taraftan da dışarı çıkıp çıkmama arasında kalmış kapıda duruyordum.’Aaahh benim gülüm ne yapayım valla zaman yok bak şimdi de beş dakikalığına aradım seni askerler bekliyor beni.’ Dedim.

‘Tamam o zaman kuzum tutmayayım ben seni ama akşam ara tamam mı Allah’a emanetsin anneannesinin kuzusu dikkat et kendine’ dedi tek nefeste gülümsedim onun bu haline.’Sen de Allah’a emanetsin dikkat et kendine çok öpüyorum selam söyle kankalarına da, hadi eyvallah.’

‘Aleyküm selam hadi görüşürüz kuzum.’ Dediğinde ben de telefonu kapattım ve dışarı yürüdüm tam da düşündüğüm gibi hepsi korkudan yan yana dizilmişlerdi.

‘Evet,nasılsınız bakalım bugün iyisiniz inşallah,gerçi başka şansınız da yok.’ Dedim sert sesimle.’Şimdi hazırsanız biraz terleteceğim sizi,fazla boş kaldınız son zamanlarda,hadi bakalım ne kadar erken başlarsak o kadar da erken biter.’ Dedim ve elimle parkuru işaret ettim.

2 saat sonra

‘Başa dön Şinazi oradan öyle geçilmediğini çok iyi biliyorsun.’ Diye bağırdığımda Şinazi koşarak başa döndü ve en baştan başladı hepsi sırılsıklamdı-buna benim ve Barlas’ın timindekiler de dahildi-bense gölgede durmuş gözüme de güneş gözlüğümü takmış onları izliyordum.

Arada bir ara Yüzbaşı yanıma gelmiş ve ‘Hayırdır Üsteğmenim’ demişti bende ‘Alıştırma yapıyoruz komutanım katılmak isterseniz’ demiştim ama o kafasını iki yana sallamıştı –ki sorarken katılmayacağını biliyordum zaten- sonra da geçmiş kenardaki banka oturmuş ve askerleri izlemeye başlamıştı.

Hala da buradaydı ve askerleri izliyordu onun da gözünde tıpkı benimki gibi siyah bir gözlük üstünde de Hakkari’nin sıcaklığından olsa gerek haki yeşili bir tişört vardı.Hatta tişört üstüne öyle bir yapı- neyse çok detaya gerek yok bu kadar incelemek yeter

Bence de Derin ne oluyor sana elin oğlunu dikizlemeyi bırak evli barklı çıkar bu şimdi.

Yüzük yok ki parmağında evli değildir be.Değildir,değildir.Allah’ım neden ben bunu tartışıyorum ba-na-ne.

Bak bir şey söyleyeyim mi? Konuştukça acayip batıyorsun sus.

Böyle iç ses mi olur lan.Ne diyorum ben Allah için.Bu adam geldiğinden belli ben iyi değilim beni çok sinirlendiriyor ondan kesin nöronlarımla oynuyor olacak o kada tabi yoksa başka ne olabilir ki ne olabilir yani?

Kendi iç sesimle kavga ederken dışardan nasıl görünüyordum acaba,bu konu tartışmaya kapalıydı kesinlikle çok güzel görünüyordum.Tamam Yüzbaşı sarışın mavi gözlüydüde biz de boş değildik sonuçta.

Sarışın renkli gözlü bir çıtırdım ben de bu adamla ne kadar güzel çocuklarımız olurdu be.

Aynen,aynen ben pisliklik yapıyordum bir de kadına bak ya.

Ben düşüncelerimle savaşırken ‘Eee Üsteğmenim sizde biraz koşmaz mısınız? Ya da belki sabah ki olayı anlatmak istersiniz ha ne dersiniz’ diye soran herife döndüm.Ne diyordu la bu? ‘Anlamadım Yüzbaşım ben niye koşuyorum ki tam olarak ayrıca bana bir gün vermiştiniz diye hatırlıyorum, yoksa yanlış mı hatırlıyorum’ diye sordum melül melül bakarak.’Eee siz onların komutanısınız bense hepinizin komutanıyım birkaç turda siz parkura girin de görelim marifetlerinizi ve haklısınız yarına kadar zamanınız var acelesi yok bekleriz yarına kadar’ dedi sinirlerimi tebeme çıkaran bir tebessümle.

‘Haa yok komutanım ben böyle iyiyim dağ harici bir yerde terlemeyi hiç sevmem.Hem zaten birazdan bitireceğim çoktandır buradalar yeter bu kadar ve evet emin olun yarın gelip size her şeyi anlatacağım’ Dedim bok anlatırdım,gerizekalı herif.’Peki komutanım siz bitirin ve eminim ki yarın bana her şeyi eksiksiz anlatacaksınız bundan hiç şüphem yok’ dedi meydan okur gibi.

