(Bu hikayeye başladıysanız çok büyük bir yokluk içerisindesiniz demektir.Çizgi Studio'daki bütün kitapları sömürdünüz.Bu yüzden en derinlere geldiniz.
Bu hikayeyi 2-3 sene önce,ergenlik çağlarımın dibindeyken yazmıştım.Bu yüzden anlatım dili çok acemice ve karakterlerin kişiliği biraz saçma.Ayrıca bazı yazım yanlışlarım olabilir.Yinede iyi okumalar dilerim.Umarım bu yokluktan çıkabilirsiniz.)
Küçük kız uzun ağaçların arasında sakince oturuyordu.Balta değmemiş bu ormanda ondan başka hiçbir insan yoktu.
Gözleri kapalı olan küçük kız derin bir nefes aldı.Sonra da eli,kılıcının kabzasına uzandı.Kılıcın demiri,kılıcın korumalığına sürterek kulak tırmalatan bir ses çıkarıyordu.Ve bu ses,ormanın içerisinde yatan yaratıklara ormanda başka birinin olduğunu söylüyordu.
Küçük kız buna rağmen kılıcını yavaşca yukarıya çekti.Ses tıpkı bir keman gibi daha da incelirken artık ormanın her yerinde yankılanıyordu.Ama küçük kız bunu umursamadı.
Ağaçların sarmaşıklı ve uzun dallarında sallanmalar meydana geldi.
Dalların üzerindeki birçok yaratık,ilk defa gördükleri bu canlının ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Kürkü,boynuzu,kanadı veya kuyruğu yoktu.Aslında bu olay yaratıklar için ilk sefer değildi.Sadece iki kez olması şaşırtıcıydı.
Küçük kız acele etmeden gözlerini açtı.
Karalamaya benzeyen siyah gözleriyle dalların üzerinde duran yaratıkları süzdü.Küçük kız ağır ağır göz kırptı.
Yaratıklar biraz geri çekildiler ve kızı iyice süzdüler.
Belinin biraz altında biten simsiyah saçları ve karalamaya benzeyen gözlerinin altında yer alan göz torbaları vardı.
Üstünde siyah bir tişört vardı,altındaysa dizlerinde biten beyaz bir şort.Ayakkabısıysa çıtçıtlı olanlardandı.Kızın belinde bir kılıç korumalığı ve o korumalığın üzerinde ağaç dallarına benzeyen çizimler vardı.
Kız en sonunda kılıcını tamamiyle çekip sağ tarafına savurdu.Bunu bir tehdit olarak algılayan yaratıklar tam kaçmak için bir hamle yapacaklardı ki sağ taraftaki yaratıklar kondukları çoğu ağacın onlarla birlikte yere devrildiklerini fark ettiler.Sol taraftakilerse bunu fark ettikleri anda koşarak uzaklaştılar.
Küçük kız yere devirdiği ağaca ve baygın yatan yaratıklara baktı.Ağır ağır göz kırpmaya devam ederken ayağa kalktı.Yaratıklara doğru yürürken insanı delirtecek bir yavaşlığı vardı.Küçük kız yaratıkların önünde durduğunda onları inceledi.
Bir tanesinin belden aşağısı bir geğikti,başka bir tanesininse yüzünde kocaman gözleri ve belinde çokça örümcek bacağı vardı.Bir tek bunlarla kalmıyordu tabii ki de.Daha sayamayacak kadar tür vardı,ama küçük kız hiçbiriyle ilgilenmiyordu.
Küçük kız arkasında bir hareketlilik hissettiğinde arkasını dönüp kılıcı kendine siper etti.
Ona doğru gelen şey kılıçla çarpıştığı an küçük kız geriledi.O şey kılıçla çarpışmayı bırakıp küçük kızın beline tekme atmayı denedi.Fakat küçük kız daha da hızlı davrandı ve o şey çarpışmayı bıraktığı anda onun göğüs kafesine tekme attı.
Bilinmeyen yaratık darbeyi aldığı an sağlam duran ağaçlara doğru uçtu ama son anda dengeyi kurup yere iniş yaptı.
Küçük kız,o şeye bakarken bir şeye karar vermeye çalışıyor gibiydi.
Sadece karşılık mı vermeliydi yoksa saldırganı mı oynamalıydı?
Canavar yerinden fırladı ve küçük kıza karşı bir saldırı yaptı.Küçük kız son anda kararını verdi:
Saldırganı oynayacaktı.
Küçük kızın kılıcından bir sis çıkmaya başladığında anında harekete geçerek o şeyin hareket edememesi için kollarını ve bacaklarını kesti.Yaratığın kolları ve bacakları arasında yoğun bir sis dumanı oluştu ve yere çöktü.
Küçük kız yere düşen şeyi bir süre süzdü.Yaratığın her yeri siyah kumaşlarla kaplıydı.Kimliğini saklamak istiyormuş gibiydi.
O şeyin kolla bel kısmında,kalçaya ve omuza bağlı damarlar oluşmaya başladı.Damarlar parmakların olması gereken kısma kadar uzadıkları zaman artık yukarıda bir cilt katmanı oluşmaya başladı.Kısa bir süre sonra o şey tıpkı eskisi gibiydi.O,hızla koşarak uzaklaşırken küçük kız onu durdurmaya zahmet etmedi.
O şey yarınlar yokmuşcasına koşarken yüzünü örten kumaşlar gevşediğinden dolayı küçük kız onun yüzünü biraz görebilmişti.
Açık kırmızı saçları vardı,elmacık kemikli o yüzü gayet yuvarlak,hatta tombuldu.Uzun kirpiklerinin ardından gözyaşları süzülüyordu.
Küçük kız,o şey gözden kaybolana kadar yerinden kıpırdamadı.Sonra da arkasını döndü ve yıktığı ağaçların üzerinden geçti.