İçeriğe geç

İnsan

Bölüm 2 · 2 dk okuma

İnsan

Bölüm 2

İlgi meraklısı prenses (2)

İmparator William burnunun kemiğini ovuyordu.İmparator William'ın kızı Prenses Emily babasına bir şeyler anlatmaya çalışıyordu.

Kızın dediğine göre dün gece krallığın sınırlarına bir insan girmişti ve acilen güvenlik ekiplerini göndermeleri gerektiğini söylüyordu.

"Kes şunu,Emily."

İmparatorun kırmızı kanatları yeri süpürdü.Kocaman kırmızı kanatları ve kısa saçları,sarı gözleri vardı.Kemikli parmaklarını çenesinde dayamıştı ve Emily'i izliyordu.

Kırmızı saçlarının üzerinde parlayan bir altın taç,onu göründüğünden daha otoriter biri yapıyordu.

Emily babasının dediği şeyle irkildi.

"Cidden vaktimi bunun için mi harcıyorsun? Asırlar önce soyu tükenen insan türünün bir anda ortaya çıkması saçmalığı için mi?"

İmparator derin bir iç çekti.

"Dikkat çekmek istediğini biliyorum.Şu insan saçmalığını bir kenara atıp daha iyi yalanlar bulmalısın."

İmparator kapıyı işaret etti.

"Gidebilirsin."

Emily hızlıca kapıdan çıktı.Elleri kırmızı elbisesini tutarken gözünden gözyaşları süzüldü.O sadece halkını korumak isteyen bir prensesti,o canavardan korumak isteyen bir prenses.

Emily odasına ulaşabilmek için uzun koridorlarda çabuk adımlar atmaya başladı.Gözlerindeki yaşlar durmamıştı ve etrafındaki hizmetkarlar bu gözyaşlarını görüyordu.Emily normalde başkalarına gözyaşlarını göstermeyi sevmezdi.Fakat şuan zihni bunu takamayacak kadar doluydu.

Yanından geçtiği hizmetçiler anında onunla ilgili dedikodular yapmaya başlamıştı,en kötü yanı seslerini bile kısmaya zahmet etmiyorlardı.

Emily bunlara takmamaya çalışıp odasının kapısını açtı.Yatağına ilerlerken yanındaki boy aynası gözüne çarptı.Onun fikirlerini niye dikkate almadıkları çok barizdi.

Emily hiçbir canavarın özelliğini taşımayan bedenine baktı.

Kürkü,boynuzu,kanadı veya kuyruğu yoktu.Kraliyet ailesi ejderha soyundan geliyordu,fakat bir ejderhanın yeteneğine sahip olmayan tek kişi Emily'di.

Emily daha yeni doğuduğu zaman bütün herkes bu duruma şaşırmıştı.Bebeklerin küçücük olsa bile kanatları ve kuyrukları vardı.Ama Emily pürüzsüz bir bedenle doğmuştu.

Aslında bu durum bir aldatılma vakası olarak sonuçlanırdı.Ne var ki Kraliyet ailesinin kalıtsal özelliği olan açık kırmızı saç ve altın sarısı gözler Emily'de de vardı.Bu yüzden de Emily'nin bir sarayda yaşamasına izni vardı.

Hayır,hayır.Yaşamasına izin vardı.

Kendisini yatağa attıktan sonra önündeki cama baktı.Gün batımı olduğundan içeriye loş bir ışık giriyordu.Bu Emily'nin uykusunu getirdi.Gözyaşlarıyla uyumak her ne kadar rahatsız edici olsa da Emily gözlerini yumdu.

İçinde suçluluk duygusu olsa da şuan hiçbir şey yapamazdı.Aciz bir bedenle, bir canavara karşı nasıl kazanabilirdi ki?

O canavar cidden güçlüydü,cidden.

Onu tek yenebilecek olan Lordlar ve İmparator William'dı.Emily belki Lordların ona inanabileceğini düşündü,ama en son ki karşılaşmalarını hatırlayınca bu fikirden de vazgeçti.

Lordlar,İmparator William'dan sonra en güçlü dört kişiydi.Halk,onları kahramanları ilân etmişti.Her savaşta onlar sayesinde kazanıyorlardı,bu su götüremez bir gerçekti.

Hepsi güçlü klanlardan geliyorlardı.Fakat hiçbiri Ejderha klanıyla boy ölçemezlerdi.

Prensesin içini istemedende olsa kıskançlık duygusu kapladı.

Aslında savaşta Emily bir prenses olarak ön safada olmalıydı.Onlar değil.

Sonuçta bir prenses,Lordlardan daha değerli ve güçlü bir varlıktı.

Onların gelecekteki kraliçesi olacak kişi Emily'di.

Fakat neden onlardan daha güçsüzdü? İçindeki kıskançlıktan rahatsız olan prenses,gözlerini sımsıkı kapattı.

Emily uykuya dalarken bir dilek diledi.

Ona inanan biriyle tanışmayı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.