İçeriğe geç

İnsanlar ve İncuslar

Bölüm 7 · 3 dk okuma

İnsanlar ve İncuslar

Bölüm 7

Kimin Hatasıydı Peki

Akşam oluyordu, Sukushiro da halen araştırmalarına isteksiz bir şekilde devam ediyordu, Dover'in Beyaz Uçurumlarından aşağıya bakıyordu. Çoğu kişi'nin yanında birileri vardı, ama Sukushiro yalnızdı. Etrafı gözetlemeye devam ederken bir anda kısa bir adamın uçurumun tam kenarında durduğunu fark etti. Tam koşmaya başlayacağı zaman ayağı kayaya takıldı ve yere düştü, gördüğü adamda o sırada uçurumdan atladı. Sukushiro ise yerden onu izlemek zorunda kaldı, yavaşça yeniden ayağa kalkıp uçurumdan aşağıya umutsuz gözlerle baktı, tahmin edileceği üzere adam ölmüştü. Bu Sukushiroda kötü bir etki bırakmıştı görünüşe göre, gözünden istemediği halde göz yaşları akıyordu. Kokishi'yi hatırlamıştı, değerli bir arkadaşı ve eski Hida-Takayama lideri. Kendini sakinleştiremedi, acı çekiyordu. Suçluluk ve pişmanlık haraket etmesine resmen engel oluyordu.

Geçmişten Hatıralar...

Kokishi ile zorunlu bir iş birliği sonucunda tanışmıştım... Cinayet ve hırsızlık vakaları sürekli olarak artış gösteriyordu, Kokishi de küçük kasabamızın lideri olarak bunu fark etmişti, ve ben. Ben Japonyada tanınan oldukça saygıdeğer bir dedektifim. Ayrıca aynı kasabada yaşıyorduk, bu onun için bir ayrıcalıktı. Beraber tam olarak 6 dava çözdük ve hepsinde harika bir iş çıkarmayı başarmıştı, yinede oldukça çocuksu ve ciddiyetsiz olabiliyordu ve kesinlikle dalga geçmeyi çok seviyordu. Egosunun yüksek olduğunu düşünürdüm ta ki bunu sadece saygı görmek ve gerçek benliğini saklamak için yaptığını anlayana kadar. Bunu kendi kasaba halkı hakkında konuşurken fark etmiştim, serin ve davasız huzurlu bir yaz gecesinde çay bahçesinde Matcha çaylarımızı sakince yudumluyorduk ki Kokishi lafa girdi, "Hida-Takayamadaki insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz Sukushiro-San?" yüzünde sakin bir gülümseme ile tam olarak gözlerimin içine bakıyordu "Kötü değiller, ayrıca neye göre yorumlamamı istediği oldukça önemli." Kokishi başını hafifçe sallayıp çayından bir yudum aldı "Sence benim hakkımda ne düşünüyorlardır?" "İyi bir lidersiniz Kokishi-Sama. Size hayranlıkla baktıklarına ve oldukça saygı duyduklarına eminim." lafımı bitirdiğim anda nefes bile almama vakit kalmamış yarı hüzünlü bir tonla kıkırdadı ve sonrasında hemen lafa koyuldu "Eğer böyle olmasaydım... Yinede bana aynı gözle bakarlar mıydı peki...?" bu cümleyi söyledikten sonra gözlerin kapatıp iç çekti, ardından cevap beklercesine bana baktı. Dediği şey oldukça karmaşıktı ve bir çok anlama gelebilirdi o yüzden detaylı bir cevap vermedim, "Tabii, neden olmasın." gülümsedi, "Sukushiro-San... Sana bir konuda güvenebilir miyim... Lütfen." sesi oldukça yumuşak ve umut doluydu, ama arkasındaki kararsızlık ve endişeyi anlayabiliyordum. Başımı salladım ve devam etmesini bekledim "Sence... Halka sana davrandığım gibi davranırsam, beni zayıf görürler mi...?" bunları duyunca öylece durup kalmıştım "Ne demek istiyorsun..." Kokishi gülümsedi "Biliyor musun... Unut gitsin, önemi yok." o an güvendiği sayılı insanlardan biri olduğumu anladım, aslında bana güvendiği belliydi ama bir iş ortağından fazlasıydım. Onun arkadaşıydım. Beraber tam 3 yıl geçirdik ve son bir ay içerisinde suç oranları artmıştı, hatta tam olarak 20 kişi ölmüştü, Kokishi'nin akıl sağlığı kötüleşmişti ve halk ondan bir hareket bekliyordu, ama hiç bir şey yapmadı. Artık sınırlarıma ulaşmıştım ve gerçekten bu olaylara katlanamıyordum, bir gece yine saçma sapan konuşmaya başladı. Bende susması için lafa koyuldum "Kokishi, tüm bu boş konuşmaların içinde yalnızsın. Hepte öyle olucaksın" ardından eşyalarımı toplayıp kasabadan ayrıldım. Sabahında ise ölüm haberi geldi, kendisini bıçaklamıştı ve bana da intihar mektubu yazmıştı "Saygıdeğer Dedektif Sukushiro'ya,

Hatalı olduğumu biliyorum, ve haklısın sonsuza kadar yalnız kalacağım. Sizinle geçirdiğim 3 yıl hayatımın en güzel yıllarıydı, her şey için teşekkür ederim. Bana 3 yıl boyunca katlandığınız için teşekkür ederim, harika bir arkadaştınız. Artık kimseye yük olmak istemiyorum o yüzden hayatım son vericeğim, lütfen ben gittiğimde arkamdan ağlamayın veya üzülmeyin. Unutmayın ki hata bende, sevgilerimle hoşçakalın."

Mektubu okumayı bitirdiğimde dizlerimin üstüne çöküp delilercesine ağlamaya başladım, benim suçumdu. Bana verdiği değeri hak etmemiştim ve zamanda geriye gitmek gibi bir şansım yoktu, kariyerime ara verdim ta ki çocukluk arkadaşım Jordan beni İngiltereye davet edene kadar.

Şimdiki Zaman...

Sukushiro halen uçurumdan aşağıya, ölmüş olan adamın cesedine bakıyordu, "Benim hatam..." diye düşündü içinden "Her şeyi batırdım... yine..." ağlamayı bırakmıştı, bomboş gözlerle sadece aşağıya bakıyordu. Dış dünyadan tamamen kopmuştu düşüncelerinde kaybolmuştu, ta ki Jordan Sukushiro'nun omzunu sallayana kadar. Sukushiro kendine geldi ve Jordan'a baktı, yüzünde halen görülebilir bir duygu belirtisi yoktu, Jordan iç çekip Sukushiro'ya baktı "Dostum uçurumdan aşağıya bu kadar fazla bakmak seni kambur eder." Sukushiro onayladı "Haklısın... Özür dilerim." Jordan gülümsedi "Güzel. Eee, İncuslar hakkında bilgi buldun mu?" Sukushiro başını hayır anlamında salladı. "Sorun yok dostum." "Benim dinlenmem lazım Jordan... Eşine selamlarımı ilet." "Tabi, iletirim." ardından Sukushiro 1 aylığına kiraladığı küçük kulübeye gitti, dedektiflik ona göre değildi belkide...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.