Profesör, Elif ve Hakan, Efe Yılmazer’in evine yapılan operasyonu özel tim üyelerinin kask kameralarından canlı olarak izliyordu. Efe, bayılmadan ve etkisiz hâle getirilmeden önce “Elif, sana gelen videoyu sakın açma! Bilgisayarın hacklendi!” diye bağırmıştı. Toplam 17 saniyelik bir görüntüydü.Hakan, Elif’e dönerek sordu:“Elif Hanım, siz acilen tecride alınmalı dediniz, biz de hiç vakit kaybetmeden uygulamaya geçtik. Anlaşılan o ki, Efe size bir mesaj bırakmış. Ne demek istediği hakkında bir fikriniz var mı?”Elif düşünüyordu. Ardından Profesör Mehmet Selim söze girdi:“Kızım, bilgisayarında onunla ilgili birçok rapor ve tanım vardı. Yoksa onları mı ele geçirdi?”Hakan ve Mehmet’in bakışları Elif’e çevrilmişti. Elif, bir an Profesör’e dönerek,“Hatırlarsanız evinin görüntülerini istemiştik. Video olarak... Yaşam alanını izleyip obsesif kompulsif bozukluk belirtilerini gözden geçirecektik. Ben videoyu farklı bir formatta istemiştim ama o bana mail olarak attığını söyledi. Üstelik kendisine mail adresimi vermediğim hâlde. Sonra ‘iletişim bilgilerinizde mevcut’ dedi. O an şüphelenmemiştim.”Hakan kaşlarını çatarak konuştu:“O zaman bilgisayarınız gerçekten hacklenmiş görünüyor. Ama bunu kim yaptı? Efe mi, Ural mı? Ve bu mesajın size ulaşacağını nasıl öngördü?”Elif gözlerini kısıp odaklandı:“Eğer Ural, Efe’nin talimatıyla bilgisayarımı hacklediyse, baskın kişilik olan Efe neden bu mesajı vermek istesin ki?... Bir saniye... Evet! Mesajı bırakan kişi fiziksel olarak ortaya çıkamayan Ural! Yardım çağrısı yapan Ural! Efe, onun bilgisayarımı hacklemesini istemişti ama mesajdan haberdar olunca, benim görmemi engellemek için kask kamerasına bağırdı! Mesajı ben değil, Elif alsın diye değil, almasın diye engellemeye çalıştı! Yani Efe mesajı görmemi istemiyor ama mesajı gönderen Ural!”Durdu. Sonra şaşkınlıkla ekledi:“Peki beni bu kadar nasıl merkezine yerleştirdi bu planın? Bu operasyonla beni neden ilişkilendirdi?”Mehmet Selim çaresizce başını salladı:“Off Tanrım... Bunlar nasıl akıl oyunları böyle? İnan artık yetişemiyorum.”Hakan sesini yumuşatarak konuştu:“Elif Hanım, artık Efe Yılmazer sizin himayenizde. Onu analiz ettikçe cevabını da bulacaksınız. Ülkemiz için bu kadar zeki ve donanımlı bir bireyin potansiyelini kaybetmek istemeyiz. Geleceğimizin bir kısmı sizin elinizde. Ya bu projeyi devam ettirirsiniz ya da...”Tam cümlesini bitirecekken Elif yerinden kalkarak sözünü kesti:“Hakan Bey! Ben bir polis kızıyım! Ülkemin bekası söz konusu olduktan sonra değil kariyer, canımdan bile vazgeçerim! Bana aba altından sopa göstermeyin. Hangi şart altında olursam olayım görevimi bilirim. Emir almam, talimat beklemem. Muhtaç olduğum kudret zaten damarlarımdaki asil kanda mevcut! Bu bilinç, bize çok önceden ‘biri’ tarafından verilmişti!”Hakan önce şaşkın, sonra hayranlıkla donakaldı. Ardından daha nazik bir tonla devam etti:“İzninizle sözümü tamamlayayım. Görev süreniz boyunca her türlü bilgiye erişim hakkınız olacak. Çalışma alanınız Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak belirlendi. Tüm imkânlar emrinizde olacak. Ayrıca size teknik destek için birini görevlendireceğim.”Elif daha sakin bir ses tonuyla,“Bilgisayar ve yazılım konularında gerçekten yardıma ihtiyacım olacak. Teşekkür ederim” dedikten sonra bir an düşünüp: “Ancak böyle biri var. Hatta mümkünse iki kişiyle çalışmak istiyorum,” dedi.Hakan hafifçe başını salladı:“İstediğiniz kadar personel görevlendirebiliriz. Ama üzgünüm... Sivil birinin bu projeden haberdar olması gizlilik ilkemizi ihlal eder.”Elif itiraz etti:“Ah, hayır. Zaten sivil değiller. Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’nde görevli komiser yardımcıları: Kaan Güçlü ve Nihat Meşe.”Hakan bir süre düşündü:“Pekâlâ. Patron sizsiniz. İçişleri Bakanlığı ve MİT aracılığıyla bu iki kişinin yetkilendirilmesini sağlayacağım. Gerekeni yapın. Acele edin.”Ve sonra, samimi bir ifadeyle ekledi:“Bu arada Elif Hanım... Size gerçekten güveniyorum.”Elif hafifçe gülümsedi:“Teşekkür ederim.”
Bölüm 16
16. Bölüm Polis Kızı
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.