İçeriğe geç

İlk Aşk

Bölüm 21 · 2 dk okuma

İlk Aşk

Bölüm 21

~|~

Elini sıkıca tutuyorum. Gözlerinde kaybolmak çok kolay. Onca başarısız denemenin ardından gerçek aşkı bu partide bulacak olma ihtimalim beni güldürüyor ama Heart-Attack’ın olayı da bu öyle değil mi? Kalbimi sıcacık edecek kişiyle duyguların dansını yaşamak.

“Beren.” Sesim oldukça keskin, bakışlarım gibi. Atacan’ı baştan aşağı süzüyorum ve bundan zerre utanmıyorum. “Tanıştığıma memnun oldum. Cidden.”

“Çünkü tam da neden burada olduğunu sorgulamaya başlamıştın ve ben çıkageldim.” Gülüşü yarım dudaklı, ağız çevresinde tek bir yana doğru kıvrılan muzip çizgiler var. Dişleri çok beyaz, öyle ki fırçasına çamaşır suyu damlatıyor bile olabilir.

“Fazla özgüvenlisin.” Diyerek bir tepki gösteriyorum. Kaşlarım hafif çatık, onu tartıyorum.

“Ah hayır beni yanlış anladın.” Gülüşü genişliyor. “Düşüncelerini tam da zamanında böldüm demek istemiştim. Yoksa benimle flört edecek değilsin.”

“Neden ki?”

“Çünkü ben davetli değilim, size hizmet için buradayım ve işin aslı şu an… seninle kesinlikle konuşmamalıyım.”

“Ama bu çok saçma. İnsan kime çekileceğini hesap edemez ki. Duygular tüm olgulardan soyut değil mi?”

“Haklısın ama bu uygulama için çok çalışılmış diye duydum. Büyük sükse yapmak istiyorlar ve her şey kusursuz olmalı. Hizmet dengesi bozulursa bu parti hızla rezaletin dibini boylar. Kimse bunu istemez.”

“Sen bu kuralı deliyorsun ama?” Kaşlarımı kaldırıyorum, artık hafiften eğlenen bir halim var.

“Hayır delmiyorum.”

“Saçma. Yanımdasın, benimle konuşuyorsun ve kesinlikle hizmetini aksatıyorsun.” Ona sataşmanın çok hoş bir yanı var.

“Elindeki yiyecek ya da içecek dolu tepsiyi ortalama on dakika içinde bitirirsin. Öncesinde seni mutfak kısmında takviye için beklemezler. On beşinci ya da yirminci dakikaya girdiğinde dikkat çekmeye başlarsın. Yirmi beşinci dakika tehlike vaktidir, işini aksattığını tüm çalışanlar birbirine fısıldar ve sonunda yukarıdakilerin kulağına gider. O gece için seni kullanmaya devam ederler ama sonraki partiler ya da etkinlikler için asla aranmazsın. Kural böyledir.”

“Yani senin şu an için on dakikalık bir vaktin var öyle mi?”

“Ve ne yazık ki çoğu dolmuş durumda. Bu yüzden tepsimi bitirmek adına hızla ayaklanmalıyım.” Bana doğru eğilerek söylüyor bunu ve burnuma tıraş losyonu, sigara dumanı ve teninin kokusu çarpıyor. İçimde tuhaf bir kıpırtı oluşuyor. Burnuma minik bir fiske vurup ayaklanıyor. Temiz ve serin havayı arkasında bırakıp cam sürgülü kapıdan içeri girecekken onu durduruyorum.

“Hey! Formu doldurdun öyle değil mi?” İçimdeki yoğun beklenti karşısında şaşkına dönüyorum.

Duraksayıp bana dönüyor. Omuzlarını hafifçe yukarı kaldırıp “İşim olmaz.” diyor. “Çünkü uygulamanın teki bana asla aşkı sunamaz.” Dalgalı saçını eliyle dağıtıp derin bir nefes çekiyor içine ve sonra başka tek kelime etmeden içeri girip gözden kayboluyor.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.