Kabinden çıktığımda turuncu saçlı kadın elimi daha nazik bir şekilde tekrar tutup gülümsüyor. Bu sefer dişine minicik bir morluk bulaşmış, rujun başına buyruk kısmı bu. Kadın ne kadar kontrol manyağı olursa olsun eşyaların her zaman asi bir doğası olagelmiştir. Ruj da bunun örneği.
Yutkunuyorum. Karşımda gülümseyen ama sessizce bekleyen biri var. Bu bir süre sonra sinir bozucu olmaya başlıyor. "Sonuç?" diyorum, başımı yana eğerek.
"Ah siz gençler. Her zaman biraz sabırsınız öyle değil mi?" Kıkırdama seline tutuluyor.
Göz deviriyorum. Genç tanımı günümüzde biraz daha genişledi. Elli yaş bile bazen genç sayılabiliyor ve karşımdaki kadın da zaten hiç de yaşlı durmuyor. Otorite, diye fısıldıyor içimdeki ses; kelimeyi sabırsızca uzatarak. Bu kadın üstünlük kurmak için her statüyü kullanır. Yaşı olmasa bile büyüklük taslar sana. Gençliğini vurgular, seni toy gösterir. Oyuna gelme.
Omuzlarımı geriye atarak boynumu öne çıkartıyorum. Kendimi havalı hissettiğim pozlardan biri bu. "İlginç bir deneyim olacağa benziyor. Sabırsız olmam normal değil mi?"
"Haklısın." Başını peş peşe sallıyor, onay göstergesi bu. Sivri tırnaklarıyla çenemde kavisler çiziyor. "Biliyor musun, unutamayacağın günler yaşayabilirsin." Göz kırpıyor. "Alev ben. Alev Öncü. Uygulamanın bu vitrin kısmına dahil olamasan bile sakın üzülme. Sonuçta Heart-Attack herkesin aşkı arayabileceği bir yer.”
Heart-Attack. Ne kadar klişe bir isim ve dilimize uygun bile değil. Gerçi Kalp-Krizi adıyla piyasaya sunulsaydı uygulama başlamadan dibi boylardı. Vitrin yüzü olmak da açıkçası umurumda değil. Afişi uzatan eli bulmak istiyorum ben, elin tekinsiz cümleler kuran sesini. Ayrıca böyle bir uygulamanın yazacağım yeni kurgu açısından esaslı bir araştırma olacağı aşikâr. Hem kim bilir… Bu serüvende yeni bir Beren keşfi bile yapabilirim.
"Tüm talimatlar zarfın içinde. Umarım vitrin için uygun görülürsün." Göz kırpmaya devam ediyor, tikli bir insan gibi. “Ama önce partiye geçmelisin. Başlangıç partileri her zaman büyüleyici olur.”
Onu son bir kez tepeden tırnağa süzüyorum. Alev kurgusal bir karaktere fazlasıyla benziyor ama ben tüm bunları gerçekten de yaşıyorum.