Bölüm Müziği:
Agire Jiyan-Helin
K.A
3 kelime her şeye yetmişti aslında bu zamana kadar yaşanan güzel günler artık bir hiç' ten başka bir şey değildi.
Mardin' inin en büyük ağası' da olsam toplantıdan çıkan kararı bozmaya ne gücüm nede kudretim yetti.
Yıllardır süren kan davası her zaman olduğu gibi ya cana karşılık can alacaktı yâda iki aileyi bir edeceklerdi gerçi ne değişti' ki bu Sefer' de benim canımdan can aldılar ama bir fark var' dı kan dökmeden öldürmüştüler bu sefer.
Son bir kez düğün günü' nü konuşmak için aşiret reisleri bir araya geldiğinde bende salonun başında yerimi almış bir ayağımın üzerine oturup diğer ayağımı dik koymuştum, kolumu' da dik koyduğum dizimin üstünde sallandırırken salonda bir bir herkesin yüzüne bakıp isimlerini aklıma kazıyordum, intikam alacağım kişileri beynime, kalbime not ediyordum, ne pahasına olursa olsun yaptıklarını asla yanlarına bırakmayacaktım.
Koca avlu' da tek ses bile çıkmazken konuşma cesaretini gösteren ilk Sadri ağa oldu,
''Ağalar buraya toplanma sebebini herkes biliyor, yıllardır süren kan davasını bitirmek için geldik, daha fazla kimsenin bir can kaybetmeye ne gücü nede takati kaldı, iki taraf' ta akraba olmaya razılar, Aliz kızımız ile Şerzat oğlumuzun nikâh gününü kararlaştırmak üzere toplandık. Düğün dernekler kurulsun bu evlilik her iki aile başta olmak üzere barış, huzur getirsin''
HAMİT AĞA = "Doğru dersin Sadri ağa yıllardır verdiğimiz canların acılarını yaşarız bundan sonra ne verecek canımız var nede dayanacak gücümüz var. Kızım Aliz şimdiye kadar soyadımızı layıkıyla taşıdı bundan sonrada yeni soyadını başının üzerinde taşır, Şerzat oğlumuzun adına bir laf getirmez."
Sadri ağa utanmadan sıkılmadan gözlerimin içine bakarak sırf bana boyun eğdirtebilmek için son sözü bana bırakmışlardı.
"Kaner ağa sen ne dersin?"
"Allah şahidimdir' ki sevdalımın canı karşılığında bu düğüne izin veriyorum, sevdamdan vaz geçiyorum, ama şunu bilin' ki buna sebep olanlardan ve göz yumanlardan bir bir intikamını alacağım. Yedi cihanda bir araya gelse bu intikam yeminimden vaz geçmeyeceğim. Son sözüm' de budur Sadri ağa."
Onca öfkemin onca sinirimin vermiş olduğu nefretle içime attıkları ateşle konuşmuştum, toplantıda olan ağaların yüzüne, tek tek herkesin gözlerinin içine bakıp son sözlerimi söyleyip konaktan çıkarken kapıyı gelecek ateşin habercisi gibi gürültüyle çarpıp oradan uzaklaştım.
Toplantıdan çıkan haber dört bir yana duyuruldu bilmeyenler bilsin duymayanlara duyurulsun diye.
Aliz karardan sonra ne bir söz etti nede karşı çıktı kabullenmişti oda neyin ne olduğunu ve asla değişmeyeceğini' de biliyordu.
Toplantıdan çıkan kararla herkes mutlu olmuştu biryandan' da zılgıtlar çalınıyordu hem diğer kan davaları yeniden harlanmayacak hem' de güya Yusuf' un kanı yerde kalmayacaktı ama neye göre kime göreydi, Yakup Yusuf' u öldürdüğü günden beri Alizle görüşemiyordum nasıl olduğunu bile bilmiyordum bir şey' mi yaptılar ne dediler hiçbir bilgim yoktu, ne içerden bilgi alabiliyordum nede dışardan, konağın duvarları sır gibi saklıyorlardı sevdiğimi, sanki yanlış yapan kişiler bizlerdik sanki katil olan kişi bendim' de katile kız vermeyiz diyorlardı.
