Ertesi günü Nihat, kendine ait çalışma masasının çekmecelerinde bir şeyler ararken, Kaan kendi masasında rapor yazıyordu. Bir polis memuru bulundukları odaya gelip, “Nihat ve Kaan amirim. Müdürüm sizi çağırıyor,” dedi. Nihat bir an şaşkınlıkla, “Ne oluyor lan? Yine angarya iş mi çıkaracaklar başımıza. Kesin yine okulun birine gönderecekler,” diye söyleniyordu.Her ikisi de şube müdürlüğü makam odası kapısının önünde hazırdı. İçeri girmeden önce Kaan, “Oğlum bak içeride yine densiz densiz konuşma,” deyince Nihat, “Aşk olsun be birader! Ne densizliğimi gördün. Biraz ağzımız bozuk, o kadar! Söz! Bir daha küfür etmeyeceğim amına koyayım,” dedi. Kaan ona tepkili bakıyordu.Kendilerine çekidüzen verip kapıyı tıklatıp içeri girdiler. Şube müdürü makamında otururken, misafir koltuğunda takım elbiseli iri yarı bir adam oturuyordu. Kaan ve Nihat içeri girdiklerinde, başlarını öne eğerek selam verip dik bir duruş gösterdiler. Şube müdürü, “Çocuklar, oturabilirsiniz. Beyefendi, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından sizlere yazılı görev tebliği için burada bulunuyor. Aynı zamanda İçişleri Bakanlığından da görev emri bize iletildi,” diyerek yazılı evrakları Kaan ve Nihat’a verdi. Kaan ve Nihat oldukça şaşkın, bir anlam verememişlerdi. Onların bu ifadelerini fark eden MİT görevlisi, “Uzman Psikiyatri Doktoru Elif Kılıç tarafından, kendisine teknik konularda danışmanlık yapmanız adına görevlendirildiniz. Görev yetkileriniz ve izinleriniz evraklarda belirtildiği gibidir. Görev sürenizi yine kendisi belirleyecektir. Gerektiğinde rehberlik ve istihbarat teşkilatımız tarafından sağlanacaktır. Görev bilgilendirmesini Dr. Elif Kılıç yapacaktır. Şimdi lütfen buraya imzalarınızı atın,” dedi. Görev emrinin teslim tesellüm belgeleri “çok gizli” koduyla imzalandı.MİT yetkilisi, görevini yerine getirdikten sonra odadan ayrıldı. Şube müdürü, Kaan ve Nihat ile baş başa kalınca, “Çocuklar, neler oluyor?” diye sordu. Kaan ve Nihat şaşkındı. Müdür, “Elif Kılıç kim? Tanıyor musunuz?” deyince, Kaan, “Geçtiğimiz hafta tanışmıştık müdürüm. Ama böyle bir yetkisi olabileceğini düşünmemiştim. Konu nedir, biz de sizin kadar biliyoruz,” dedi. Nihat hemen atılıp, “Yalnız kadın tam bir dişi Sherlock müdürüm. Kaan’ı bir bakışıyla...” diyecekken Kaan öksürüverdi. Nihat bunun bir uyarı olduğunu anlayıp sözlerini yuttu. Şube müdürü gözlemliyordu. “Peki çocuklar. Yeni görevinizde başarılar. Size ilk defa ‘beni bilgilendirin’ diyemiyorum. Şubemizi en iyi şekilde temsil edin. Allah yar ve yardımcınız olsun. Çıkabilirsiniz,” dedi.Odadan çıkar çıkmaz, Nihat heyecanla, “Oğlum kim bu kadın? Dün polis kızı dedin, bugün MİT’ten geldiler. Neler oluyor babacığım?” diye sordu. Kaan cebinden telefonunu çıkartıp Elif’i aradı. Elif yanıt verince, “Alo Elif. Günaydın... Evet, az önce haberimiz oldu ama konu nedir? Evet yanımda şu an... Tamam, hemen geliyoruz. Görüşürüz,” deyip telefonu kapattı. Ardından Nihat’a, “Yürü! Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gidiyoruz. Oradaymış,” dedi. Nihat arkasından, “Ya ne dedi birader? Bari yolda söyleseydin... Şu ‘telefonda konuşamam’ sözüne hastayım ha! Varana kadar meraktan çatlarım ben amına koyayım!” diyerek takıldı.Efe Yılmazer, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kendisine tahsis edilen özel odada bir takım ilaçların etkisiyle uyutuluyordu. Odanın bir duvarı, tecrit odasından bakıldığında normal bir ayna gibi görünürken, arka tarafından izlenebilen tek yönlü camla kaplıydı. Aynanın arkasında, gözlem ve çalışma odası vardı. Burada ses ve görüntü kayıt cihazları ile hastanın psikolojik halleri izleniyordu.Odanın içinde yere sabitlenmiş bir masa ve karşılıklı iki sandalye bulunuyordu. Düşük sesleri algılayan mikrofonlar gizlenmişti. Yüksek çözünürlüklü kameralar ile her hareket kayıt altına alınıyordu.Prof. Dr. Mehmet Selim, gözlem odasında 3 doktorla birlikteydi. Onlara vardiyaları, dikkat etmeleri gereken hususları anlatıyordu. Tam bu sırada Elif içeri girdi: “Hocam izninizle. Siber Ay’dan arkadaşlar gelecek. Aşağı inip karşılamam gerek,” dedi ve çıktı.Kaan ve Nihat, hastane girişinde bekliyordu. Elif, asansörden inip yanlarına geldi: “Hoş geldiniz. Çok özür diliyorum. Durumun aciliyeti ve önemine binaen sizi bu olaya dahil etmek zorundaydım. Lütfen benimle gelin. Yukarıda odada konuşalım.Üçü birlikte asansöre binip üst kata çıktılar. Kaan, “Elif, neler oluyor?” diye sordu. Elif sadece, “Sabırlı olun. Her şeyi anlatacağım,” dedi. Asansör, katlarından birinde durduğunda, MİT görevlilerinin koridorda güvenliği sağladığı görüldü. Bir odaya vardılar. Bu oda Dr. Elif’in çalışma odasıydı. Elif masasına oturdu. Kaan ve Nihat da koltuklara geçti. Meraklı gözlerle Elif’in anlatacaklarını bekliyorlardı.
Bölüm 17
17. Bölüm Görev Emri
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.