İçeriğe geç

İÇERİDEKİ GÖLGELER (İntikam) Part 2

Bölüm 8 · 2 dk okuma

İÇERİDEKİ GÖLGELER (İntikam) Part 2

Bölüm 8

8. Bölüm Elif Gelmiş

Ertesi gün Kaan, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda misafirlerini karşılamak için bekliyordu. Annesi Ayşe, halası Zehra ve halasının eşi, çok sevdiği eniştesi Hikmet’in içinde bulunduğu uçak piste iniş yapmıştı. Gelen yolcu kapısında merakla bekleyen Kaan, üç tanıdık yüzü görünce hemen doğruldu. Hikmet de onu fark edip el sallıyordu.Hasretle sarıldılar. Hikmet, her zaman olduğu gibi Kaan’ın elini öptürmeyip sımsıkı sarıldı. Kaan’ın kendisine gösterdiği saygıdan her zaman memnundu. Sarılma faslının ardından Zehra, Kaan’ı baştan aşağı süzüp hafifçe dürterek, “Kilo mu verdin sen? Ay yenge, bu çocuk burada aç kalıyor bence,” dedi. Herkes gülmeye başladı.Yola koyulduklarında Hikmet, “Hayırlı olsun oğlum. Halan söyleyince nasıl sevindik, anlatamam. Geç oldu ama sonunda oldu,” dedi Ayşe, gülerek lafa karıştı: “Babası kılıklı. Rahmetli de bir kere amirine karşı gelmiş, savunması istenmişti. O da haksızlığa gelemezdi.” Zehra, gülüşmelere son noktayı koydu: “Eee yenge… Armut dalından ayrı düşer mi hiç?” Eve yaklaşırken Kaan, koltuğunda hafifçe gülümsedi. “Bu akşam sizi biriyle tanıştıracağım.” Ayşe ile Zehra birbirlerine şaşkınlıkla baktılar. Kaan’ın ilk kez bu kadar ciddi olduğunu fark etmişlerdi. Hikmet, arka koltuktaki Ayşe’ye dönüp, “Hadi bakalım, yattı sizin gelin arayışınız... Kaan’ım işi halletmiş,” dedi ve kahkaha attı.Zehra, merakla öne eğildi: “Kim o? Ne iş yapıyor? Nereli?” Hikmet hemen araya girdi: “Bir nefes al be kadın! Dedi ya akşam tanışacaksınız diye. Sabret, akşamı bekle,” diyerek önüne odaklandı. Bu sırada Kaan’ın telefonu çaldı. Arayan Elif’ti. “Efendim bir tanem... Evet, az önce aldım, eve gelmek üzereyiz. Çok şükür, sorunsuz geldiler. Tamam, akşam görüşürüz. Hoşça kal,” diyerek kapattı.Yanındakiler merakla onu dinlemişti. Telefon görüşmesinin ardından Elif de kendi ofisinde gergin bir şekilde dolaşıyordu. Heyecandan yerinde duramıyordu. Gerginliğinin en büyük nedeni, kendi annesinin empati yoksunu, huysuz ve bencil yapısıydı. Ailenin yaşadığı tüm travmaların sadece kendisine ait olduğunu zanneder ve bunu bir silah gibi kullanırdı. Elif, onun yaşadığı acıyı anlayabiliyordu ama başkalarının duygularını yok sayması, onu yıllarca incitmişti. Bu nedenle, Kaan’ın annesinin de benzer bir karaktere sahip olmasından korkuyordu. Akşam olmuştu. Kaan, ailesinin bavullarını eve bıraktıktan sonra onları bir restorana götürmüştü. Elif de orada buluşacak, ilk tanışma gerçekleşecekti. Kaan belli etmese de içten içe heyecanlıydı. Ailesinin Elif’i seveceğinden emindi, çünkü hem Elif’i hem de ailesini iyi tanıyordu. Yine de kalbinde kıpırtılar vardı. İlk kez birini ailesiyle tanıştırıyordu. Kaan ve Hikmet, güncel konulardan siyasete kadar koyu bir sohbete dalmıştı. Bir araya geldiklerinde bu tür sohbetleri yapmaktan keyif alırlardı.Ayşe ile Zehra ise kendi aralarında fısıldaşıyordu. “Yenge, hiç sana söyledi mi? Kız ne iş yapıyormuş, nereliymiş?” diye sordu Zehra.Ayşe, gözlerini kısıp başını iki yana salladı: “Yok vallahi hiçbir şey demedi. Ben kaç kere sordum, ‘Evlenmem de evlenmem,’ deyip geçiştirdi. Ama bu son gelişinde anladım… Onda bir haller vardı. Geçen ay İzmir’e geldiğinde çok ketumdu. Bilmez misin Kaan’ı? Ne olup bittiğini kolay kolay anlatmaz.” Bu sırada Kaan’ın telefonuna bir mesaj geldi. Bildirim sesini duyan Kaan ayağa kalktı: “Elif gelmiş. Ben onu karşılayayım,” diyerek restoran girişine doğru yürüdü

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.