İçeriğe geç

İÇERİDEKİ GÖLGELER (Gölgelerin Kavgası) Part 1

Bölüm 18 · 4 dk okuma

İÇERİDEKİ GÖLGELER (Gölgelerin Kavgası) Part 1

Bölüm 18

18. Bölüm Açıklama

Elif söze başladı: “Aslında nereden başlayacağımı bilemiyorum. Fakat konuya bildiğiniz ve tanık olduğunuz olaylardan başlamak en güzeli... Son 4 ayda birçok siber suç ile ilgili şubenize ihbar yapıldığını ve sizlerin de bu ihbarları değerlendirip birçok suçu tespit ettiğinizi ve yakalama gerçekleştirdiğinizi biliyorum.”Nihat, “4Y1’den mi bahsediyorsun?” dedi.Elif şaşkınlıkla ona baktı. Kaan durumu açıklamak üzere söze girdi: “Nihat, bu ihbarları yapanların sistemde yazılım kodları arasına bıraktığı, kendine verdiği kod isimden bahsediyor. Peki bu kişi tespit mi edildi? Sen bu konuları nereden ve nasıl bilebiliyorsun?”Elif, önündeki not defterine “4Y1 = ?” yazdı ve bir an düşündükten sonra yüz ifadesi bir bilmeceyi çözmüş gibiydi. Bu kodun ne anlama geldiğini biliyordu. Sözlerine devam etti: “Evet Kaan, bu kişi tespit edildi ve şu an üç oda ileride bir tecrit odasında tutuluyor.”Kaan ve Nihat çok şaşkın görünüyorlardı. Elif anlatmayı sürdürdü: “Size bir şey soracağım. Bu işin uzmanı sizsiniz. TUSAŞ, geleceğin projesinde, tüm hava ve uydu sistemlerinin, gökte uçan silahlı ya da silahsız tüm uçakların ve telemetri sistemlerinin, roket ya da füze sistemlerinin tüm yazılımlarının sıfırdan ve Türkçe tabanlı yazılım çalışmalarının yapıldığını söylesem, ne dersiniz?”Nihat birden heyecanla, “Oha! Bu imkansız! Valla mı?” dedi.Kaan düşünceliydi. Elif onun bu duraksamasını gözlemliyordu. Kaan sonunda Elif’e dönerek, “Evet, kesinlikle böyle büyük bir projeyi hayal etmek bile neredeyse imkansız! Bu tür bir proje, birden fazla disiplini bir araya getiren, büyük bir ekip çalışması gerektirir. Hem yazılımcılar, mühendisler, hem de savunma ve havacılık uzmanları gibi farklı alanlardan profesyonellerin katkı sağlaması gerekir. Ancak, tüm savunma sistemlerinin, uçakların, telemetri sistemlerinin yazılımlarının Türkçe olarak geliştirilmesi çok geniş bir kapsamı kapsar. Her sistemin kendi içinde uzmanlık gerektiren parçaları bulunur ve bu da çok sayıda mühendislik alanının işbirliğini gerektirir.”Nihat, “Niye olmasın oğlum? Türk’e ‘olmaz’ de, sonra otur izle! Şu an bunun ‘konuşulabiliyor’ olması bile ne kadar güzel! Artık hayallerimizin peşinden koşmalıyız. Zamanı geldi de geçiyor bile!” dedi.Kaan tekrar Elif’e döndü: “Peki ben neden böyle bir olayı, bir psikiyatristten öğreniyorum?”Elif yanıtladı: “Bu projenin alt yapısında çok önemli bir kişi var ve tahmin ediyorum siz bu kişiyi tanımadığınız halde faaliyetlerine tanık oldunuz. Bu kişi, birçok siber saldırı yaparak, yasadışı da olsa sizlere yardımcı olan kişi aynı zamanda. İsmi Efe Yılmazer. TUSAŞ’da görevli bir yazılım mühendisi. Projenin alt yapısını oluşturmakta oldukça etkili biri. Etkisini, sizler de ‘meslektaşı’ olarak az çok biliyorsunuz. Bu kişi benim hastam.”Elif derin bir nefes aldı: “Ama önce size hastalığını anlatmalıyım. Kaan, aslında sen biliyorsun. Sana bahsettiğim babamın hastalığı olan Dissosiyatif Kişilik Bozukluğu... Efe Yılmazer, çocukluğundan beri bu hastalıkla mücadele eden biri. Ancak kendisi yapılan birçok zeka testinden çok yüksek