İçeriğe geç

HÜKÜM

Bölüm 6 · 7 dk okuma

HÜKÜM

Bölüm 6

4. BÖLÜM

FIRAT' TAN

Abimi ilk defa böyle görüyorum çökmüş, adeta kaybolmuştu, abim hayatında hiç bu kadar içmemişti tamam içerdi ama kendini, kaybedecek kadar değildi onun yaşadığı acıyı anlayamasam' da

hak' da veriyorum Aliz onun için

her şeydi.

Abim' in içi ne kadar yanıyorsa bir o kadar' da benim içim yanıyor, kardeşiz sonuçta, birlikte büyüdük, birlikte ağladık, birlikte güldük, benim dağımdı abim, ama şimdi dağım yıkılmıştı, yıkılır tabi kolay' mı yaşadığı sonuçta sevdiği kız başka biriyle evleniyor ama Aliz' in yaşaması için abim' in geri çekilmesi gerekiyordu çünkü Hamit ağa asla kızına acımaz tüm cezayı ona keserdi hem' de tek bir suçu olmadığı halde gözünü kırpmadan yapardı bunu ve bunu abim dahil herkes biliyordu, abimde bu acı gerçeği bildiği içindiya geri çekilmesinin sebebi Kaner' le Aliz çocukluktan tanışıyorlar lisede başladı ilişkileri normalde böyle şeylere asla izin verilmez buralarda, ama iki tarafta ağa çocukları olduğu için bir nebze göz yumuyorlardı tabi birde güven vardı aralarında, abim küçük' te olsa belliydi geleceğin ağası olacağı aynen öyle' de oldu.

Abim, herkesin gözü kapalı canını emanet edeceği biri, herkese iyiydi bir o kadarda adil davranırdı ama onlar abime hiç' de adaletli davranmadılar.

Abimle aramızda çok sıkı bir bağ var abi kardeşten öte dost, sırdaşız eğer bizde birbirimize sırtımızı dönersek etrafta çakal çok yavaş yavaş yıpratırlar bizi o yüzden abimle asla problemimiz yoktur olmayı bırak söz konusu dâhil değildir sinirliysem abim alttan alır, abim sinirliyse ben alttan alırım, biliriz birbirimizin tersini o yüzden ikimizde uzak dururuz tersimizden.

Bana yumruk attığı zaman dudağımın kenarında küçük bir kanı geç tüm kanım abime can feda olsun hiçte umurumda olmaz, darılmaz, kırılmazdım.

Gözümün ucuyla abime baksam' da abim müzikle birlikte uzaklara gitmiş ağlıyordu, ilk başta tereddüt etsem' de abime aklımdaki soruyu sormuştum.

"Abi biz Yaver' e gidiyoruz

gitmesine 'de yol düğün evinden geçiyor acaba gidmesekmi yarın gideriz.''

"Fırat!" aslında Fırat demesinden her şeyi anlatıyordu bir şey demeden devam ettim, Allah verede Bir şey olmadan gitseydik. Hiçbir şey demeden yola devam ettik, çok kez sessiz yolculuklarımız oldu ama hiç biri bu kadar acı olmamıştı, suçsuz günahsız kızı bu töre denen zulümden kurtaramamıştık, Aliz evleniyor abim ise canlı canlı kara toprağa girmişti, araçta ölüm sessizliği hakimiyetini sağlıyordu, belli bir zaman sonra bu sessizliği bölen abim olmuştu.

"Fırat durdur arabayı."

"Ne oldu?"

"Durdur arabayı ve yana geç"

"Abi!"

"Bir kere' de dinle lan geç işte!"

Abim beni dinlemeden kapıyı açarak araçtan indi bende arkasından inerek yer değiştirip tekrardan araca bindiğimizde arkadan gelen adamlarımızdan Ali aradı.

"Efendim bir sorun mu var?"

"Yok Ali, sıkıntı yok yola devam ediyoruz."

"Emredersiniz efendim"

Abimin aklından ne geçtiğini anlamıyordum ama hiç iyi şeylerin olmayacağını hissediyordum.

KANER' DEN

Yol boyunca Fırat konuşup durdu kendimde olmadığımı sanıyor ama gayet ne yaptığımın farkındaydım bundan sonraki yol' da düğün evi var bizim geldiğimizi gören Şerzat illaki bir şey yapardı çünkü onu kendisinden çok iyi tanıyordum.