Toplantıdan çıktıktan sonra çıkıp yalnız kalabileceğim yere gitmiştim ne kadar yalnız kalırsam o kadar iyiydi, kafamı toplamam lazımdı.
Gece saat üç' te konağa geldiğimde aracı konağın önüne park edip indim anahtarı bizim çocuklara verip direk konağa girmiştim içeriye girmemle annemi görmem bir olurken gözlerimi kısarak baktım, annem ise beni gördüğüyle hızla yerinden kalkıp endişeli gözlerle bana doğru geldi
"Ana ne yapıyorsun burada, bu saatte?"
"Sen ne yapıyorsan bende onu yapıyorum oğul"
Anlamsız gözlerle anneme bakarken annemin cümlesiyle başımı gök yüzüne çevirip nefes vererek tekrardan anneme dönerek konuştum
"İyi geceler ana"
"Oğul böyle yapma"
Anneme hiçbir şey demeden merdivenlere yönelirken arkamdan annemin bağırmasıyla durmuştum
"Sana yarın teyzenin kızını istemeye gideceğiz"
Annemin sözleriyle bir adım daha atamadan merdivenlerde kala kalmıştım gözüme ve kalbime düşen öfkeyle hızla arkama dönüp Şehnaz hanım' a çatılan kaşlarımla bakıp bağırarak merdivenlerden hızla inerek yanına gittim
"Sen ne diyorsun ana!"
"Duydun babanla konuştuk ya-"
Annemin cümlesini tamamlamasına müsaade etmeden hızla elimi kaldırarak susturup ve bağırarak konuştum
"Bu kadarı kafi, sizin verdiğiniz kararlar ile öldürdüğünüz oğlunuza anca cenaze töreni yaparsınız düğün değil"
Her bir sözümün üstüne bastırarak ve bağırarak söylerken uyuyan herkes uyanmış ve avluya çıkmışlardı, çıkan kişilere bakarak ve kendimi göstererek tekrar konuştum.
"Hani ortada görmediğiniz bir cenaze varya benim cenazem, ilk önce onu görün"
Şehnaz hanım bana şaşırarak bakarken korku dolu sesle konuşmuştu.
"Ne diyorsun oğul sen?"
Annemin sorusuyla anneme doğru bir adım daha atarken Şehnaz hanımın gözlerine bakarak konuştum
"Bu konağı bile zehir ettiniz bana"
Sözlerimle herkesi kırıp dökerek arkamı dönüp giderken konağın kapısını açmamla arkama dönüp baktım ve tekrardan Şehnaz hanım' a ve Haşir ağaya bakarak konuştum.
"Ha bu arada sakın ola' ki öyle bir hataya kalkışmayın yeminim olsun cenaze' mi kaldırırsanız"
Kapıyı arkamdan çarpıp çıkarken az önce indiğim arabama binip gittim.
Aracı kullanırken kulağımda Şehnaz
hanım' ın sözleri çınlarken her bir sözünde hızımı arttırmıştım.
Karşımdaki duvarı görmemle istemsizce gözüm dönerken virajı almadan ve hızımı artırarak karşımdaki duvara çarpmıştım.
Çarpmayla birlikte sert bir şekilde dururken çarpmanın etkisiyle başımı direksiyona çarptığımdan bir iki dakika aracın içinde oturdum, birazda olsa kendime gelip kapıyı sert bir şekilde açıp araçtan inmiştim, kaportadan duman çıkarken duvara tutunup alnımı tutmuştum.
Yüzüme akan sıcaklıkla elimi kaşıma götürerek geri elime bakmıştım, elimdeki kanı görmemle birlikte elimi yumruk yaparken kendi kendime konuşmuştum.