‘Kesinlikle’ dedim bende ona meydan okur gibi bakarak ‘Bu kadar yeter dağılabilirsiniz gidin de temizlenin hadi,aferin hepinize çok iyiydiniz bugün.’ Dedim ve Yüzbaşıyı orada bırakarak askeriyeye girdim üzerimi değiştirip çıkacaktım bugünlük bu kadar yeterliydi.

Hemen odama girdim kapıyı kilitledim ve üstüme siyah bir pantolonla beyaz bir tişört giydim ayağımdan postallarımı çıkardım ve beyaz sporlarımı giydim.Genelde direk üniformam ile çıkardım ama bugün önemli bir işim vardı.

Sana olan sevgisinden ölüp biten yeğenini-kuzeninin çocuğun almaya gideceksin.Abartmasan mı acaba Derin?

Boş yapma benim için önemli herhalde.Çıkmadan önce kızların yanına ilerledim bahçedeki bankta oturmuşlardı.’Kızlar ben çıkıyorum atayım mı sizi de eve? Dedim.’Derin beni eve bırak ya otobüs çekecek halde değilim.’ Diyen Ece’ye baktım kafamla hadi der gibi işaret yaptım kızlara el sallayıp arabama doğru yürümeye başladık. ‘Arabanı ne yaptın?’ dedim merakla.’Ömer’e bıraktım ya ehliyet almış ya bir heves edinmiş sürekli çıkıyor durdurak bilmiyor korkuyorum bir şey olacak diye ama işte vermeyince de bağırı çağırıyor evin içinde.Biliyorsun annemde tek susturamıyor bağırıp duruyor kadıncağıza bende ne yapacağımı bilmiyorum.’ Dedi hüzün dolu bir sesle elimi omzuna attım.

‘Sıkma kendini bu kadar ergenler işte hevesi geçsin artık büyümesi gerektiğini anlar.Bir yerden sonra da sen bakmayacaksın ya ona cebine her sabah para sıkıştırmayacaksın elbet anlayacaktır.’ Dedim elimi omzundan çektim.Cebimdeki anahtarı çıkarıp arabanın kapılarını açtım ve sürücü koltuğuna kuruldum Ece de yolcu koltuğunun kapısını açıp oturdu,arabayı çalıştırdım ve askeriyeden çıktım.

‘Gerçekten yoruldum Derin o kadar salmış ki ders çalışmadı yks’den doğru bir puan getirmedi msü’ye girdi orda da yapamadı pomeme gireceğim diye tutturdu orda da boydan kaybetti.Artık kazandığım para az gelmeye başladı yaşı büyüdükçe benden beklentileri de fazlalaştı sürekli para istiyor,sürekli ama durmadan ve ben artık ne yapacağımı bilmiyorum.’ Dedi artık yorulduğunu belli eden bir ses tonuyla.

‘İşe falan başlamayacak mı öyle başı boş gezecek mi yani?’ dedim ben de.’Yine pomeme gireceğim diyor bilmiyorum artık ama ben artık bunaldım ondan sıkıldım ve daraldım sinirlerimi bozmaya başladı annemin de çok üstüne gidiyor zaten.’ Dedi ben yavaşça annesi ve kardeşi-Ömer’le- beraber oturdukları evin önünde durmuştum.

‘Sıkma canını Allah her zorluğun ardından bir kolaylık verirmiş.Elbet o da kendine gelir biraz sık dişini sonrası Allah kerim.’ Dedim ve gülümsedim.’Biliyorum ve onun için sabrediyorum.Sağol Derin ya dinledin beni de yolunu da uzattın zaten’ dedi mahcup bir tonlamayla.’Saçmaladın şu an kardeşimsin sen benim tabi ki dinleyeceğim.Ayrıca Göktürk’ü almaya gideceğim ve okulu burada,hem o olmasa bile bana yük olmadığınızı biliyordunuz duymayayım bir daha.’ Dedim ve gülümsedim kendime çekip sıkıca sarıldım Ece’ye ‘Sizin için her şeyi yaparım bir dosttan veya arkadaştan da öte kardeşimsiniz siz benim.’ Dedim ve geri çekildim.

‘Sen de bizim her şeyimizsin be gülüm’ deyip yanağımdan makasa aldı yüzümü ekşittim ama sonra gülmeye başladım arabadan indi sonra bir anda ‘Lütfen şu Barlas komutana da kardeşimsin demeye kalkma çünkü ben yeğen sevmek istiyorum.’ Dedi ve kızacağımı bildiği için koşarak binadan içeri girdi.Arkasından şok olmuş bir şekilde bakakaldım.Eşek sıpası ya.

