İçeriğe geç

IL MIO GATTO • Texting

Bölüm 12 · 6 dk okuma

IL MIO GATTO • Texting

Bölüm 12

•12•

|•°•|

Yaman: Kanka bi' baksana.

Siz: Noldu lan?

Siz: Böyle yazma geriliyorum.

Yaman: Tövbe haşa ama,

Yaman:

Yaman: Şu adam seninki olabilir mi?

Siz: LAN!

Siz: Diego'nun ne işi var orada?

Siz: Hayır, Türk kahvesi içen Diego gerçek değil.

Siz: Evimden gittikten sonra kafeye mi gelmiş?

Yaman: Evim derken?

Siz: Ya dün gece bende kaldı.

Yaman: Lan, Alara! Ne demek dün gece bende kaldı?

Yaman: Ben bıraktım kızım eve seni zil zurna sarhoş bi' hâlde.

Yaman: Ben gittikten sonra mı geldi?

Yaman: Lan bu gavur genç bir kızın evinde nasıl kalabilir?!

Siz: Yaman sil o aklındaki şeyleri!

Siz: Hiç bir şey olmadı.

Siz: Ben ona mesajlar atmışım o da Türkiye'ye gelmiş beni görmeye. Bir şey olduğunu sanıp evime gelince sızıp kalmışım.

Siz: Beni yatağıma yatırmış, o da salonda uyumuş.

Siz: Bir şey yok yani.

Yaman: Ne demek uyumuş? Olmaz öyle şey.

Siz: Yaman sen niye bu kadar taktın ya. N'apsaydım? Kapı dışarı mı etseydim adamı?

Yaman: Etseydin, Alara.

Yaman: O adam yüzünden saldırıya uğradın sen.

Yaman: Kız kardeşimi de korumayayım mı?

Siz: Yaman onun bir suçu yok ki. Yani Cengiz zaten hastanın tekiydi.

Yaman: Kendini kandırma, Alara. Adamın ne işler yaptığını anlamadığımı mı sanıyorsun?

Yaman: Bize söylemiyorsun ama Cecile ve ben bunu çoktan anladık.

Yaman: Bir tek Serap hiçbir şeyi bilmiyor. Onunda bilmesini istemiyorum. Senin için endişelenecek çünkü.

Yaman: Sen ne dersen de ama bu adamı hiç gözüm tutmadı.

Siz: Yaman yapma böyle ama.

Siz: Daha yeni yeni bir ilişki içerisindeyiz.

Siz: Mutluyum ben.

Yaman: Sana ben bunu daha önce de söyledim, Alara.

Yaman: Kalbinle hareket ediyorsun zaten ama beynini de kullan.

Yaman: Sence adam sana uygun mu?

Yaman: Selçuk dede öğrenirse ne düşünecek?

Siz: Tanıştılar zaten.

Yaman: mal.

Siz: YAMAN!

Yaman: Ne demek tanıştılar?

Siz: Öyle dümdüz.

Siz: Dedem sabah sürpriz bir şekilde geldi. Ve Diego'yu evimde görünce merak etti.

Siz: Ona Diego'nun komşum olduğunu ve kahvaltı yapmaya geldiğini söyledik.

Yaman: Yalanda mı söylemeye başladın?

Yaman: Allah'ım sen sabır ver.

Siz: Delirdin mi? Gerçeği söyleseydim dedem ikimizi de bastonu ile döver.

Yaman: Dövseydi keşke. Akıllanırsın belki.

Siz: Kalbimi kırıyorsun, Yaman.

Siz: Zaten dedem Diego gittikten beri onun hakkında konuşuyor.

Siz: Neymiş, yaşı hiç 25 göstermiyormuş? Neymiş, bende gözü varmış?

Yaman: Yalan mı konuşuyor sence?

Yaman: Birde hangi akıllı bu adama 25 yaşında dedi.

Yaman: Kırk gösteriyor amk.

Siz: ABARTMA YAMAN!

Yaman: Aranızda sekiz yaş var, neyi abartmayayım.

Yaman: Sen ona anca abi dersin.

Siz: Yok ya!

Siz: Sizin de Serap ile aranızda üç yaş var. O da sana abi desin o zaman.

Yaman: Ne demek abi desin?