puanlarla geçmiş biri. Hem sayısal hem de duygusal anlamda oldukça zeki... Bu hastalıkta kişi, kendinden farklı karakter ya da karakterler yaratıp o karakterlere bürünebilir. Efe Yılmazer’de, şu ana kadar tespit ettiğimiz 3 farklı karakter hali var. İlkinin adı kendi ismi olan Efe... Efe, içindeki diğer alter karakterlere sözünü geçiren baskın bir rolde. İkinci karakteri ise alter karakter Ural. Ural aslında yazılım mühendisi olan farklı bir karakter. Üçüncü alter karakter ise benim analizime göre bir kadın, ancak o karakteri bize hiç yansıtmadı. Efe, bu üçüncü karaktere amnezik bir bariyer koymaya çalışıyor.”Nihat araya girdi: “Nasıl yani? Homoseksüel mi?”Elif, “Hayır Nihat. Bu karakter tamamen bir kadın. Ancak dönüşümünü tamamlayamamış... Her insan, cinsiyet fark etmeksizin hem testosteron hem de östrojen salgılar. Tabi cinsiyetine göre hormon üretimi farklıdır. Efe Yılmazer’in vücudu bu östrojeni salgıladığında bu karakter var olabiliyor. Efe Yılmazer, çocukluğunda yarattığı bu karakterlerle büyüdü. Kendisi çok zeki biri olduğu için içindeki karakterler de bir o kadar zeki. Efe, Ural’ın yazılımcı olmasını destekleyerek onu bu yola teşvik etmiş.”“Aslında bugün Efe Yılmazer’in önüne bir bilgisayar koysak, ‘Efe’ olarak hiçbir bilgiye sahip olmadığı için hiçbir şey yapamaz. Ancak aynı kişinin önüne bir bilgisayar koysak, ‘Ural’ karakteri olarak, TUSAŞ’ın en büyük projelerinin kilit adamı olabilir.”Nihat, “Oha anasını satayım. Yani bu adam Ural mı? Ural, 4Y1 olarak mı siber saldırılar yaptı?” dedi.Elif, “Evet Nihat. Ancak Efe karakteri, onu buna zorlayarak yaptı. Efe karakteri aslında kötü bir karakter değil. Ural gibi bir mühendisin yetişmesini o sağladı. Hatta TUSAŞ gibi bir kuruma girebilmesini dahi destekledi. Ancak Efe karakteri son zamanlarda farklı bir psikolojiye girerek, baskın bir rol oynayarak Ural’ı amacından saptırıp farklı yollara itti. Bu yollarda bir tür halk kahramanı olmak...”Kaan dikkatle dinliyordu. “Peki bu durumda bizim rolümüz nedir Elif? Bizim ne yapmamız gerekecek?”Elif, “Ben Efe karakterinin psikolojisiyle ilgilenirken, Efe’yi etkisiz kılıp Ural’ı ortaya çıkarmaya çalışacağım. Siz de teknik konularda gözlem halinde bulunacaksınız. Yazılım ve mühendislik konularında onun tutarlı olup olmadığını, yapacağı işte doğru yolda olup olmadığını takip edeceksiniz. Siz de tahmin edersiniz ki ben bilgisayar konularında sizler kadar iyi olamam.”Kaan onu anlamıştı. Nihat da, “Tamam yenge. O konu bizde! Sen hiç merak etme!” dedi.Kaan ayağıyla onu dürttü. Nihat düzeltme yaparak, “Yani Elif hanım. Siz hiç merak etmeyin,” dedi.Elif tebessüm etti.Nihat birden konuyu değiştirmek için, “Elif hanım, şimdi benim bir sorum var,” dedi.Elif, “Nihat, Elif demen yeterli. Hanıma gerek yok. Yine de nezaketin için teşekkür ederim. Lütfen sorunu sor.”Elif’in bu samimiyetinden memnun görünüyordu Nihat. “Pekâlâ... Elif diyeyim. Neden biz? Tamam hadi, Kaan’ı anladım, yani onu çözdün tanıdın. Ben neden buradayım? Yani bundan memnunum tabi ki de sadece merak benimkisi.”Kaan tebessüm etti. Elif, “Nihat, tanıştığımız akşam Nilgün sana ne demişti? Hatırlıyor musun? Bu yüzden işte.” Dedi ve koltuğundan kalktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.