"Bana bunu' da yaptırdınız' ya helal olsun size, ama asla sizi affetmeyeceğim ve bu günü unutmayacağım, hayatım boyunca sizin sayenizde bu kadar ölmek istedim."
Derin bir nefes verip biraz daha kendime gelip aracın yanından uzaklaşıp gittim.
YARIM KALAN SEVDALAR
1 HAFTA SONRA
Bugün Aliz' in sevdiğim kadının düğünü var hep onu beyazlar içinde hayal ederdim ama başka biriyle değil başka bir adamın eşi olarak değil, normalde yedi cihanda bir araya gelse asla vaz geçmem ama söz konusu sevdiğimin canı ise ona zarar gelmesindense kendi canımdan vaz geçerim, eğer Yakup o gün Yusuf' u öldürmeseydi belki de bizim düğünümüz yapılıyor olurdu ama şimdi elimde koca bir hiçten başka bir şey yoktu, sevdalım başkasının gelini olurken bana burada oturup içimdeki sevdayı susturmak kalıyordu, tabi' ki düğüne gidecek değildim kendimde ne o gücü nede gidecek cesareti buluyorum.
Sabahın en erken saatlerinde düğün için hazırlıklar başlamıştı bile. Koçlar kesiliyor kazanlar kaynıyor duymamak görmemek için kaçsam da olmuyordu sonuçta aşiretin kızı herkes davetli herkes hazırlık yapıyor sanki kendi hâkim olduğum topraklarda kaybolmuşum gibi nereye gideceğimi bilemiyorum, çok sevdiğim Fazıl' ın bir meyhanesi var en sonunda oraya gidebildim, içeriye girdiğimde ise koca meyhane bomboştu sadece ben, Fazıl ve türkücü adam vardı koca meyhane boştu çünkü herkes düğüne gitmişti ama gardaşım gitmemişti çünkü bir kere birbirimize kardeş dedik başkaları gibi zoru görünce satmazdık.
Kafama göre bir masaya geçip otururken Fazıl' da karşımdan bir sandalye çekerek oturdu.
Fazıl hiç birşey demeden kadehleri sırayla doldururken bende dolan kadehlere bakıyordum.
"Bugün' ü çok bekledim Fazıl, Aliz' in gelinlikli halini hep hayal ederdim, başkası' nın gelini olarak değilde benim gelinim olarakçok hayal ettim, ama hayalimi yaşamama müsaade etmediler Aliz orda evlenirken
bana' da burada oturmak kaldı, benim payıma düşen' de burada eli kolu bağlanmış bir şekilde durmak."
"Sen onun için çekildin Kaner."
Fazıl' a bakıp başımı aşağı yukarıya
sallayıp buruk bir gülümsemeyle konuştum.
"Kendi canım söz konusu olsa birdakika düşünmeden geri adım atmamama sevdiğimin canı söz konusuysagözümü kırpmadan kendimden vaz geçerim Fazıl."
Fazıl bir yandan beni dinlerken bir yandan' da türkücüye eliyle işaret eddiğinde türkücü 'Bağlandı yollarım kaldım çaresiz' türküsünü söylemeye başlamıştı, bana' da eşlik etmek kalmıştı.
"Bağlandı yollarım kaldım çaresiz oy
Gayrı dünya bana aralandı gel gel
Derildi dertlerim artsız arasız oy
Üst üste dizildi sıralandı gel gel
Canım gel gel
Gülüm gel gel
Kurbanım gel gel"
Türküye eşlik ederken bir yandanda önümdeki kadehi elime alıp deli gibi sıkmıştım elimdeki kadehi ilk başta masaya yavaş yavaş vurmaya başlasam' da daha sonra hızlanarak vurmaya başladım ve en sonun' da gözümden bir damla yaş akarken bardağı yere fırlatmışdım.