Beni asla sarsılmış görmemeliydi eğer bir kere görürse işte o zaman şimdiye kadar kazandığım haysiyet yok olurdu, bir kere açığımı bulurlarsa eğer her zaman oradan saldırırlardı zaten bir kere yıkılmış ve onlara yaramı göstermiştim ve fazlasıyla' da cezamı çekiyordum ve çekmeye' de devam edecektim.

Şerzat' ların adamları alt mahalleden benim arabamın geldiğini görünce hemen düğün evine koşarak gitmişlerdi, dediğim gibi onu kendisinden çok iyi tanıyorum ve tahminlerimde beni yanıltmıyordu.

Adamlar çoktan Şerzat' a haber uçurmuşlardı bile haberi alan Şerzat yarım gülüş ile gülerek

"Gelsin, gelsin' de ne kaybettiğini, kime karşı kaybettiğini görsün"

Diyerek aracın geçeceği güzergâh üzerinde bekleyemeye başladı,

Kaner' in aracı sokağın başında görünmeye başlayınca herkesin, düğün ahalinin bakışları Şerzat' a dönerken en önemlisi' de Kaner'in canından çok seven kızın gözlerinde endişe hâkimdi.

Konağın sokağına girerken tam karşımda Şerzat duruyordu ama ne Şerzat' ın yoldan çekilmeye nede benim durmaya niyetim vardı.

Şerzat itine gittikçe yaklaşmaya son sürat devam ederken hızıma hız katıp devam ederken Şerzat ise meydan okurcasına yolun ortasında duruyordu.

"Abii!, Abii dursana çarpacaksın!"

"Umurumda değil."

"Abi durdur şu arabayı"

Fırat son bir kez daha beni uyarsa' da her zamanki gibi bildiğimi okumaya devam ediyordum Fırat son hamlesiyle direksiyona uzanarak

sola kıvırması bir oldu.

"Napıyorsun lan!"

"Adama çarpmaktan kurtarıyorum seni, napacam başka"

"Kes lan sesini!"

Fırat' ı arkamda bırakarak arabadan çıktığımla karşımda duran Şerzat itine doğru yöneldim bir iki adımla Şerzatın yanına gelince yakasına yapışmam bir oldu

"Yolumu kesmekte ne demek oluyor?, bana bak Şerzat benimle uğraşma uğraşırsan eğer seni bu cihandan silerim."

"Denesene Kaner ağa, bu arada buyur etmez misin en güzel, özel anımıza."

Şerzatın son dediği cümleden sonra suratına yumruk geçirip diz arkasına tekme atmamla yere düşmüştü üstüne çıkıp yumruklarımı sıralarken ne kadar Fırat engel olmaya çalışırken konuşsa' da onu dinlemiyordun bile

"Abi bırak değmez bununla uğraşmaya, abi herkes bize bakıyor yapma " Fırat ve korumlar beni kaldırmaya çalışsada yaptıkları sadece küçük bir çaba olarak kalıyordu.

"Aliz bakıyor abi"

Fırat ne kadar ısrar etse' de beni durduran Fırat'ın kulağıma yaklaşıp kimsenin duymayacak kadar kısık ses ile son cümlesi olmasıyla yumruk atmak için kaldırdığım elim havada kalırken babamın tok sesi yankılandı.

"Kaner!"

Babama baktığımda herkesin düğünü bırakıp bize baktığını en önemlisi' de arkadan ağlayan Aliz' i görmem bir oldu, beyazlar içinde ne' de güzel olmuştu.

Benim sevdiğim, uzun uzadıya bakmaya, dokunmaya kıyamadığım, bağlamasına bile gönlümün razı gelmediği saçlarını sıkı sıkıya toplamış duvakla' da örtmüştü, halbuki bizim düğünümüzde saçlarını serbest bırakacaktı, gözlerim

Aliz' imin gözlerinde huzur bulurken bana göstermedikleri her gün için bir kere daha baktım, yüzünün her zerresini beynime kazıdım, görmediğim, göremeyeceğim her gün için, her saat için baktım, bakış açıma dağılmış yüzüyle Şerzat girerken ona tiksintiyle bakıp tehdit vari işaret parmağını gözünün önünde sallayıp

"Sakın Şerzat karşıma çıkma, sakın!"

