İçeriğe geç

İlk Aşk

Bölüm 17 · 2 dk okuma

İlk Aşk

Bölüm 17

~|~

İçeri Alev'in dediği gibi arka kapıdan giriyorum. Devasa bir mahzene adım atmak gibi bu, her yer karanlık, yoğun bir nem kokusu var. Tavandan su damlıyor, pıt pıt. Kolon benzeri yerlere çivi çakılarak gaz lambaları asılmış. "Evin dışı daha modern duruyordu." diyorum kaşlarım şekilden şekle girerken.

"İnsanlar da böyledir. Görünenin aksine içleri çoğu zaman gizledikleri her şeydir." Korumalardan daha cılız ve sarışın olanı söylüyor bunu. Dili varmış, diye düşünüyorum.

"Dışarıda konuşmamız yasaktı." diye cevap veriyor, böylece sesli düşündüğümü anlıyorum. Yüzüm kızarıyor, utanç etkisi.

"Ah, ben öyle söylemek istememiştim." Yüzüm buruşturulmuş bir kâğıt parçasına git gide daha çok benziyor.

"Tam da öyle demek istediniz." Hafifçe gülümsüyor, orta yaşlı biri bu. Omuzları geniş, yüzü köşeli ve sert ama içeri girdiğimizden beri yeni bir özelliği ortaya çıkıyor: Babacan tavır.

"Kabalığımı bağışlayın." Dudaklarımı ısırıp başım önde yürümeye devam ediyorum. Bu karanlık alan, git git bitmek bilmiyor. Kafamda kabaca bir hesap yapıyorum. Evin içinde olması mümkün değil, çünkü bu kadar büyük bir alan oraya sığmaz. Ben de şu çıkarımı yapıyorum. Arka kapı bizi bir tür tünele sokuyor ve evin arkasındaki geniş arazide dolaştırıyor. Eve bağlı bir tür labirent gibi bir şey olmalı bu. Çünkü düz ilerlemiyoruz, sürekli bir yöne sapıyoruz ve bazen karşımıza çıkan birden fazla kapıdan birini seçiveriyoruz. Yanımdaki adamlar yön konusunda kendilerinden çok emin ama ben tedirginim. Kaybolmuş olamayız öyle değil mi?

Daha düne kadar böyle şeyleri kurgulayan biriydim, şimdi canlısından yaşamak bana bayağı bir eksantrik geliyor.

Derken, yaklaşık onuncu dakikanın içinde girdiğimizde alelade ahşap bir kapının önünde duruyoruz. "İçeri girdiğinizde sadece eğlenin. Uygulamayı merak eden ve buraya kadar gelme cesaretini gösteren herkes, birkaç saat için bile olsa üst düzey muameleyi hak eder.”

Hay hay, ben de sessiz ve itaatkar ve hatta aşırı kolay etkilenen bir korkuluktum ya zaten.

Kapı açılıyor ve karanlık dehliz; beyaz, parlak bir ışıkla aydınlanıyor. Kutu gibi bir alan önümdeki, bir asansör kabini. İçeri giriyorum ve yüzümü korumalara dönüyorum. "Eğlencenin dibine vuracağım." diyorum.

Sadece sarışın olan gülümsüyor. İyi polis kötü polis benzetmesi yapıyorum zihnimde ve kapı kapandığında onlar da gözden kayboluyor. Asansör sarsılıyor ve yukarı çekiliyorum, bir bilinmeze doğru. Emircan nerede, diye istemsizce merak ediyorum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.