Yaman: Bana bak, Alara, zaten şu sıralar bana trip atıyor, sakın aklına sokma bunu, anladın mı?

Yaman: Lan hem sekiz ile üç aynı şey mi sence?

Siz: Öyle ya da böyle. Sen ondan üç yaş büyüksün.

Siz: Laf etme benim ilişkime.

Yaman: Tamam lan tamam.

Yaman: Seni uyardım bak,

Yaman: Tekrar aynı şeylerin yaşanmasını istemiyorsan dediklerimi dikkate alırsın.

Siz: Yaşanmayacak,

Siz: söz.

Yaman: İyi.

Yaman: Sen değer verdiğim kişilerden birisin. Arkadaşımsın. Kardeşimsin, Alara.

Yaman: Ve senin üzülmeni istemiyorum.

Siz:

Siz: KİMSE BANA BÖYLE SAHİP ÇIKMAMIŞTI YAA!

Yaman: Şımarma.

Yaman: Ayrıca sen niye hâlâ evdesin?

Yaman: Senin yüzünden daha fazla çalışıyorum. Kafeye gel,

Yaman: Sikmeyim belanı.

Siz: Hemen geliyorum, abi.

Siz: Ayrıca niye küfür ediyorsun ya.

Görüldü.

°°°

Yaman derin bir iç çekerek telefonunu kapattı. Ve masa on altıya siparişlerini götürmeye başladı.

Bir yanda da sürekli gözü kafenin bir ucunda oturan adamdaydı. Diego sessizce bir yandan sigara içiyor, diğer yandan kahvesini yudumluyordu.

Alara'nın evinden çıktıktan birkaç dakika yollarda dolaşmıştı. Sıkıldığı için bir kafede oturmak istedi ve ilk gözüne çarpana girdi.

Alara'nın dedesinin Türk kahvesi istediği aklına gelmişti ve kafede ki menüde olunca hemen bir tane sipariş etmişti. Tadı gerçekten güzeldi. Bir o kadarda ayıltan bir tarafı vardı.

Alara'yı düşünüyordu. Birde başına üşüşen sorunları. Gerek şirket ile alakalı olsun, gerek başka işler. Gabriel ona işlerin hallolduğu ile alakalı bir mesaj atmıştı. Fakat Diego herhangi bir yanıt vermemişti.

Diego yaklaşık on dakikadır burada oturuyordu ve garsonun ona olan iğneleyici bakışlarını yakalamıştı. Başta bilmediği bir ülke de bir davranışı mı hoş karşılanmadı diye düşündü ama o adam hariç herkes normaldi. Siparişini getiren kadın gayet hoş bir şekilde ona hizmet etmişti.

Birkaç dakika sonra garsonun onun fotoğrafını çektiğini anladı. Çaktırmadan çekmeye çalışsa da fark etmişti. Bu kadar insanın içinde herhangi bir şey yapmak istemiyordu ama bu onun iyice canını sıkmıştı.

Adamın telefonda birkaç dakika birisi ile yazıştığını gördü. Ardından telefonu kapattıktan sonra işine geri döndü.

Diego daha fazla yerinde duramadı ve ayağa kalktı. Kasaya doğru ilerledi. O kasaya geldiğinde Yaman siparişleri tepsiye dolduruyordu. Onu açıkça görmezden geliyordu.

"Neden fotoğrafımı çekiyorsun?" Diego sesini fazla yükseltmeden sordu. O sırada elindeki nakit parayı kasada duran kadına uzattı.

Yaman ise gelen soruya şaşkınlıkla bakmıştı. "Anlamadım?"

"Fotoğrafımı çektin, gördüm." Yaman aniden sırıttı ve Türkçe bir küfür söyledi. Diego tabii bunu anlamadığı için kaşlarını iyice çatmıştı.

"Çekmedim, beyefendi. Siz yanlış görmüş olmalısınız." Diego çenesini sıktı. Yaman'ın karşında sırıtması onu daha çok sinir ettiği aşikârdı.

O sırada kasada duran Ahu ve siparişleri hazırlamaya çalışan kızı Serap onlara dikkat kesilmişti. Ahu ne konuştuklarını anlamasa da kötü bir şey olacağı kesindi.

