İçeriğe geç

Hudut

Bölüm 39 · 2 dk okuma

Hudut

Bölüm 39

Bölüm 39: Hesabı Kesilmemiş Özlem

Defne’nin "Rahat olun Pars" emriyle birlikte odadaki o gergin askeri resmiyet bir anda yerini derin bir nefese bıraktı. Askerler yavaşça rahat pozisyonuna geçti ama kimse gözlerini komutanından ayıramıyordu.

Sinan, heyecanını gizleyemeyerek bir adım öne çıktı. "Komutanım... Vallahi öldük öldük dirildik burada. Üç haftadır tek bir haber alamadık sizden. Nasılsınız, kolunuz n’oldu?"

Defne askıda duran sol koluna hafifçe bakıp gülümsedi. "Ufak bir çatışma hatırası diyelim Akalın. Bir iki cam kırığı ve kurşun teğeti... Ama iyiyim. İstihbarat merkeze ulaştı, görev başarıyla kapandı."

Hakan araya girdi, sesindeki rahatlama her halinden belliydi: "Komutanım, yokluğunuzda Karargahın tadı hiç yoktu. Yüzbaşı Barış tepemizden inmedi ama Mert Abi de bizi az çalıştırmadı hani!"

Defne’nin bakışları doğrudan Mert’e kaydı. Mert, timin biraz daha gerisinde duruyordu. Diğerleri konuşurken o tek bir kelime bile etmemişti. Sadece gözlerini Defne’den ayırmıyor, kadının hayatta ve karşısında olduğunu zihnine kazımak istercesine bakıyordu. Defne de onun bu sessiz, derin bakışlarındaki ateşi gayet iyi okuyordu.

"Demek Mert Uzman sizi çok çalıştırdı..." dedi Defne, gözlerini Mert’ten ayırmadan. "İyi yapmış. Nöbeti kime bıraktığımı biliyordum."

Defne ardından tüm time döndü. "Şimdi herkes koğuşlara. Üstünüzü başınızı düzeltin, dinlenin. Yarın sabah yine ben buradayım ve hiçbirinize göz açtırmayacağım, haberiniz olsun."

"Baş üstüne komutanım!"

Tim üyeleri tek tek Defne’ye selam verip odadan çıkmaya başladı. Sinan çıkarken Mert’in omzuna hafifçe vurup kapıyı arkalarından kapattı. Odada sadece ikisi kalmıştı.

Sessizlik yeniden çöktü ama bu kez kasvetli değil, elektriklenmiş bir sessizlikti.

Defne ağır adımlarla Mert’e doğru yürüdü. Aralarındaki birkaç adımlık mesafeyi kapattığında durdu. Mert’in gözlerindeki o yorgun ama sarsılmaz sadakati gördü.

"Notumu aldın mı Korkmaz?" diye sordu Defne alçak bir sesle. Sesindeki o resmiyet tamamen silinmişti.

Mert elini cebine attı. Üç haftadır yanından ayırmadığı, kenarları tiftiklenmiş o kağıt parçasını çıkarıp Defne’ye gösterdi.

"Arkanız bendeydi komutanım," dedi Mert. Sesi pürüzlü ve derindi. "Ama bu üç hafta... Bu dağlarda yediğim hiçbir kurşuna benzemiyordu."

Defne gözlerini kağıttan kaldırıp Mert’in yüzüne baktı. Sağ elini kaldırıp Mert’in göğsüne, kalbinin tam üzerine koydu. Mert’in kalbi avcunun altında delicesine atıyordu.

"Döndüm Korkmaz," dedi Defne fısıltıyla. "Sözümü tuttum."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.