İçeriğe geç

İNTİKAM

Bölüm 3 · 2 dk okuma

İNTİKAM

Bölüm 3

OKULDA İLK GÜN

Okulun kapısından içeri adım attığımda, nefret içime işledi. Etraftaki yüzler, gülüşler, sıradan hayatlar… Hepsi bana uzak ve anlamsızdı. Onların haberi bile yok. Ama ben biliyorum. Müdürleri, kahraman sandıkları adam, benim hayatımı çalan, ailemi yok eden canavar. Ona o gün bir söz vermiştim, on yedi yaşımda intikam almaya gelecektim ve işte buradaydım. Bu okula sırf bunun için geldim. Her şeyin başladığı yerde, her şey sona erecek. Müdürün gözü gibi baktığı oğlu bu okulda. Oğlunu benden koruyabileceğini sanıyor. Yıllarca evlerine, okuluna, oğlunun gittiği her yere korumalar dikmişti. Ama ben sabırlıyım. Yavaş yavaş tüm ailesini alacağım. Onun beni izlerken çaresizliğini görmek, tek amacım bu. Kimse bilmiyor. Kim olduğumu, buraya neden geldiğimi bilmiyor. Ama müdür hayatını mahvettiği kızın şimdi kapısına dayandığını öğrenecek. Tek fark, bu kez ben kazanacağım. Gözlerimdeki nefret, içimde büyüyen intikam ateşiyle daha da güçleniyor.

Okulun bahçesine girdiğimde tüm gözler benim üzerimdeydi ama yüzümü göremiyorlardı, şapkam tüm yüzümü kapatıyordu. O yangından sonra sadece ruhsal olarak değil fiziksel olarak da yara almıştım, yüzümde kocaman bir yara izi oluşmuştu, o yüzden yüzümü kimseye göstermiyordum. Yavaş yavaş yürürken başımı kaldırıp okula baktım ve pencereden beni

izleyen müdürü gördüm. Hafifçe sırıttım, yüzündeki korku o kadar belli oluyordu ki, sanki bu günün geleceğini biliyor gibiydi. Ellerim cebimde yürümeye devam ettim. Okula girdiğimde, ilk işim müdürün odasına gitmek olmuştu. Sert bir şekilde kapıyı açtım. Müdür ayaktaydı. Bir süre onu nefret dolu gözlerle seyrettim, sonra konuşmaya başladım.

”işte o gün geldi müdür, hatırladın mı beni?” Sakin bir şekilde konuşmaya başladı.

”Geleceğini biliyordum, yıllardır bu günün yaklaştığını hissediyordum” yumruklarımı sıktım.

”o zaman hazır olmalısın! Annemi, babamı ellerinle katlettin! Onları benden aldın!” Soğukkanlı bir şekilde bana yaklaştı.

”Evet biliyorum. Olanların farkındayım. Onların ölümü kaderlerinde vardı. Sende bunu engelleyemezdin” öfkeyle bağırarak “kader mi diyorsun? Onları sen öldürdün, sen bi katilsin. O geceyi hiç unutmadım. Gözlerimde hala alevler, kulaklarımda çığlıklar var! Senin o soğuk gülüşün var aklımda. Nasıl yaptın bunu? Nasıl böyle soğukkanlı olabildin?”

“onlar birer piyondu, tıpkı senin gibi… bu dünyada güçlü olanlar kazanır. Zayıflar ise yok olur” gözlerim dolmak üzereydi ama öfkem daha ağır basıyordu.

”Zayıf olan sensin! İnsanlığı, vicdanı olmayan sensin! Ama ben buraya sadece intikam almaya geldim.” Hafif bir tebessümle konuşmaya başladı “yıllar öncede aynısını söylediler, ailende bana karşı geldiklerinde böyle konuştular. Ama sonuç ortada değil mi? Şimdi de sen geldin… ama bil ki, bu intikam oyunu kazananı olmayan bir oyun.” Dişlerimi sıkarak konuşmaya başladım

“hayır bu sefer kazanan ben olacağım, ailem artık huzur bulacak” ve hızla arkamı döndüm tam gidecekken bizi izleyen adamı gördüm, gözleri ve siması fazla tanıdık geliyordu ama kim olduğunu anlamamıştım. Ben müdürün odasından çıktıktan sonra bir süre göz göze geldik ama kapişonlumu çıkarmadığım için yüzümdeki o korkunç yarayı göremiyordu. ve sonra adam baba diyerek içeri girdi. Müdürün oğlu olduğunu anlamıştım. Yani benim kurbanım. sonuçta her şey daha yeni başlamıştı değil mi?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.