İçeriğe geç

İntikam

Bölüm 5 · 5 dk okuma

İntikam

Bölüm 5

Yeni tim yeni aile

Asena'dan

Arkamdan birilerinin beni takip ettiğini hissediyordum tahminen 2-3 kişilerdir diye düşündüm, benim için çocuk oyuncağıydı. Çıkmaz sokağa doğru ilerledim, sonuna geldiğimde arkamı döndüm 6 tane adam bana bakıyordu biri öne çıktı "nasılsın güzelim" güzelim ıiy midem bulandı, bu kelime ağzına ne kadarda yakışmıyordu "bana bir daha güzelim demeni önermem" karşımdaki adamları incelerken gözüm arka tarafda karanlık da bu tarafa bakan time takıldı beni mi takip ettiler yoksa adamların bir kadını takip ettiğini fark edip tanımadıkları kadını mı takip ettiler? Bence ikinci seçenek ama neyse konumuza dönelim. Öne çıkan bana daha çok yaklaşarak tekrar konuştu "üzüyorsun ama beni güzelim şimdi ne gerek var birbirimizi üzüp kırm-" yüzüne attığım yumruk ile bir iki adım geriledi diğerleride üzerime geldi. Birinin karnına tekme atınca sümüklü böcek gibi yere yapıştı, bir diğerinin kafasına belimdeki silahın kabzasıyla vurdum bazıları gerilesede ben durmadım silahımı belime sokup geri kalanlara yumruk ve tekme indirdikten sonra hepsi yere yığılmıştı. Bana bakan Börü timine doğru ilerlerken "sizin burada ne işiniz var?" bir süre kimse bana cevap vermedi, sonunda biri konuştu ama saçma sapan bir şey dedi, konuşan Serhat idi. "komutanım siz nasıl ama" hepsi göz gezdirirken yaklaştım. Hepsi bana hayran hayran bakıyordu bu hoşuma gitmişti ama en çok hoşuma giden Demir'in bakışı olmuştu "evet ben peki sizin burada ne işiniz var?" neden beni takip ettiklerini merak ediyordum, başka bir kadın sandılarsa neden yardıma gelmediler ya da ben olduğumu bilip beni güçsüz çelimsiz biri olarak zannedip adamları dövemeyeceğimimi düşündüler, ben sanırım fazla paronoyakım. Kimse bana cevap vermiyordu ve bu beni sinir ediyordu "tim size diyorum!" kendine gelen Barış cevapladı "komutanım biz siz olduğunuzu fark etmedik yani başka bir kadın zannettik sizi, adamları da fark edince sizi takip ettik korumak için ama bize gerek kalmadı" anladığımı belli ederek kafamı salladım ve timi inceledim herkez hala bana bakıyordu tam o sırada Demir ile göz göze geldik gözleri çok güzeldi bunu Ömer bana ihanet ettiği için söylemiyorum ama gözlerinin yeşili Ömeri'nkinden kat kat daha güzel. "komutanım sizinle göreve gitmek için ve o itlere yapacaklarınızı görmek için heyecanlanıyorum" Yiğit'e döndüm bende onlarla göreve gitmek için heyecanlıydım, sonra aklıma komutanın attığı mesaj geldi "bende heyecanlanıyorum, sizi görmüşken söyleyeyim yarın içtima olmayacak, saat 8'de Tuncay komutanın odasında olacağız görev için" tim kafasını evet anlamında salladıktan sonra tekrar konuştum "o zaman iyi akşamlar yarın görüşürüz" "komutanım sizi biz bırakalım" Demir'in konuşmasıyla ona döndüm, neden olmasınki. Eve gelene kadar konuştuk ailelerinden bahsettiler,

"komutanım ben yeni nişanlandım, inşallah yakında düğün var. Aslında bu gündü ama görev olduğu için ertelendi" diyen Barış'a döndüm. O da sözünü tamamladı "nişanda olamadınız ama kına gecesine ve düğüne bekleriz" "tabiki gelirim, böyle önemli bir günde timini yalnız bırakmam ama ben kız tarafıyım ona göre" güldü "emredersiniz komutanım" yüzüme sahte sert bir ifade taktım "oğlum karargah dışında komutanım demeyin" "emredersiniz komu-" sert bakışlarımla sustu

