İçeriğe geç

HÜKÜM

Bölüm 7 · 6 dk okuma

HÜKÜM

Bölüm 7

5. BÖLÜM

Bölüm şarkısı:

Yorgunum- Hüseyin korkankorkmaz

ALİZ' DEN

Bazen hayat herkese adil davranmıyor birilerine bonkör birilerine nankör, bana' da öyle oldu kaderim sevdiğim adam değil' de hiç tanımadığım biri oldu, böyle bir şeyi kim ister' ki, haberin ilk çıktığı gün dedim beni Kaner bırakmaz, yar etmez ama onun' da elinden gelen bir şey olmadı, Kaner' in yapamadığını ben nasıl yapabilirim, koskoca karara şimdiye kadar kim baş kaldırmıştı' ki ben kaldıracağım.

Çaresizce üstümdeki gelinlikle ayna karşısında oturup kendime bakıyordum zaten yapabileceğim başka bir şey' de yoktu odaya birileri gelip birileri çıkıyordu ama kimler geliyor kimler gidiyor umrumda bile değildi sadece aklımda' da kalbimde' de tek bir kişi var oda Kaner' di, ama bunu bile bana çok görüyorlardı öfkeli gözlerle babam ve kardeşim içeriye girerken ayağa kalkıp onlara, acımasız kalplerine, gözlerine baktım.

"Bana bak Aliz eğer bir laf gelirse yanlış bir şey yaparsan seni kimseye bırakmam ben öldürürüm."

babamın zehirden farksız sözleri kalbimi acıtmıyordu artık, acıtamazdı hiçbir şey demeden önüme dönerken abim kolumdan tutup kendine doğru çekmişti.

"Duydun' mu babamı?"

kolumu Yakup' un elinden hızla çekerek zifiri gözlerine bakarak bıçaktan keskin sözlerimle konuştum.

"Beni saten öldürdünüz daha ne yapabilirsiniz, ölen birini başka nasıl öldüreceksiniz."

Yakup ve babam odadan çıkarken bende tekrar ayna karşısına geçip oturdum.

Bana bugün bu gelinliği giydirdiler süslediler, püslediler ama bilmiyorlar ki kefenimi giydirdiler, kefenimi süslüyorlar.

Odadan herkes çıktıktan sonra

Kaner' in bana yıllar önce verdiği silah vardı bir şey olursa kendini koru diye vermişti belki' de onu kullanma vaktiydi, makyaj masasından kalkarak odanın kapısını kapatıp yatağın altına sakladığım silahı alırken bana bunu Kaner' in ilk verişini hatırlamıştım, belinden çıkartıp bana uzattığı anı, gözünde zifiri bir karanlık, ellerinde, kalbinde kararlılık vardı.

*

"Bak kara gözlüm bunu olurda bir gün bir şey olursa kendini koru diye veriyorum."

"Sen ne diyorsun Kaner ne demek bu?"

"Bir şey olduğu yok yada bir şey demek' de değil olurda bir gün ben yardımına yetişemezsem, ben yanında olmazsam eğer sen kendini koru diye veriyorum bunu sana."

*

Hala sözleri kulağımda çınlarken o gün nasıl elime korkuyla aldıysam bugünde o kadar kendimden emin bir şekilde aldım, kimseler odaya gelmeden takı kesesine koyduktan sonra her şeyimle hazırdım artık.

Sürekli odaya birileri gelip bana bir şey deyip çıkıyorlardı en son abim gelip kırmızı kuşağı bağlayıp üzerine altın kemer taktıktan sonra koluma girerek aşağıya indirdiler, aslında o kuşak ve kemer benim urganımdı ama kimse görmüyordu, kafamı kaldırıp baktığımda karşımda yüzünde nefret kusan bir adam, eşim vardı, abimin ve babamın yardımlarıyla ata bindikten sonra artık baba evinden kopma vaktiydi peki nereye' mi cehennemime gidiyordum.

Bugünü hiç böyle hayal etmemiştim kim etmişti' ki sağıma baktığımda celladım soluma baktığımda beni bu yola sürükleyen diğer celladım ve bütün cellatlarımın yüzünde gülümseme, on dakika sonra yeni evime gelmiştim herkesin yüzü gülüyordu tabi uzaktan çalan ölüm sireni kişinin kulağına acı gelmez, beni artık Şerzat' a emanet etmişlerdi kaynanam ve annem beni odaya çıkartıp yatağın kenarına oturtunca kapıyı kapatıp çıktılar, artık bir başıma kalmıştım etrafa bir iki dakika göz attıktan sonra ayağa kalkarak yatağın karşısında bulunan masaya gidip bir kalem bir kâğıt alıp son kez sevdiğime mektup yazma vaktiydi, Kaner' in bir damlasına kıyamadığı gözyaşlarım peşi sıra akıp gidiyordu artık, mektubu yazıp çekmecede bulduğum zarfı alıp içine koyduktan sonra arkasına İLK VE SON SEVDİĞİM ADAMA yazıp bıraktım ve bizimkilere son bir mesajım vardı onu' da yazdıktan sonra...

