İçeriğe geç

𝓚𝓪𝓻𝓪𝓷𝓵ı𝓰̆ı𝓷 𝓰𝓸̈𝓵𝓰𝓮𝓼𝓲

Bölüm 9 · 2 dk okuma

𝓚𝓪𝓻𝓪𝓷𝓵ı𝓰̆ı𝓷 𝓰𝓸̈𝓵𝓰𝓮𝓼𝓲

Bölüm 9

Çatısız Atölye ve Sabaha Karşı Kaos

Saat kulesinin altındaki rüzgar artık kemikleri sızlatacak kadar sertleşmişti. Gölge, ceketinin yırtık koltuk altından giren soğuk yüzünden dişleri birbirine vurarak hafif hafif titremeye başlamıştı. Bunu ne kadar gizlemeye çalışsa da, maskesiz duran Karanlık Kız onun bu zavallı halini saniyeler içinde fark etti.

"Tamam uzatma," dedi Karanlık Kız ayağa kalkıp üzerindeki çamurları silkeleyerek. "Dışarıda kalırsan yarın zatürreden ölürsün, sonra sokakta tek başıma dövüşmek zorunda kalırım. Gel benim yere gidiyoruz."

Gölge şaşkınlıkla gözlerini açtı. "Ne? Beni sığınağına mı davet ediyorsun? Küçük hanım, sırrını bu kadar kolay açık etme bence."

"Çok konuşma da yürü," dedi kız gözlerini devirerek.

Eski marangoz atölyesinin alt katındaki depoya vardıklarında, Gölge içerideki düzene hayran kaldı. Burası tozlu, ahşap kokulu ama şaşırtıcı derecede düzenli bir yerdi. Duvarda asılı birkaç eski alet, köşede küçük bir tüp, üzerinde çaydanlık ve yerleştiği eski bir kanepe vardı.

"Vay be," dedi Gölge, ceketini fırlatıp kendini küt diye kanepeye atarak. "Gözlerim kapanıyor valla. Ben bir iki saat kestiririm artık."

Karanlık Kız bir anda kanepenin başucunda bitti ve Gölge’nin bacağına hafifçe vurdu. "Kalk oradan! Uyumak ne alaka be? Buraya uyumaya mı geldik? Sokakların koruyucusu olacağız dedik, iki damla yağmur yedin diye hemen modun mu düştü?"

Gölge gözlerini ovuşturdu. "Kızım saat sabahın dördü! İki saattir adam dövüyoruz, burnun kırıldı, ceketim yırtıldı. Ne yapacağız sabaha kadar, halay mı çekeceğiz?"

"Plan yapıp strateji geliştireceğiz gerzek," dedi Karanlık Kız, tüpün altını yakıp üzerine çaydanlığı koyarak. Cebinden o kalın nafaka destesini çıkarıp pat diye tahta masanın üzerine vurdu. "Ayrıca şu parayı nasıl değerlendireceğimizi konuşacağız. Kendimize yeni ekipman, sağlam ceketler ve belki de sokaktaki çetelerin haritasını alacağız."

Gölge oturduğu yerde doğruldu. Uykulu gözleri masadaki parayı görünce anında açılmıştı. "Bilirsin, strateji uzmanıyımdır. Özelliklerini say bakalım, bu bütçeyle ilk ne alıyoruz?"

Sabahın ilk ışıkları eski atölyenin küçük penceresinden içeri süzülene kadar ikisi de tek bir saniye bile uyumadı. Devasa haritalar çizdiler, ceketlerin dikişlerini nasıl güçlendireceklerini tartıştılar ve demliklerce çay bitirdiler. Uyumak zayıflıktı; onlar için gece henüz yeni başlıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.