İçeriğe geç

IMPOSING COMMANDER - TAEKOOK

Bölüm 14 · 6 dk okuma

IMPOSING COMMANDER - TAEKOOK

Bölüm 14

12

Haiii ben geldiim!

Yazım yanlışlarım varsa affoluna. Keyifli okumalar dilerim lokumlarım! Xx

+++++

"Kasıklarımdaki sızı şiddetleniyor." diye itiraf ederek ağzımdaki baklayı sonunda çıkarttım. Komutan Kim'in üstüme çıkmasıyla birlikte bacak aram şiddetle sarsılmıştı ve gerçek anlamda kasıklarımdaki sızı kucağına oturmamla tetiklenmiş, üstüme çıkmasıyla daha da hiddetlenmişti.

"Kasıklarındaki sızıyı dindirmemi mi istiyorsun?" diye sordu derin sesi. Başımı yattığım koltukta salladım. "Lütfen Komutanım, sızıyı dindirin..."

Dudakları, sözlerimden hoşnut kalmış tatminkâr bir gülücükle aydınlandı. Gülümseyişi bile o kadar baştan çıkartıcıydı ki, ona bakmak bile beni bitiriyorken, şu anki konumumuz beni benden almış, kendimden geçirmişti.

Tek elini başımın yanına yaslayıp koluna abanırken, göz temasımızı koparmaksızın diğer eli göğsümden aşağıya kayıp kasıklarıma yöneldiğinde soluklarım hızlandı.

Parmakları eşofmanımın içine girdiğinde bacaklarımı birbirine kapatmaya çalışıp bastırırken onun bacaklarımın arasında kalan bedenini sıkıştırdım.

"Komutanım..." diye fısıldadım devam etmesine muhtaç bir şekilde. "Ne istiyorsun Jeon?" dedi hırıltılı bir sesle, gittikçe koyulaşan irislerini bir an bile benimkilerden ayırmadı. "Dokunun bana. Lütfen..." dediğimde alt dudağını ısırarak iç çamaşırımın lastiğini parmaklarıyla kavradı.

Lastiğe abanarak çekiştirip aniden bıraktığında iç çamaşırımın lastiği tenime çarptı. "Madem sana dokunmamı istiyorsun, o halde bu sızıyı dindirelim Jeon."

Parmakları iç çamaşırımın lastiğiyle oynamaya son verip boxerımdan içeriye girdiğinde sırtım yattığım koltukta kavislendi.

Uzun parmakları penisime kapanırken, "Sırılsıklam olmuşsun." dedi derin sesi. Onun feromonları beni mahvediyordu. Penisimden zevk sıvıları sızdırmaya başladığım için ıslanmıştım.

Kucağında mekik çekerken öpüştüğümüz o anı anımsayınca mümkünmüş gibi daha da yükseldim. Ona ihtiyacım vardı, beni öpmesine, bana dokunmasına...

Parmaklarına bulaşan zevk sıvımın ıslaklığını testislerime ve deliğime sürecek şekilde parmaklarını aşağıya kaydırdı. Parmaklarıyla deliğimi sıvazlar gibi aşağı-yukarı hareket ettirerek okşamaya başladığında "Uhmm komutanım..." diye kısık bir sesle inledim.

"Şşşh sessiz ol Jeon." dedi beni ikaz ederek. Bana dokunurken zevkten inlememek mümkün değildi ki. Ah Tanrım...

Daha hızlı ve sert bir şekilde deliğimi sıvazlarken, başımı yattığım koltuktan kaldırıp alt dudağımı ısırarak koltuğa geri çarptırdım. Tam o sırada tek parmağıyla okşamaya devam ederken diğer parmağını içime itti.

"Mmmhh-ahh." Parmağını içimde çevirerek duvarlarımın içinde ilerlemesini sağladığında arka arkaya inledim.

Parmağını içime sertçe vurmaya son verip aniden çıkarttığında kapattığımı fark edemediğim gözlerimi hızla araladım. Sessiz olmamı söylemişti ama inlemeden duramıyordum ki, engel olamıyordum çünkü deli gibi hoşuma gidiyordu, dokunuşlarıyla beni zevkten mahvediyordu.

"Özür dilerim komutanım..." diye fısıldadığımda üstümden kalktı ve doğruca çalışma masasının yanına yöneldi. Benimle ilgilenmeye devam etmesini söylemek istiyordum.

"Sesimi çıkarmayacağım, cidden sessiz olacağım." dediğimde masadaki çekmecelerinden birini açtı ve aldığı siyah kravatı iki yandan tutup çekiştirerek yanıma döndü.

Tek dizini koltuğa yaslayıp üzerime eğildi. "Bu biraz sessiz olmanı sağlar." diyerek bana göz kırptığında heyecandan kalbim gümbürdedi.

