İçeriğe geç

İÇERİDEKİ GÖLGELER (İntikam) Part 2

Bölüm 3 · 3 dk okuma

İÇERİDEKİ GÖLGELER (İntikam) Part 2

Bölüm 3

3. Bölüm Zarfın İçindeki Sürpriz

Bugün cumartesiydi. Elif her hafta olduğu gibi Kaan’la vakit geçireceği için hazırlanıyordu.Yaklaşık bir saat sonra hazırlıklarını tamamlamıştı. Kaan’ın aşağıda beklediğini biliyordu. Evden çıktı. Aracının yanında, elinde çiçeklerle bekleyen Kaan, her zamankinden farklı görünüyordu. Tanışmalarının üzerinden altı ay geçmişti ve Elif onu her geçen gün daha iyi tanıyordu.Ama bugün Kaan’da sadece şık giyinmiş olmanın ötesinde bir şey vardı. Yüzündeki kararlı, bir o kadar da duygusal ifade Elif’in içini ısıttı.Kaan, elindeki beyaz zambakları uzattı. “Bugün her zamankinden de güzelsin." Elif çiçekleri alırken hafifçe başını eğdi. “Sen de bugün... bir tuhafsın. Ama güzel tuhaf.” Kaan gülümsedi, kapıyı açarken mırıldandı: “Bugün biraz farklı bir gün.” Yola çıktıklarında bir süre sessiz kaldılar. Radyoda eski bir Türkçe aşk şarkısı çalıyordu. Elif camdan dışarıya bakıyor, İstanbul’un cumartesi telaşına göz gezdirirken Kaan’daki bu farklılığı çözmeye çalışıyordu. Araba sahil yoluna döndüğünde, Elif ona döndü. “Bir yere mi gidiyoruz?” Kaan gözlerini yoldan ayırmadan, tebessümle yanıtladı: “Evet. Sana bir şey göstermek istiyorum. Hem... sana anlatmak istediğim şeyler var." Elif’in kalbi hafifçe kıpırdadı. Kaan’ın ses tonundaki ciddiyeti fark etmişti. İçinde bir şeyler değişecekti, bunu hissediyordu. Ama ne yönde, henüz bilmiyordu. Az sonra geldikleri yeri tanıyınca yüzünde bir tebessüm belirdi. Burası, ilk kez birlikte kahvaltı yaptıkları restorandı. Kaan, o günkü masayı önceden rezerve ettirmişti. Restoran ne kadar kalabalık olursa olsun, o masa boştu. Bu bir tesadüf değildi.Karşılıklı oturduklarında, garsonlar sessizce servis yaptı. Kaan hiç konuşmuyor, gözlerini Elif’ten ayırmadan onu izliyordu. Elif bu bakışın içinde bir şey saklı olduğunu hissediyor, merakı gitgide artıyordu.Garsonlar uzaklaştıktan sonra Elif dayanamadı: “Aşkım, neler oluyor? Hadi artık söyle.” Kaan hafifçe doğruldu, kot pantolonunun arka cebinden bir zarf çıkardı ve Elif’in önüne bıraktı.Zarfın resmi görüntüsü Elif’i bir an duraksattı. İçini kısa bir endişe kapladı. Kaan’ın mutlu hali bu endişeyi bastırsa da, ilk aklına gelen onun başka bir şehre tayin olduğuydu. “Nedir bu?” diye sordu zarfa uzanırken.Kaan tebessüm etti: “Aç oku. Ama sesli oku da birlikte öğrenelim.” Elif, daha önce açılmış zarftan bir belge çıkardı ve sesli okumaya başladı: “Emniyet Teşkilatı Personel Atama ve Terfi Yönetmeliği hükümleri uyarınca; yürütülen hizmet içi değerlendirme süreci, sicil notları, kıdem yılı ve disiplin durumu göz önünde bulundurularak, aşağıda bilgileri yer alan personelin Komiser Yardımcılığı görevinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde Komiserlik kadrosuna 01 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla terfii uygun görülmüştür.” Cümle bittiğinde Elif sevinçle yerinden fırladı. Ağzından kısa bir çığlık döküldü. Restorandaki müşteriler bir anlık sessizlik içinde o yöne döndü. Kaan da ayağa kalktı ve ona sarıldı. Göz göze geldiklerinde aynı parıltı vardı: gurur, sevgi ve paylaşılmış bir başarı.Bazı masalardan alkışlar yükseldi. Alkışlar kısa sürede tüm restorana yayıldı. O anı görenler, evlilik teklifine tanıklık ettiklerini sanıyordu. Ama onlar sadece emeğin, geçen zamanın ve taşınmış yüklerin karşılığını kutluyorlardı. Elif birkaç saniye sonra çevresindeki ilgiyi fark etti. Alkışlar azalınca zarifçe konuştu: “Çok teşekkür ederiz, sağolun... Ama düşündüğünüz gibi değil aslında. Eşim bir terfi aldı, komiser oldu. Biz de bu güzel haberi kutluyorduk. Sevincimize ortak oldunuz, tekrar çok teşekkür ederiz.” Masalardan tebessümler yükseldi.“Tebrikler!”, “Hayırlı olsun!” sözleri duyuldu. Kaan da başıyla selam vererek teşekkür ettiRestoran, o an için yalnızca iki kişilik bir kutlamanın kalabalık bir coşkuya dönüştüğü samimi bir mekâna dönüşmüştü.Masalarına tekrar oturduklarında, Kaan dikkatlice Elif’e baktı. “Sen az önce eşim mi dedin?” Elif, bir an durdu ama geri adım atmadı. “Ne yani? Eşim değil misin? İlla resmi bir belge mi olması gerek?” Gülerek omzunu silkti.Kaan, onun bakışına karşılık gülümsedi. “Yok, gerekmiyor. Aslında bu sıfatla gurur bile duydum.” Sonra çaylarını doldurdular, kahvaltılarına döndüler. Her biri diğerinin tabağına servis yaparken, gözlerinde aynı mutluluğun yansıması vardı.Kahvaltı sonrası garsonlar masayı topladı. Kahveler geldiğinde Kaan söze girdi: “Elif, biliyorsun haftaya terfi töreni yapılacak. Bu tören için ailemi İstanbul’a davet ettim. Haftaya burada olacaklar. Ve düşündüm ki... böyle bir zamanda hayatımdaki en kıymetli insanları tanıştırmam gerek.” Bu sözler Elif’in kalbinde tatlı bir heyecan yarattı.

Bölüm sonu

1 yorum