Serap şaşkınlıkla Yaman'a döndü. "Yaman adamın gerçekten fotoğrafının mı çektin?" Yaman aniden endişe ile Serap'a baktı. "Hayır, bak,"

Tam o sırada kafeden içeriye birinin girmesi ile kapıda duran çan çalmıştı. Alara mükemmel bir gülümseme ile onlara selam verdi. "Günaydın!"

Diego, Alara'nın gelişi ile afallamış bir hâlde kaldı. Alara ise hızla Yaman ve Diego'nun arasına geçti. "Ee? Neler yapıyorsunuz?"

"Ah, Alara tam zamanında geldin." Serap şikayet ederek elini kaldırdı. "Yaman bir müşterinin izinsiz fotoğrafını çekmiş."

"Ne? Kimin?" Alara sahte bir şaşkınlıkla onlara bakıyordu. Yaman ise kaşlarını sinirler çatmıştı.

"Yanındaki beyefendinin." Serap gözleriyle Diego'yu işaret etmişti. Alara, Diego'ya dönmüştü ve yüzünü görmesi ile sırıtması bir oldu.

"Yaman neden sevgilimin fotoğraflarını çekiyorsun?" Ahu ve Serap şaşkınlıkla donup kalmışlardı. Alara, Diego'ya sarılıp onlara seslenmişti. "Sevgilim, Diego. Daha yeni İtalya'dan geldi."

"Ah! Diego, bahsetmiştin. Hatırladım." Serap hemen gülümseyerek elini uzattı. "Memnun oldum, ben Serap. Alara'nın arkadaşıyım."

Diego başta Türkçe konuşulanlardan hiç bir şey anlamamış olsa da Serap onunla ortak bir dille konuşmuştu. Gülümseyerek elini sıktığında Alara'ya döndü.

"Onlarda Yaman ve Ahu. Yaman arkadaşım. Ahu, Serap'ın annesi. Onu annem olarak görüyorum." Diego, Ahu'ya gülümseyerek selam verdi ama başını Yaman'a çevirdiğinde gülümsemesi soldu.

Alara hafifçe onun koluna vurdu. "Yaman fotoğrafını bana attı. Seni tanımış ve senin olup olmadığını sordu. Sorun edilecek bir şey yok." Diego derin bir nefes vererek elini Yaman'a uzattı.

İkili el sıkışırken birbirlerinin yüzlerine bakmıyorlardı. El sıkıştıktan hemen sonra ellerini geri çektiler.

Alara yanında duran Diego'nun gergin olduğunu hissettiğinde. Onun koluna iyice yaslanmıştı. Bir elini ise sırtına koymuştu. Diego ise boş durmamış Alara'nın belinden sıkıca tutuyordu.

"Ah, çok kötüsün, Yaman. Madem onun olduğunu anlamıştın bana niye söylemedin?" Serap kızgınlıkla Yaman'a baktı. Yaman ise onun bu tatlı hâlini görünce gülümsemeden edemedi. "Emin değildim, canım."

"Alara niye daha önce bana bir sevgilin olduğunu söylemedin?" Ahu sahte bir sinirle Alara'ya baktı. Alara ise ona şirin bir şekilde gülümseyerek baktı. "Daha çok yeni, Ahu abla. Özür dilerim."

"Ah, neyse."

"Ee, sevgilinin yanına mı geldin, Alara?" Serap gülümseyerek sordu. Alara başını salladı. "Hayır. Yaman çağırdı. İş varmış."

Yaman gözlerini pörtleterek Alara'ya baktı. Sevgilisinin bunun yüzünden kızacağına adı gibi emindi.

"Ne demek işe geldim? Sevgilin uzaktan geldi ve sen çalışacak mısın? Gidin. Gidin bir randevuya çıkın. Biz hallederiz." Serap özellikle bakışlarını Yaman'a çevirdi. "Senin işini Yaman yapar, değil mi?"

Yaman hemen başını salladı. "Tabii, tabii ben yaparım. Alara Hanım, sevgilisi ile gezsin." Alara bu konuşmanın altında çok iyi biliyordu ki Yaman'dan fırça yiyeceğini.

Alara hemen Diego'

nun kolundan tutarak kapıya doğru koşmuştu. Sanırım, İstanbul'u turlayacaklardı.

°°°

Helu

Düşünceleriniz?

Öptüm 😼

Bölüm sonu

12 yorum