Kapının arkasından çıkan adımlar salona doğru ilerlediğinde Sema, donmuş gibi kaldı. Gözleri, o figürün tamamen ortaya çıkmasını bekliyordu. Ama bir gölge yoktu. Bir silüet yoktu. Sadece boşluk… ve o karanlık ışık.
Sonra, salonun içinden başka bir ses geldi. Bir telefonun titremesi. Bir mesaj sesi. Sema, adımlarını yavaş yavaş salona doğru attı. Ellerini yumruk yapmış, nefesini tutmuştu. Salona girdiğinde… masanın üzerinde duran ikinci bir telefon gördü.
Kendi telefonuna birebir benzeyen bir telefon. Ama bu telefonun ekranında “KAYITLAR” yazıyordu. Ekranda bir liste:
- 03:17 - Kapının Açıldığı An
- 03:18 - İlk Fısıltı
- 03:20 - Salonun İçinden Gelen Ses
- 03:25 - Merdivendeki El
- 03:27 - Kapının Ardındaki
Sema’nın yüzü bembeyaz kesildi. Bu… yaşadıklarının bir listesi miydi? Ama nasıl? Henüz merdivendeki el olayını bile tam atlatamamışken, 03:27’de ne olduğunu henüz bilmiyordu. Saatine baktı. 03:26.
Bir dakika sonra… listedeki son olay gerçekleşecekti.
Telefonun ekranında bir yazı daha belirdi:
“İZLEMEK İSTİYOR MUSUN?”
[EVET] [HAYIR]
Sema titreyen parmaklarıyla EVET’e dokundu. Ekran karardı. Bir video oynadı. Görüntü karışıktı; ama açı… salonun içindendi. Şu anda durduğu yerden. Kameranın gösterdiği şey… kendisi.
Kendisi salonda duruyordu. Videoda kendisini izliyordu. Ama arkasında… kapının arkasında bir silüet giderek yaklaşıyordu.
Sema o an panikle arkasına döndü. Ama orada kimse yoktu.
Videoya tekrar baktı. Silüet, videoda tamamen kapının eşiğine gelmişti. Ama gerçek hayatta… bomboştu.
Sonra videodaki Sema başını yavaşça çevirip doğrudan kameraya baktı. Doğrudan ona.
Ve bir kelime fısıldadı:
“İçeriden…”
Telefon birden kapandı. Kendi telefonuna döndü. Ekran açıldı. Yeni bir bildirim:
“Kayıt tamamlandı: 03:27 – Kapının Ardındaki.”
Sema’nın gözleri doldu. Bir anda kendini çok yalnız, izlenmiş, kaydedilmiş ve tuzağa düşürülmüş hissetti. Evinin içinde bir yerlerde onu kaydeden, izleyen bir şey vardı. Ve artık sadece o kapının ardında değildi.
Artık… içerideydi.