Diğerlerine devam etmelerini söyleyen bir bakış atınca, sözü Arda aldı "ben annemin dizinin dibinden ayrılmadım. Annemi ve babamı asla bırakmam" Mert alaycı ses tonuyla konuştu "asker adam tabi evde kaldım diyemiyor, annemin dizinin dibinden ayrılmıyorum diyor" hepimiz gülerken Arda ters ters bize bakıyordu "komu- pardon Asena abla bari sen yapma" gülüşüm aniden soldu. Hemen Arda'ya ters bakışlarımı gönderdim "oğlum ben o kadar yaşlımıyım? Abla ne lan! Olmadı teyze deseydin!" "komutanım ben sürekli size komutanım diyorum. Yani yaşınızı bilmiyorum, bana acıyın Asena komutanım" aslında biraz hak vermedim değil "tamam sen bana direk Asena de" sesim bir öncekine göre daha nazik çıktı "Asena bu pezevenke ceza vermeyecek misiniz?" konuşan Mert'e döndüm "mesela" "mesela şey gibi karargahın etrafında 100 tur koşu" gözlerimi kıstım "sen koşmayı çok istiyor gibisin, görevden sonra hatırlat 100 tur koşalım seninle" Arda ve diğerleri sırıtırken onlara döndüm "siz de buna dahilsiniz" hemen gülüşleri soldu.itiraz etmek üzere dudaklarını araladıklarında konuştum "eee Serhat senin ailen?" "Asena şimdi kıza bir özet geçmek gerekirse.. Evliyim, bir oğlum ve bir kızım var ikiz, Ayaz ve Ayza isimleri. Ellerinizden öperler" "bende onların yanaklarından öperim.. Peki sen Mert" "komutanım ben evliyim, inşallah yakında prensesimiz olacak" güldüm "o prensesin adı ne olacak?" "aslında bakarsanız adını hiç düşünmedik. Yani önerilere açığız" biraz düşündükten sonra konuştum "Çilem, Sabır, güçlü duruş ve mücadele demek" Mert bana döndü "ilk defa böyle bir işim duydum, tam Mercan'a uygun bir işim. Kendisi anlamlı isimleri bayılırda" güldüm "beğenmene sevindim" dedikten sonra diğerlerine döndüm "illaki hepinize teker teker sormak zorunda mıyım?" sözü devam ettirmek adına Tolga konuştu "evliydim fakat trafik kazasında eşimi kaybettim. Bir oğlum var adı Pusat ellerinizden öper" Tolga'nın anlattıklarına üzülmüştüm, ne kadar zor bir hayatı var "ne diyeceğimi bilmiyorum, başın sağ olsun" barış bizi kaplayan hüzünden kurtarmak adına konuştu "Asena ben tek yaşıyorum sevgilim var, inşallah yakında evlilik teklifi edeceğim" "senin adına sevindim, hepinizin ailesiyle yüzyüze görüşmek isterim." bir süre sessizlik oldu "eee yüzbaşım, bir tek siz ve ben kaldık. Önden başlamak ister misin?" derin bir nefes alıp bana döndü "tek başıma yaşıyorum, sevdiğim ve ailem vatanım" kafamı anladığımı belli eder şekilde salladım "eee Asena ben önden başladım hadi sıra sende" bende Demir'in yaptığı gibi derin bir nefes alarak time döndüm. Hepsinde gözlerimi gezdirirken gözlerindeki merakı gördüm "bende tek yaşarım. Sevdiğim vardı Ömer... arkadaşlarım ve ailem vardı. Albay benim babam gibidir, her zaman destek olmuştur bana aynı zamanda eşi ve kızları da. Onlardan başka kimsem yo-" "Asena sözünü bölmüş gibi oluyorum ama, senin Börü timin var. Biz sana ailede, eşde, dostda oluruz. Yani bizde senin arkandayız evelallah, ne zaman desteğe ihtiyacın olursa burdayız" Demir'in dinlerken istemedende olsa gözlerim dolmuştu, ya ben duygusal konuşmaya dayanamamki. Demir'e dolu gözlerimle buruk bir gülümseme sundum. "Asena ben sana bunu duygulan ya da ağla diye demedim. Her zaman yanında olduğumuzu bil diye, kendimi yalnız hissetme diye dedim" sesi fısıltı gibi çıkmıştı. Gözyaşlarımı silerek konuştum "hadi ben bugün duygusal konuşmaya dayanamıyorum, sen beni ağlatmak için yemin mi ettin be Demir" benim sitemli cümleme tim gülümsedi. Biraz daha yürüdükten sonra evime varmıştık.

Time gittikçe daha çok bağlanıyordum. Her ne kadar eski timimden kalma bir bağlanma sorunu olsa da bu sorunu Börü timi ile çözecektim.

Eve girmeden önce time doğru döndüm "gelin içeri hadi" tim birbirine baktı "komutanım çok güzel bir fikir fakat geç oldu ama bu daveti görevden sonraya saklamayı çok isteriz" "tamam öyle olsun, iyi akşamlar" toplu bir şekilde iyi akşamlar dediler. Tim gittikten sonra üzerimi değiştirip kendimi uykunun derinliklerine bıraktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.