Son sözlerimi' de ettikten sonra daha fazla oyalanmayıp hızla arabaya bindim Fırat' ında binmesiyle gaza basıp gittim, Yaver' in evine

gittiğimiz' de gözlerimin önüne

Aliz' in hali gelmesiyle gözlerim dolmuştu, param parça ve dağılmış halimle Yaverin evine gidip kapıyı tıklatmıştım, Yaver ise bizi görmeyi beklemediği her halinden belli oluyordu

"Ne arıyorsunuz burada? bu halin ne oğlum?''

"Ne güzel karşılama bu böyle "

"Başlatma güzelinden gel içeri "

Yaver bizi içeriye alırken gözlerinde hüzün, endişe vardı ama Aliz' in konusunu açmamıştı beraber

bahçeye geçerken eşi bizi gördü

"Hoş geldiniz ağam"

Evin' in lafı üzerine çareyi kafa sallamakla buldum.

"Beyim ben sert bir kahve yapıyım size"

"Tamam hatun"

"Yapamadım be Yaver, biz sizin kadar duramadık"

Neyi kastettiğimi anlamıştı çünkü Yaver ve Evin üç ay önce birbirlerini severek evlenmişlerdi onların

olayı' da biraz zor olsa' da ikisi' de dimdik durabildiler sevdalarının arkasında, Ama bu sefer aşk kazanmadı töre kazandı, kazanan töre kaybeden biz olduk.

"Olmaz sevdiğimi başkasına yar etmem diyemedim, o babası olacak Hamit ağa bozuntusu alırdı Aliz' in canını, en azından Şerzat' la evlenirse yaşar dedim. Hiçbir şey yapamadan çıktım geldim, düğüne bile gitmeye cesaret bulamadım ne diye gidecektim, sevdiğim seni kendi ellerimle verdim, koruyamadım mı diyecektim, ne diyecektim?,

koskoca ağa oldum ama bir kararı bozamadım, bu kadar güçlüyken neden bu koca kudretim bir kararı bozmaya yetmedi be Yaver neden?"

Her defasında sesim yükselirken göz yaşlarım dinmiyordu ne kadar Yaver'e konuşuyor olsamda gözlerim bahçe nin bir köşesine takılmış boşluğa bakarak kendi kendime konuşuyordum.

"Sevdiğimi koruyamayacaksam neden ben ağayım, o kadar şirketim var her tarafa yayılan namım, şerefim, onurum var, ama bir kararı bozmaya gücüm yokmuş işte bu kadar çaresiz ve acizim" son kelimemi söylerken Yaver'in gözlerinin içine baktım son dediğim cümleyi aklıma sokmak için tekrarladım "Aciz'im"

Evin kahveleri getirip içeriye geçerken yüzüme bile bakamamıştı önüme konan kahveyi bir dikişte içerken boğazımı yaka yaka geçip gitmişti kahve, tıpkı Alize izin verdiğim gün boğazımdan çıkan sözler gibi, bizimkiler gözleri büyümüş bir şekilde bakarken Yaver önündeki kahveyi bana uzatıp "Yavaş iç" diye uyarmıştı Yaver' e bakıp başımla onaylarken Yaver elini omzuma atıp başını sallamıştı.

İçimdekileri anlatırken gözümden yaşlar akıyordu bu son ağıdım bundan sonra ben değil bu kararı onaylayan kişiler ağlayacaklardı, bu saatten sonra benim içimin yandığı gibi onlarda yanacaktı her geçen gün ölmek isteyecekler, rezilliklerinde boğulup kalacaklardı, bunu yapacaktım sonucu ne olursa olsun yapacağım, sonunda benim

ölümüm' de olsa yapacaktım, artık bir kere gemiler yandı, bir kere liman ateşe verildi ne gemi yeniden düzelir nede liman, nede geminin içine binen zalimler kurtulacaktı.

************************************

İSTEGRAM HESABIM : teynimg_yazar_

TİKTOK HESABI : TEYNIMG_YAZAR_06

TAKİP EDERSENİZ ÇOK SEVİNİRİM CANLARIM. (İstegramda ve tiktokta güzel videolar var kaçırmayın derin😉😇🤗)

SİZİ ÇOK SEVİYORUM KENDİNİZE İYİ BAKIN 💞❤♥😇

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.