Artık bu dünyadan gitme vaktiydi, yatağın kenarına oturup çantama koyduğum silahı almıştım, madem bu kalbi sevdiğine vermiyorlar o zaman atmanın' da bir anlamı yoktu bu kalp sadece Kaner' i sevdi ve sevecek! Artık durdurma vaktiydi yüzümü örttükleri duvağı çıkartırken Kaner' in bakışları gelmişti gözümün önüne beni gelinlik içinde görünce yüzüne düşen keder, beni görünce parlayan gözleri nasıl da solmuşdu yüzünde eksik olmayan gülümsemeler, tebessümler gitmişti, adeta gülmeyi unutmuştu, sıkı sıkıya bağladığım saçları Kaner' inde sevdiği gibi özgür bırakmak için elim tokaya giderken burnuma Kaner' in kokusu doluyordu, sesi kulaklarımda çınlıyordu tel tokaları' da çıkarırken artık saçlarım özgürdü tıpkı birazdan benliğimin' de özgür olacağı gibi, altın kesesinden silahı çıkartırken ilk defa bu kadar uzun uzadıya incelemiştim bunu, kurşun bir bütünün içinden özgürlüğüne kavuşan gibiydi ama özgür olmak için kendini parçalaması lazımdı, Belki benimde özgür olmam için bir şeylerden vazgeçmem lazımdı, benimde bir şeyleri parçalayıp bu girdabın içinden çıkmam lazımdı, ben hayattayken bana senin hükümdarın Şerzat demişlerdi ve bundan kaçarım yoksa kendime yeni bir yerde özgür olabilmeyi öğretmem lazımdı,

hem' de bunu arkamda bir savaş bırakmadan yapacaktım.

Dışarıdan davul ve zılgıt sesleri hiç azalmazken bir ses daha yükseliyordu ama kimsenin duymadığı bir ses, sela sesi, aslında bu sela daha düğün kararı çıktığından beri okunuyordu ama kimse duymuyorlardı, duymamak için kulaklarını kapatıyorlardı, her geçen gün daha' da yaklaşırken herkes sağır olmuşçasına duymuyorlardı ne benim çığlığımı, feryadımı duyuyorlardı nede yitip gidecek canı görürlerdi, görenler ise susup bir kenara geçip cenazeyi beklemeye başladılar ama o bekledikleri cenaze bugün çıkacaktı, üstümde beyaz gelinlik elimde ise siyah bir tabanca vardı, oturduğum yatağın tam karşısında olan camdan son kez dışarıya baktım, Mardin' in sokakları yine sarıya bürünürken toprak kana sulanmak istiyordu, bir can daha istiyordu ya benim canıma karşılık bir sürü can, yada tek ben, benim canım, ama benim toprağa kendi canımdan başka verebileceğim bir şeyim yoktu' ki, yeryüzünde olan cellatlarım benden her şeyimi almışlardı özgürlüğümü, sevdamı, nefesimi almışlardı şimdide canımı, son kez derin derin nefes alırken kucağımdan silahı aldım, elim

titrese' de, yüreğim sızlasa' da yapabileceğim bir şey yoktu bizimkiler benim boynuma bir urgan asmışlardı bekliyordum sadece, altımdaki tabureyi kimin çekeceğini ama onlara bırakmadan ben çektim tetiği, onlara bırakmadan ben akıttım kanı, ben kendimi bu cihandan sildim

silahın sürgüsünü çekerken çıkan ses odaya küçük bir yankı yapmıştı, kalbime götürürken gözlerimi kapatıp son kez göz yaşlarımı döktüm son kez yutkunup gözlerimi açtığımda dudaklarımdan tek bir kelime döküldü "Elveda sevdiğim" sonrasında ise kucağımdaki duvağın yere düşmesiyle tek bir el her şeyi bitirmişti, üstümdeki bembeyaz gelinlik kana bulanırken benim yere düşmemle elimdeki silahta düşmüştü, boğazıma oturan yumrukla nefes almakta zorlanıyordum şimdi çektiğim acı babam gilin beni gözden çıkardığı acı karşısında hiçbir şey değildi, zar zor öksürürken gözlerim kapanıyordu, öksürmemle birlikte kan kusuyordum ama ben bu kanı haftalar öncesinden kusmaya başlamıştım ama sadece bizimkiler görmüyordu şimdi ise herkes görecekti görüş açım bulanıklaşırken odanın kapısı açılmasıyla korku dolu gözlerle birileri bana doğru koşmaya başladı, odanın içine dolan kişiler feryat figan koparırken kanımdan, canımdan olan ama beni ölüme gönderen kardeşim yüzümü avuçlarının içine alarak bağrına bastı ama bunu yapması için benim ölmem mi gerekiyordu, bir can ölürken' mi kıymet görecekti, yavaş yavaş gözlerim kapanıyordu ve benim hikayem bitiyordu bir kişiyi daha öldürmüşlerdi, son kez baş ucumda Kaner' i görürken yılımsamıştım onun en sevdiği gülüşümle uğurladım onu, ve artık bende direnmeyi bıraktım son kez gözlerimi kapattım bir daha açmamak üzere kapattım.

************************************

İSTEGRAM HESABIM : teynimg_yazar_

TİKTOK HESABI : TEYNIMG_YAZAR_06

TAKİP EDERSENİZ ÇOK SEVİNİRİM CANLARIM. (İstegramda ve tiktokta güzel videolar var kaçırmayın derin😉😇🤗)

SİZİ ÇOK SEVİYORUM KENDİNİZE İYİ BAKIN 💞❤♥😇

Bölüm sonu

1 yorum