Annemin beni bırakmasının ardından 3 saat geçmişti, ben hala yürüyordum. 3 saat boyunca yürümüştüm. Ayaklarım ne kadar ağrıdıysa bile asla durmak bilmiyordum.
Biraz sonra denizden birkaç santimetre uzaklıkta bir şişe gördüm. Şişenin içinde streç filme sarılı bir şey vardı. Şey diyorum çünkü streç filmi kat kat sardıkları için gözükmüyordu.
Bu şişeyi kesinlikle açmalıydım. Ancak tıpası sıkışmıştı, açamıyordum. Aklıma gelen ilk şey şişeyi kırmak oldu. Sahilde taş aramaya başladım.
Hiç taş bulamayınca denizin dibinden büyük taşlar toplamaya başladım. İşim bitince sudan çıktım ve çantanın içinden aldığım havlularla bacaklarımı sildim.
Artık sıra, üstünde gemi desenleri olan elimdeki şişeye gelmişti. Bu görkemli şişeyi kuma yatırdım, biraz geri çekildim ve onu sımsıkı tuttum. Sol elime taşı aldım ve derin bir nefes alıp verdim.
Bir kere vurdum, olmadı. Şişe kırılmadı.
Aynı şeyi tekrar yaptım, yine olmadı.
Fakat üçüncü deneyişimde şişenin ortasında bir çatlak oluştu.
Dördüncü kez, yani son kez denediğimde ise şişe kırıldı.
Hemen şişenin içinden streç filmle kaplı olan o 'şey'i çıkardım. Hızlıca açmaya başladım. Streç filmin sonuna geldiğimde beni bir anahtar ve bir kağıt karşıladı. İçimden "Vaay, ne de güzel bir anahtarmış!" dedim. Notu elime aldığımda bazı yazılar beni karşıladı.
Yazılar mı? Sekiz yaşında ki bir çocuk nereden bilsin okuma yazmayı...
Ama ben biliyordum işte. Azcık da olsun okuma yazma biliyordum. Yarım yamalak okumamla bu notu okumaya başladım.
"Evlat, kim olduğunu bilmiyorum, ama bu anahtarın açtığı kapıyı bulmamız lazım. Merak etme, anahtarın kopyası var. Kopyası da bende zaten. Adım Dustin. Dustin Smith. Nerede olduğumu söylemeyeceğim evlat. Beni sen bulacaksın. Rüzgarlar seni bana atacak. Sadece sana hakkımda bilgi vereceğim.
Bir kütüphanede mücellitlik¹ yapıyorum. En çok nerede kütüphane varsa beni oraya sor. Oradaki kişilere sor. Onlar sana benim nerede olduğumu söyler.
Dikkat et evlat. Sana güveniyorum..."
Biraz durdum ve düşündüm. Ben nereden bilebilirdim en çok kütüphane olan yeri? Denize seslendim; "Deniz? Sence ne yapmalıyım... Çok kararsızım. Bu anahtar benim geleceğimin nereye doğru eğileceğine karar verecek anahtar olabilir..! Bence gitmeliyim deniz. Yine beklemeliyim deniz..."
Tekrardan ihtiyacım olan tek şey zamandı. Yalnızca beklemeliydim...
1: Kitapların ciltlerini yapan kimse.
