Zaferin ve atışmaların ardından Luster Bar’ın arka kapısına yöneldiklerinde, kapının hemen yanındaki karanlık kuytuda bir hareketlilik fark ettiler. Gölge refleks olarak elini belindeki silaha götürdü ve Karanlık Kız’ı arkasına aldı.
Gece yarısının sessizliğinde, gölgelerin arasından uzun boylu, yapılı bir genç çıktı. Yaklaşık 17 yaşlarında, yani Gölge'den yaşça daha büyük duran bu gencin üstü başı perişan haldeydi. Nefes nefese kalmıştı, yüzünde derin bir panik vardı ve omzundan yaralanmıştı.
Gölge silahını gence doğrultup sert bir sesle bağırdı: "Kıpırdama! Kimsin sen?"
Genç adam hands up yaparak geriye doğru bir adım attı. Panik içinde, nefes nefese hızlı hızlı İtalyanca konuşmaya başladı:
“Per favore, aiutatemi! Qualcuno mi sta inseguendo... Mi uccideranno se mi trovano! Ho bisogno di aiuto!” (Lütfen bana yardım edin! Biri peşimde... Beni bulurlarsa öldürecekler! Yardıma ihtiyacım var!)
Gölge kaşlarını çatarak silahını indirmeden sordu: "Ne saçmalıyor bu adam? Ne diyor?"
Tam o sırada Karanlık Kız, Gölge’nin arkasından öne doğru bir adım attı. Yüzündeki soğukkanlı ifade yerini bir anlık şaşkınlığa bıraktı. Gencin gözlerindeki gerçek korkuyu fark etmişti. Çocuğa doğru bakarak net ve tane tane bir İtalyanca ile cevap verdi:
“Calmati. Di chi stai parlando? Chi ti sta inseguendo?” (Sakin ol. Kimden bahsediyorsun? Peşindeki kim?)
Genç adam, karşısındaki bu genç kızın kendi dilini pürüzsüz bir şekilde konuştuğunu duyunca gözlerini kocaman açtı. Derin bir nefes verip fısıldadı:
“Mi chiamo Jack... Un uomo pericoloso mi sta cacciando. Non ho altro posto dove andare.” (Adım Jack... Çok tehlikeli bir adam peşimde. Gidecek başka hiçbir yerim yoktu.)
Gölge, Karanlık Kız’a hayretle baktı. "Sen... İtalyanca mı biliyorsun? Ve ne diyor bu?"
Karanlık Kız omuz silkti, sanki çok sıradan bir şeymiş gibi, "Geçen yaz boş vaktimde İtalyanca öğrenmiştim," dedi. Sonra Gölge'ye dönüp durumu özetledi: "Adı Jack. 17 yaşında. Peşinde çok tehlikeli birinin olduğunu ve onu öldürmek istediğini söylüyor. Bizden yardım istiyor."
Gölge temkinli bir şekilde Jack’i süzdü. Sokağın köşelerini kontrol ettikten sonra, "Karanlık Kız, bu adam bizden büyük ve ne tür bir belanın içinde olduğunu bilmiyoruz. Peşindeki her kimse buraya kadar gelebilir. Bu büyük bir risk," dedi.
Jack çaresizce ikisine baktı, omzundaki yarayı tutarak sendeleyince Karanlık Kız kararını verdi.
"Riske girmeden şehirde kural konulmaz Gölge," dedi Karanlık Kız kararlı bir sesle. "Biri bu çocuğu avlamaya çalışıyorsa, o kişi muhtemelen bizim de radarlarımıza takılacak yeni bir tehdittir. Ayrıca bu kapıya kadar sığınmış birini arkada bırakmayız."
Karanlık Kız, Jack’e dönüp İtalyanca konuştu:
“Vieni dentro Jack. Sei al sicuro qui per ora.” (İçeri gel Jack. Şimdilik burada güvendesin.)
Jack minnettar bir ifadeyle başını salladı. Gölge derin bir iç çekip silahını kılıfına yerleştirdi.
"Pekala Kraliçe," dedi Gölge, barın kapısını açarak. "Ama bu adamın peşindeki belayı öğrenene kadar gözüm üzerinde olacak. Yarın ilk iş bu Jack'in geçmişini ve onu kimin avlamaya çalıştığını bana tek tek anlatacaksın."
Karanlık Kız gülümsedi. "Merak etme Gölge, o iş bende."
Jack’i Luster Bar’ın güvenli kollarına alırken, kapı arkalarından kapandı. Şehirdeki tehlike henüz bitmemişti; aksine, İtalya’dan uzanan yeni ve çok daha karanlık bir gölge Luster Bar’ın kapısına dayanmak üzereydi.