Arabayı Göktürk’ün okuluna soruyordum.Kendisi benim koskoca sülalemde konuştuğum tek kadının ki o da Zeynep’ti ve kendisi benim için timimdekiler neyse oydu o da tıpkı diğerleri gibi kardeşimdi benim ve o da benim gibi bir askerdi aynı zamanda asker bir kocası vardı Hakan beş yıl önce evlenmişlerdi ve hızlı bir hamilelik sonucu Göktürk doğmuştu zaten o da şu an dört yaşına girmek üzereydi.

Okul dediğim yerde kreşti zaten arabayı kreşin önüne park edip indim ve kreşe doğru yürüdüm.Kapıda beni orada çalışan bir kadın karşıladı.Beni daha önce de gördüğü için sorgulamadan Göktürk’ü çağırmaya gitti.Beş dakika sonra minik bir beyefendi sırtında ondan daha büyük çantasıyla görüş hizama girdi ‘Tezeeee’ diyip yanıma koşmaya başladı.Eğilip kucağıma aldım hemen ‘Teyzesinin yakışıklısııı’ dedim onu öperken Göktürk kucağımdayken kapıya doğru yürümeye başladım,o ise bana kreşte neler yaptıklarını anlatıyordu.

‘Sonya ben de ona dedim ti öle yapman hit hos diğil’ dedi bozuk Türkçesiyle.Bu çocuğun ağzını yeme isteğime engel olamıyordum.’O ne dedi peki’ dedim onun konuşmasını devam ettirmesini bekliyordum.Bir taraftan da arka koltuğa bindirmiş ve kemerini taktım.

‘İstediyi dibi tonuşacakını söledi ben de ne yapaysan yap o zaman dedim’ dedi mutsuzca.Ben de arabaya binmiş ve yola çıkmıştım o sırada.’Aferin teyzecim iyi yaptın.O doğru olmayanı yapmış ama sen sana yakışacak şekilde uyarmışsın onu bu saatten sonra yapıp yapmamak ona kalmış sonuçta boşver o yüzden’ dedim kafamı arkaya çevirip.

‘Zaten ben sonya oona bi sey demedim ti teze.’ Dedi ehliyet kemerinden dolayı istediği gibi hareket edemesede kafasını öne uzatmaya çalışarak.Gülümsedim onun bu hallerine arabayı park edip indim arka kapıyı açarak Göktürk’ün de ehliyetini çözdüm ve onu da kucağıma aldım ‘Hadi bakalım teyzesinin birtanesi eve gidelim’ dedim gülerek.’Didelimmmm’ dedi bağırarak.

Binaya girdim ve ikinci kata çıkarak zili çaldım.Kapıyı açan Zeyneb’in ağlamış olduğunu ferk ettim.Kendi ve Göktürk’ün ayakkabısını çıkarıp içeri girdim.Göktürk kucağımdan indiği gibi odasına koştu.’Üstüne değiştir annecim.’ Diye arkasından bağıran Zeyneb’e ve dolu gözlerine baktım.Bir anda sıkıca sarıldı bana.

‘Korkmaya başlıyorum ne oluyor Zeynep’ dedim sertçe.’Görev çıktı Derin hem ben hem Hakan ve Albay bu sefer çok tehlikeli olduğunu ve ucunda şehadetinde olduğunu söylüyor Kuran çarpsın kendim için korkmuyorum oğlum için çok korkuyorum Derin ya bize bir şey olu-‘ demesiyle sözünü kestim.

‘İyice saçmaladın kızım yaşımız otuza dayanmış bugüne kadar sayısız göreve çıktık şimdi mi öleceğiz.Biz kendimiz için korksaydık en başta bu yola girmezdik.Şimdilik bana görev emri verilmedi o sırada Göktürk’e ben bakarım olurda bana görev çıkarsa da bir şekil hallederiz.Siz de sağ salim dönersiniz Allah’ın izniyle.’ Dedim gülümsedi ve sıkıca sarıldı ben de sarılışına karşılık verdim.

Aradan biraz geçtikten sonra Hakan geldi ve ben kalkmam gerektiğini anlayınca ayaklandım.Tabi yarın erkenden gidecekleri için Göktürk Bey de benimle geliyordu ve o bu durumdan hiç rahatsız değildi tıpkı benim gibi o da çok eğleneceğimizi düşünüyordu.

Tabi dört yaşındaki bir çocuk ve yirmi yedi yaşındaki bir kadın ne yapabilirdik ki,ha bir de otuz yaşında bir adam.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.