İki eski arkadaş, kafeteryada kahvelerini alıp bir masaya oturmuştu. Yavuz, Elif’in gözlerinin içine bakarak, “Hadi sor istersen… Merak etme, bunu kaldırabilirim,” dedi.Elif şaşırmıştı. “Neyi soracağım, anlayamadım.” Yavuz eliyle başını işaret etti. “Bunu diyorum,” dedi kafasındaki ameliyat izini göstererek. “İlk karşılaştığımızda fark ettiğini fark ettim. Ama böyle bir izin, bir insanda nasıl bir travma bırakabileceğini düşünerek, bir psikiyatrist olarak bu soruyu erteledin.” Elif, karşısındaki adamın artık bambaşka biri olduğunu hissediyordu. “Ben aslında ameliyat izinden çok, senin değişimini merak ediyorum. Eskiden... yani eskiye göre...” Yavuz onu nazikçe sözünü keserek, “Daha içe kapanık, pasif biriydim… Evet, haklısın. Ama gördüğün gibi şimdi daha farklı bir yapım var. Aslında bu iz sayesinde...” dedi.Elif’in şaşkınlığı bir kat daha artmıştı. Yavuz devam etti: “Üç yıl önce bir trafik kazası geçirdim. Kemer takılı değildi. Araç, aşırı hızda yoldan çıkıp bir ağaca çarptı. Camdan fırladım. Yaklaşık bir ay komada kalmışım. Ardından birkaç beyin ameliyatı geçirdim. Sol anterior temporal lob, sol frontal lob ve prefrontal korteks bölgelerine müdahale edildi.” Elif, hayretle dinliyordu. “Bunca ağır ameliyattan sonra sağlığına kavuşabilmen… Bu gerçek bir mucize.” Yavuz kahvesinden bir yudum aldı, başını hafifçe salladı. “Evet. Doktorum da aynısını söyledi.” Elif, onun belleğinde kalıcı bir hasar olup olmadığını merak etmişti. Zihninin derinliklerine dokunmadan, fark ettirmeden küçük bir test yaptı. “Hatırlıyor musun? Üçüncü sınıfta, kadavra laboratuvarında... Sanırım bir kez aynı masadaydık.” Yavuz gözlerini hafifçe kıstı, sonra birden gülümsedi. “Aa evet, hatırlıyorum. İlk hafta bize eğitim vermişti. Hani gözlüklerini kafasında taşıyan, sürekli ‘Korteks, korteksten ibaret değildir,’ diyen hoca... Doçent Doktor Ayhan Dural.” Elif’in kaşları hafifçe kalktı ama duygusunu belli etmedi. “Onun sevdiğim bir sözü vardı... ‘İnsan bedenine ölü iken bile…’” dediğinde,Yavuz cümleyi tamamladı: “‘Saygı duyun, zira o ölü beden sayesinde yaşayacaksınız.’” Elif artık emindi. Yavuz geçmişini açık ve net bir şekilde hatırlıyordu. Hafızası, duyguları ve o eski Yavuz’un içsel dünyası sapasağlamdı. Sohbet ilerledikçe, ikisi de kendilerini geçmişe uzanan bir zaman tünelinde bulmuşlardı. Yıllar geçse de bazı anılar, tazeliğini ilk günkü gibi koruyordu.
Bölüm 7
7. Bölüm Kafadaki İz
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.