İçeriğe geç

Hudut

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Hudut

Bölüm 4

Bölüm 4: Sınır Hattı

Saat 04:30.

Sisle kaplı karargah bahçesinde askeri araçların rölantide çalışan motor sesleri yankılanıyordu. Pars Timi, tam teçhizat şekilde skorsky helikopterinin yanında sıralanmıştı. Sınır hattındaki bir gözetleme kulesinden gelen sızma ihbarı üzerine acil çıkış emri verilmişti.

Defne, sırtındaki hücum yeleğini sıkılaştırıp timin önünde durdu. Kaskının altından bakışları tek tek askerlerin üzerinde gezindi. Hepsinde o operasyon öncesi gerginliği vardı; bir kişi hariç.

Mert, tüfeğinin şarjörünü kontrol ederken son derece sakindi. Defne’nin bakışlarını üzerinde hissedince hafifçe başıyla selam verip hazır ola geçti.

Defne adımlarını Mert’e doğru attı. "Korkmaz. Sızma ihtimali olan bölge sık kayalık ve mağaralarla dolu. Sahayı biliyorsun, bu operasyonda öncü unsur sensin."

"Anlaşıldı komutanım," dedi Mert, resmiyetini koruyarak. "Mağara bölgeleri pusuya çok müsaittir. Müsaadenizle timi ikişerli kademede tutalım."

Defne haritayı kafasında hızlıca tarttı. Mert’in önerisi askeri prosedürün bir adım dışındaydı ama sahanın yapısına birebir uyuyordu. "Kademeli ilerleyeceğiz. Ama benim verdiğim hattan milim sapmayacaksınız."

"Emredersiniz Üsteğmenim."

Helikopterin pervaneleri büyük bir gürültüyle dönmeye başladığında tim sırayla içeri süzüldü. Yüksek rakımlı intikal alanı olan Katil Tepe'ye varıldığında hava dondurucu ve sisliydi. Görüş mesafesi elli metreye kadar düşmüştü.

Mert önde, Defne hemen onun iki adım gerisinde kayalık patikayı tırmanmaya başladılar. Rüzgarın uğultusu dışında sadece botların taşa çarpma sesi duyuluyordu.

Tam o sırada Mert aniden durdu. Sol elini havaya kaldırıp arkasındaki time "Dur" işareti verdi.

Defne anında tüfeğini omzuna oturup Mert’in yanına çömeldi. Sesi fısıltı seviyesine indi: "Ne var Korkmaz?"

Mert gözlerini siste kaybolan kayalığa dikmişti. "Rüzgar yön değiştirdi komutanım. Sol taraftaki çalıların oradan taze tütün kokusu geliyor. Ayrıca patikadaki taşlar yeni kaymış."

Defne dikkatle o yöne baktı. Termal görüşünü kaldırdı ama yoğun sis görüntü almayı zorlaştırıyordu. Normal şartlarda prosedür, bölgeyi tarayarak ilerlemeyi emrederdi. Ancak Mert’in saha sezgileri ona tehlikenin çok yakın olduğunu söylüyordu.

"Pusu," diye fısıldadı Mert. "Tam tepe dönümüne yatmışlar. İlerlersek çapraz ateşte kalırız."

Defne bir an Mert’in gözlerindeki o sarsılmaz eminliğe baktı. Kendi ezberindeki kural kitabı ile adamın saha tecrübesi karşı karşıyaydı. Ve Defne, bir komutan olarak doğru kararı vermek zorundaydı.

"A Timi sağa kayıp bastırma mevzisi alsın," dedi Defne kararlı bir sesle. Mert’e döndü: "Seninle sol yarmadan dolanıyoruz. Onlar bizi önden beklerken arkalarına sarkacağız."

Mert’in dudaklarında o tanıdık, hafif tebessüm belirdi. "Kitabın dışına çıkıyoruz yani komutanım?"

Defne gözlerini devirdi. "Kitabı ben yazıyorum Korkmaz. Hareket et."

İkili, kayalıkların arkasından sessizce süzüldü. Mert’in kıvrak ve tecrübeli hareketleri, Defne’nin milimetrik soğukkanlılığıyla birleştiğinde mükemmel bir uyum yakalamışlardı.

Çok geçmeden, kayalığın arkasına gizlenmiş üç teröristin mevzilendiği noktaya ulaştılar. Teröristler patikaya odaklanmışken, Defne ve Mert tek bir kelime etmeden, sadece göz temasıyla görev dağılımı yaptı.

Defne’nin işaretiyle aynı anda harekete geçtiler. Sert ve kısa bir çatışmanın ardından tehdit sıfır zayiatla bertaraf edildi.

Çatışma sonrası sessizlik çöktüğünde, Mert tüfeğinin emniyetini kapatıp yere çömelmiş olan Defne’ye elini uzattı.

Defne bir an adamın uzatılan eline baktı. Yağmur ve çamur içindeydiler. Kendi imkanlarıyla kalkabilecek güçteydi ama Mert’in gözlerindeki o alaycılıktan uzak, katıksız saygıyı gördü.

Elini tutmadı; ancak Mert’in omzuna hafifçe vurarak ayağa kalktı.

"İyi tespitti Uzman Çavuş," dedi Defne, hafifçe soluklanarak.

Mert elini geri çekip hafifçe sırıttı. "Siz de fena arkalamadınız komutanım. Buzdolabı dedik ama ateşiniz yakıyor."

Defne tek kaşını kaldırdı. "Korkmaz, mevzide laf yetiştirmeyi bırak da karargaha emniyet bildirimini yap."

"Emredersiniz Üsteğmenim," dedi Mert, gururla karışık bir tebessümle telsize uzanırken.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.