İçeriğe geç

HİSSİZ

Bölüm 8 · 2 dk okuma

HİSSİZ

Bölüm 8

Bölüm 8

Yoğun bakım odasındaki cihazların tiz uyarı sesleri, Pamir’in hırıltılı nefesleriyle birbirine karışıyordu. Göğsündeki taze dikişlerin zonklayan acısına, koluna saplı serum iğnelerine aldırmadan doğrulmaya çalıştı. Parmakları çarşafı yırtarcasına kavramıştı.

"Bırakın beni... Tomris nerede? Tomris’i görmem lazım!"

Hemşireler telaşla omuzlarına bastırıyor, onu yatağa geri yatırmaya çalışıyordu.

"Pamir Bey, lütfen sakin olun! Dikişleriniz patlayacak, henüz hareket edemezsiniz!"

"Umrumda değil!" diye bağırdı Pamir; sesi çatallı, boğuk ve can havliyle doluydu. "O arabada ne oldu, Tomris nasıl, yaşıyor mu? Çekin ellerinizi!"

Odanın kapısı hızla açıldı. Eşikte beliren Uzay, günlerdir uyumamış olmanın verdiği dağınık saçları ve kan çanağına dönmüş gözleriyle içeriye adım attı. Hemşirelerin başaramadığı şeyi yapmak istercesine, tek bir tereddüt göstermeden yatağın kenarına adımladı.

Pamir onu görünce daha da hırslandı, yakasına yapışmak ister gibi uzandı. "Uzay... Tomris nerede? Doğruyu söyle bana, öldü mü o da?!"

Uzay iki eliyle Pamir’in çıplak, titreyen omuzlarını kavradı. Canını yakmayacak ama hareket etmesine de izin vermeyecek sertlikte, bastırarak onu yavaşça geriye, yastığa doğru itti.

"Yaşıyor," dedi Uzay. Sesi alışılmışın aksine fısıltı kadar kısık ama Pamir’in göğsündeki fırtınayı dindirecek kadar netti. "Yaşıyor Pamir. Sakin ol. Yan odada... Nefes alıyor."

Pamir’in kasılan bedeni bu sözle bir anlığına gevşedi. Göğsü hızla inip kalkıyor, aldığı her derin nefes kaburgalarına batan bir bıçak gibi canını yakıyordu. Gözlerini Uzay’ın yüzüne dikti. Uzay’ın o her zamanki alaycı, laubali maskesi yoktu; ilk defa çırılçıplak bir ciddiyet ve bastırılmış bir çaresizlik oturuyordu o yüzde.

"Yalan söylemiyorsun, değil mi?" diye mırıldandı Pamir, gözlerinden süzülen bir damla yaşı engelleyemeyerek.

"Söylemiyorum," dedi Uzay, ellerini Pamir’in omzundan çekmeden. Başparmağı istemsizce Pamir’in kolundaki gergin kası hafifçe sıktı. Aralarındaki o görünmez duvar, o sınıfsal ve eski nefret, ilk kez aynı kızın nefes alışında eriyip gitmişti. "Tomris uyandı. Ama durumu... İyi değil Pamir. Konuşmuyor. Kimseyle konuşmuyor. Ve bacakları..."

Uzay cümlesini tamamlayamadı, bakışlarını kaçırdı.

Pamir duyduğu yarım kalan cümlenin ağırlığıyla yutkundu. Gözlerini kapattı, derin bir nefes verip başını yastığa bıraktı. Odanın içindeki o yoğun, elektrikli sessizlikte iki yabancı gibi değil; aynı yangından tek bir parça kurtarmaya çalışan iki suç ortağı gibi nefes alıp veriyorlardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.