İçeriğe geç

İÇERİDEKİ GÖLGELER (Gölgelerin Kavgası) Part 1

Bölüm 24 · 2 dk okuma

İÇERİDEKİ GÖLGELER (Gölgelerin Kavgası) Part 1

Bölüm 24

24. Bölüm "Ben Ural"

Elif odaya girdiğinde, Efe içeri girerken kapının ardında bekleyen görevlileri fark etti. Bu durum onu umutsuzluğa düşürdü. Kendini toparlayıp,“Dahi kadın geldi! Biliyor musun seni nasıl nitelemeliyim diye düşünüyorum,”Diye söyleyince, Elif,“Ne konuda?”Diye sordu. Efe arkasına yaslanarak,“Seninle konuşmak bana iyi geliyor. Vasat insanlar maalesef sohbetlerinde keyif vermiyorlar. Örneğin sen çok zekisin. Seninle konuşmaktan keyif alıyorum. Benim gizleyebildiğim birçok şeyi ortaya koyabilen tek insansın. Bu yüzden aslında dostum mu, düşmanım mısın, bunu bilemiyorum.” Elif bunun üzerine,“Ne olmamı isterdin? Dostun mu, düşmanın mı?” Efe kendi kendine mırıldanmaya başlamıştı. Birkaç saniye mırıldandıktan sonra, yanıt verdi. “Dostum olmanı çok isterdim gerçekten,” Elif cevabını vermek üzereyken mırıldanmasının bitmesini bekledi ve,“Aslında senin gibi zeki bir dostumun olmasını ben de isterdim. Peki ama neden düşmanın olma ihtimalim var?”Mırıldanmaya devam ederken Efe konuşuyordu. “Mmm. Yani Ural ile benim aramdaki farkı görebilen tek kişi sensin. Mmmm. Aslında sen gerçekten branşında oldukça uzmansın,” (derken masada üstünde duran sağ elinin işaret parmağı hareket ediyordu) “Ural’ı benden almak istiyorsun. Ama onu sana veremem! Onu benden alamayacaksın.” Bu sırada kapı çalındı. Elif yerinden kalkıp görevlinin fısıltı halinde bir şeyler demesinden sonra Efe Yılmazer’e dönüp,“Daha sonra görüşürüz. Sen bir düşün. Ural bana gerekli,” diyerek odadan çıktı. Hızla ve merakla gözlem odasına geçerken Kaan ve profesör gözlem odasından çıkıyorlardı. Elif,“Hocam neden çıkarttınız beni? Çözülecek artık. Az kaldı,” Mehmet onu anlayışla karşılayarak yorum yaptı. “Odana geçelim Elif,” Çalışma odasına girdiler ve Mehmet Selim,“Ural seninle bağlantı kurmak istiyor,”dediğinde Elif şaşırmış ve göremediği bu durumun merakını taşıyordu. Kaan bunun üzerine söze girdi:“Hocam ile konuşurken Efe’nin mırıldandığını hatırlıyorsun değil mi?”Elif,“Evet, hatta uyarını da dikkate aldım. İçerideyken...” diye konuşurken, Kaan sözünü kesip ona tuttuğu notu gösterdi. Notta: “-... . -. .. -.. ..- -.-- -- .- .-.. .. ... .. -. -... . -. ..- .-. .- .-..” yazıyordu. Elif bunun ne olduğunu anlamamıştı.“Bu nedir?” Kaan eline kalemi alıp kodların üzerine Latin harfleri yazmaya başladı. Ortaya çıkan cümle: “B_E_N_İ_D_U_Y_M_A_L_I_S_I_N_B_E_N_U_R_A_L” oldu. Elif çok büyük şaşkınlık yaşarken Kaan,“Hocam ile konuşurken ilk birkaç mırıldanmasından şüphelendim. Ancak yarıda kaldı. Sen içeri girdikten sonra seninle konuşurken de mırıldanması devam etti. Son kodları parmak işareti ile verdi. Yani mors alfabesi ile iletişim kuruyordu.” dediğinde Elif inanılmaz bir şaşkınlık içindeydi. Sevinçle Kaan’a sarıldı. Bu harika bir gözlemdi. Bir an Elif’in aklına Selin’in “Dün gece ilk kez kendi kendine mırıldandı. Ancak ne dediği anlaşılmıyor, kesik kesik ve şarkı mırıldanması gibi bir şeydi. Akşam saat 20.00’de yemeğini yedi.” Sözleri geldi:“Hocam, dün Ural bize mesaj bırakmış demek ki. Selin onun dün gece mırıldandığını söylemişti.” Üçü de aceleyle gözlem odasına yöneldiler. Kaan kayıt cihazını açarken Elif de “saati saatine” tuttukları raporlarda Efe’nin mırıldandığı saatleri arıyordu. “Saat 19.17’de mırıldandı” ibaresini görünce, Kaan o saatlerdeki kayıtları açtı. Kaan bütün kayıtları açıp izliyordu.Uzun çabalardan sonra Kaan ve Nihat, Efe’nin bıraktığı kodları çözmüştü. Ancak tüm gece sadece “Beni duymalısın, ben Ural” diyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.