Fazıl hiçbir şey demeden bana bakarken yeni bir bardak getirip kadehi tekrarda doldurdu.
"Herkes biliyor Kaner ağa, herkes, sen ne yapacaksın bu saatten sonra?"
Fazıl' ın sorusundan sonra başımı çevirip türkücüye bakarken yüzümdeki kuru gülümseme yerini almıştı
"Bir abimin çok güzel sözü vardırFazıl, şöyle der. Nereye gidersen git olay yollardadeğil, senin aklında biter, istersenyollar sonsuz olsun, dağ olsun senin aklında bitmediği sürece aklın gidemediği o yerdedir."
Son sözümden sonra hiçbir şey dememişti çünkü herşeyi söylemiştim zaten, Fazıl' da bana başka birşey sormamıştı çünkü cevabını almıştı.
Kaç saattir buradayım kaç bardak olduğunu bütün her şeyi saymayı bırakmıştım artık kendimi boşluğa bıraktım sürükleniyordum.
Peki, nereye kadar? cevabını bilmeğim bir soru sandalyenin arkasından ceketimi aldığım gibi kalktım ilk başta tökezlesem' de toparlandım çünkü benim yıkılmaya hakkım yoktu, kendimden emin adımlarla yürümeye başladım nereye olduğunu bilmeden gidiyordum.
En sonun' da çareyi çocukluk arkadaşım olan Yaver' de buldum bir akıl, fikir, çare bulur belki,
Meyhane' den çıktıktan sonra biraz durup temiz havayı içime çekerken kafamı toplayıp eve gittim avlunun kapısı büyük bir gürültüyle açılınca bizimkiler bakışlarını kapıya çevirdiler meraklı gözlerle bakmalarına aldırış etmeden konağa girdiğimde dengemi kaynedip yalpalasamda duvardan tutunup kendimi topladıktan sonra yukarıya çıkıp arabanın anahtarını aldım, hiçbir şey demeden konak' dan çıkacakken Fırat' ta arkamdan merdivenleri inerek benden önce kapıya geçmiş beni bekliyordu onu umursamadan arabaya yöneldiğim zaman şoför kapısını açtığımla bir elin kapatması bir oldu, tok bir ses bana bağırmasıyla istemsizce kaşlarım çatılmış bir şekilde karşımdakine baktım
"Ağabey bu şekilde araba kullanamazsın."
"Başlatma lan ağabeyinden çekil önümden"
"Başıma silahta dayasan seni bu şekilde göndermem."
"Çekil önümden Fırat, bir daha demeyeceğim."
"İstediğini yap."
İçimde dinmeyen ve her defasında katlanan öfkeme yenik düşerken Fırat' a yumruk atmamla annem çığlığı basmıştı kapıdaki korumalar ise başlarını yere eğmiş yüzlerin' deki mahcup ifadeyle duruyorlardı Fırat ilk başta sendelese' de dudağındaki kanı silerek tekrar kapıya geçti sanki hiçbir şey olmamış gibi gözlerinde kararlılık hâkim sürerken karşımda dimdik duruyordu.
Fırat kapıdaki korumalara arabalara binmelerini söyleyip şoför koltuğuna geçti.
"Hasbin Allah, ne yapıyorsun oğlum geçsene yana?"
"Niye kaza yap' da ikimizde ölelim diye' mi, ben yanına bir şey olmasın diye geliyorum abi, yana geçip süs korkuluğu gibi durmak için değil,
asıl yana sen geç"
Bana ne kadar karşıda gelse umursamayıp geçtim yana, bugün Fırat' la uğraşamayacaktım kapıyı kapatıp dirseğimi cama yaslarken gözlerimi ovuşturmuştun, gözlerimin önüne Fırat' ın hali gelirken yaptığım şeye pişman olmuştum ama Fıratında yaptığı hoşuma gitmedi' de değil, yaptığını yadırgamamak gerek sonuçta benim kardeşimdi, bana karşı olmasa daha iyi ama neyse, oda korkuyordu bir şey yaparım, bir şey olur diye kendim bile emin değildim, nasıl bir duygu içerisinde olduğumu yâda olmalıydım, ben bile beni tanımıyordum, nelerin yapacağımı yada yapmayacağımı bilmezken o nasıl bilsin?