Kravatı sıkıca dudaklarıma bastırıp ensemin arkasında düğüm atarken başımı kaldırıp ona yardımcı olmaya çalıştım.

Sıkıca bağladığı için kravatın kumaşı dudaklarımda gerilince, dudaklarımı hareket ettirmemle kumaşın bir parçası ağzımın içine girdi. Dişlerimle kravatı ezerken, Komutan Kim eski pozisyonuna geri dönüp parmağını içime sertçe itti.

Sırtım yay gibi gerilirken, yattığım koltukta sarsıldım. Atik hamlesine, tahrik olan vücudum karşılık vermişti.

Kalçalarımı kaldırarak kendimi onun parmağına doğru iterken buldum kendimi. Kasıklarıma bastırarak beni koltuğa geri çarptırırken içimdeki parmağının hızını arttırdı. Kısa saçları hızlı hareketi nedeniyle kontrolsüzce salınırken, dişlerimle ısırdığım kravatına bakarak burnundan sert nefesler çekmeye başladı.

Ağzım bağlı olmasına rağmen boğuk iniltiler parmaklarının hızı arttıkça ağzımdan fırlamaya devam etti.

Komutan Kim parmağını içimden çıkarttığında kısık gözlerimle soluk soluğa ona baktım. Beni bırakmaması için başımı iki yana salladığımda dudaklarına çarpık bir gülücük yerleşti.

"Sızıyı dindireceğimi söylemiştim, söz ağızdan bir kere çıkar." diyerek bana göz kırptı. Ardından geri çekilirken uyluklarımdan yakalayıp beni yattığım koltukta atik bir hamleyle yüzüstü çevirdi.

Heyecandan kalbim ağzımdan fırlayacak hale gelirken, belimden yakalayıp yattığım koltukta köpek pozisyonuna gelmemi sağladı.

Ellerimle koltuktan tutunarak destek alırken, dizlerimi biraz daha aralamamı sağladı. Diz kapaklarımın ve ellerimin üstüne abanmış bir şekilde sabırsızlıkla onu bekledim.

Başımı çevirip ona baktığımda, eşofmanımla iç çamaşırımı çekiştirerek haşin bir hamleyle dizlerime kadar sıyırdı. "Sevişin benimle." Kurdum onun kurduyla iletişim kurmaya çalıştığında, başarılı olmuş olmalıyım ki kısık bir sesle kıkırdadı.

Ben içime girmesini deliler gibi arzulayıp beklerken o kalçalarımı sıkıp avuçlayarak deliğimi yalamaya başladı.

Sert darbelerle dilini yuvarlaya yuvarlaya deliğimi hırçınca yalarken tutunduğum koltuğu sıkarak kendimi onun ağzına doğru ittim.

Bu hamlem onu daha da kışkırtmış gibi, ağzını kocaman açarak dişlerini hassas tenime sapladı ve hunharca emmeye başladı. Ağzımdaki kravatı ısırıp ezerken, o da benim hassas tenimi ısırıp ezdi.

Kravat ağzımın salyalarıyla sırılsıklam olurken, boğuk boğuk inledim. Komutan Kim bir yandan deliğimi yiyip bitirmek ister gibi emip yalarken, bir yandan da kalçamda dolanan ellerinden biri penisime uzandı.

Penisimi sıkıca avuçlayıp kendine doğru çekip penisimin başını sıvazlamaya başladı. Diğer eli kalçama şaplak atıp hapazlarken kalçamdan belime doğru indi ve elinin ayasıyla belime abanarak kalçalarımı daha da dikleştirmemi, havaya kaldırmamı sağladı. Belimi iyice kavislendirdi.

Dilini deliğimden ayırdığı anda parmağıyla deliğimi dürttü. Parmağını içime iterek bastırırken bir yandan da kalçamı dişleyerek emdi. "Ahhhhmmm."

Penisimi hırçınca çekerken, daha fazla onun feromonlarına dayanamayıp boşalmaya başladım. Komutan Kim, boşaldığımı fark edince parmaklarıyla içime vurmaya son verip penisime ağzını kapattı ve ağzının içine boşalmamı sağladı.

Gözlerim boşalırken tamamen kendimden geçtiğim için kararak kapandı. Gözlerim kapalı olmasına rağmen gözbebeklerimin etrafında yıldızlar uçuştu.

Ağzım çenem sızlayacak şekilde kocaman açılmıştı ve arka arkaya inlemiştim. Menimi yuttuktan sonra diliyle penisimi yalayıp temizlemiş ve sonra da iç çamaşırımla birlikte eşofmanımı çekerek giymemi sağlamıştı.