Fırat ellerini direksiyona koymuş yan bakış atarak derin bir nefes verdikten sonra söze girdi.
"Nereye?"
"Yaver' e" sözümden sonra Fırat hiçbir şey dememiş önüne dönmüştü.
Ne diyebilirdi kimin ne demeye hakkı vardı, o kadar intikam yemini dâhil etsem kimse geri adım atmamışlardı, ilk defa bu kadar içtim ilk defa bu kadar çaresiz kaldım, sanki içtikçe acılarım hafifler sanıyordum ama yok nafile acım hafiflemiyor, bila kis her defasında daha' da harlanıyordu.
şimdi Aliz yanımda olsaydı bende aracı kullansaydım ikimiz her şeyden, herkesten uzaklaşsak olmazmıydı sanki, olurdu tabi ama yapmadılar bize hayatımızı yaşamamıza müsaade etmediler, göz kapaklarım ağırlaşsa da zar zor açıp yola bakıyordum camı açıp yüzüme rüzgâr vururken Aliz' in o tel tel rüzgârda uçan siyah saçları geldi gözlerimin önüne, biraz' da olsa gülmüştüm Aliz ile geçirdiğim onca güzel vakit şimdi hiçbir anlam etmiyordu.
Bir sürü ikimizin düğünümüzle hayalimiz vardı kabarık bir gelinlik giyecekti, benim o çok sevdiğim saçlarını gizlemeyecekti özgür bırakacaktı, benim gelinim olacaktı, hep kızardı bana araba' da giderken pencere açmama, neymiş üşürmüşüm onun için sırf gönlü darılmasın diye kapatırdım hep, ama şimdi o yoktu yanımda, başkasının, şerefsiz
Şerzat' ın yanındaydı ben ise çok üşüyordum, kalbim üşüyordu kalbimi ısıtan sevdası bu sefer kalbime buz kestiriyordu, ben ne kadar ayakta dursam' da yıkılmıştım yerle bir olmuştum, karşımdaki insanın gözlerinin içine baktığımda param parça olmuş bir Kaner vardı, şimdi ben gitsem Şerzat itin alnının ortasından vursam kim ne yapabilir, kim karşı gelebilir, ben kimsenin hakkı kimseye geçmesin derken benim hakkımı kim verecekti, daha geçen hafta her iki ailenin isteği olsun diye hak geçmesin diye bin dereden su getirmiştim ama onlar naptılar benim suyumu kestiler, hayat kaynağımı kestiler, peki sonrasın' da nemi olacak cehennemi yaşatacaktım onlara, artık eskisi gibi hiçbir şey olmayacaktı, saf Kaner yok artık karşılarında.
Radyoyu açtığımda Aliz' imin sevdiği Cem Özkan - Bir Hayat Yeter Bize çalıyordu yol boyu o çalarken Aliz' in güzel halleri aklıma geliyordu.
Aliz' i hep kızdırırdım bunun neyini seviyorsun diye ama o yokken' de hep açıp dinlerdim, seviyordum onun kızgın hallerini hele birde kaşlarının çatışı vardı bir ömre bedeldi.
************************************
İSTEGRAM HESABIM : teynimg_yazar_
TİKTOK HESABI : TEYNIMG_YAZAR_06
TAKİP EDERSENİZ ÇOK SEVİNİRİM CANLARIM. (İstegramda ve tiktokta güzel videolar var kaçırmayın derin😉😇🤗)
SİZİ ÇOK SEVİYORUM KENDİNİZE İYİ BAKIN 💞❤♥😇