Gözlerimi kırpıştırarak kendime gelmeye çalışırken, başımı çevirip ona baktığımda parmaklarına bulaşan menimi yaladığını görünce kalbim tekledi. Bakışlarımızı buluşturduğu anda koltuktan bana doğru uzandı ve göğsüyle sırtıma abanarak kravatı çıkarttı.

"Koğuşa geri dön şimdi." diyerek geri çekilince yutkunarak koltuktan kalktım. Ben de onunla ilgilenmek istiyordum, onu rahatlatmak istiyordum... Ama benden görünüşe göre böyle bir talepte bulunmayacak gibi görünüyordu. Koğuşa gitmemi istemişti çünkü.

Onun arkasından ayağa kalkıp koltuğa baktığımda deri koltuğa sıçrayan menimi görünce ensemi sıvazladım. "Komutanım koltuğu temiz-"

"Gerek yok, biri yokluğunu fark etmeden koğuşa geri dön." dedi otoriter sesi. "Emredersiniz komutanım." dedim ve kapıya yöneldim. Kilitli kapıyı sessizce açıp kapıyı aralamadan önce ona döndüm.

Ellerini ceplerine tıkıştırmış bir şekilde pencereden dışarıya bakıyordu. "Teşekkür ederim komutanım..." Benimle ilgilendiğiniz için teşekkür ederim...

Cevap vermeyince dudaklarımı şişirerek önüme döndüm ve kapıyı açtığım gibi dışarıya çıkıp kapıyı arkamdan usulca kapattım.

*

Ertesi gün|

Antrenmandan sonra kahvaltı için yemekhaneye gelmiştik. Komutan Kim ile hiç konuşamamıştım. Kızgınlığım dinmişti. Normalde çok sancılı geçirirdim, ama onun sayesinde başlangıcını da hafif atlatmış, dün bana yakın olup ilgilenmesi sebebiyle kızgınlığa sessizce girmiştim.

Bu sabah sadece ıslanmış bir şekilde uyanmış ve iç çamaşırlarımı değiştirmiştim. Ama yine iç çamaşırım kayıplara karışmıştı ve bu kez duş alırken içeriye birinin girdiğini de işitmiştim. Lakin ben kabinden çıkana kadar kaybolmuştu.

Jimin dün gece kaybolduğumu fark etmişti, bu yüzden ona olanları anlatmıştım gizli gizli. Tabii çılgına dönmüş ve tüm koğuşu uyandıracak şekilde bağırmıştı. Ama neyse ki kimseye yakalanmamıştık.

Bugün de donumu kesinlikle Komutan Kim'in aldığını söyleyerek artık sorgulamaya gitmemi söylemişti.

Tam bunun üzerine Komutan Kim yemekhane kapısı girişinde belirince Jimin çaktırmadan beni dürtükledi.

"Seninki geldi." dediğinde sessiz olması için kıkırdayarak ona işaret verdim. "Hadi git artık, donlarımı alan siz misiniz falan deme sakın yalnız. Öyle dersen oysa bile kabul etmez." diye fısıldadı.

Onu başımda onayladıktan sonra masaya ellerimin ayasıyla vurup oturduğum sandalyeden kendimi kaldırdım.

Ardından kapı eşiğinde ellerini ceplerine tıkıştırmış bir şekilde bana bakan Komutan Kim'in yanına yürüyüp önünde bittim. "Komutanım, sizinle bir şey konuşabilir miyim?"

Gözleri hafifçe kısıldı. "Düş önüme." diyerek başıyla yanından geçmem için işaret verirken kenara kaydı. Alt dudağımı emerek yanından geçtim. Bana yetişti ve ikimiz yan yana yürürken doğruca yemekhanenin çıkışındaki koridora yöneldi.

Koridorun sessizliğinden fırsatlanıp köşeye geçti. "Dinliyorum."

"Son günlerde kıyafetlerim kayboluyor komutanım. Önce bir sweatshirtüm kayboldu, ondan sonra eşofmanım. Sonraysa atletim. Peşinden de iç çamaşırlarım kaybolmaya başladı." dedim gözlerinin içine bakarak.

Üst dudağı seğirir gibi oldu saliselik. "Son iki seferdir de, yıkamak için soyunma odasına getirdiğim boxerlarım tam da duş alırken kayboluyor. Kimin yaptığını bilmiyorum." dediğimde dudakları beğeniyle büküldü.

"Siz misiniz?" diye fısıldadım. "Ne?"

"İç çamaşırlarımı alan siz misiniz komutanım?"

**

Bölüm sonu :') Umarım bölümü sevmişsinizdir. Bol bol oy ve yorum isterim, gelecek bölümde görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın seviyorum sizi baiii! Xx

Instagram: Sevvyniz / Sevvytk / Sevvyedit

-Şevval

Bölüm sonu

6 yorum