İçeriğe geç

HİSSİZ

Bölüm 40 · 2 dk okuma

HİSSİZ

Bölüm 40

Bölüm 40

Tomris’in kilitli kapısı ardındaki sessizlik çok uzun sürmedi. Kapının kilidi anahtarla çevrilip hızla açıldığında içeri ilk giren Uzay oldu; hemen ardından Pamir odaya adımladı. İkisinin de yüzünde öfkeden çok, Tomris’in o cam kenarındaki küçücük, büzülmüş halini görmenin getirdiği derin bir sızı vardı.

Tomris başını camdan ayırmadı. Tavşan tulumunun kulakları omuzlarına dökülmüş, dudakları sımsıkı kenetlenmişti.

"Beni duymuyorsun sanma," dedi Uzay, adımlarını sertçe atarak tekerlekli sandalyenin tam önüne geçti. Dizlerinin üzerine çöküp Tomris’in soğuktan donmuş ellerini kavradı. "O kafanın içinden geçen o aptalca düşünceleri ezbere biliyorum Tomris. 'Ben ölseydim bunlar olmazdı' diyorsun değil mi? 'Benim yüzümden bu adamlar kapımıza dayandı' diyorsun."

Tomris’in kirpikleri titredi, gözlerini kaçırmaya çalıştı ama Uzay çenesini nazikçe tutup kendi göz hizasına getirdi.

"Bana bak," dedi Uzay, sesi ilk defa bu kadar çıplak ve titrekti. "Sen o arabadan sağ çıktın çünkü senin yaşaman gerekiyordu. Amcamın, yengemin kanını yerde bırakmamak için, bizim bir arada kalmamız için çıktın. Eğer sen olmasaydın bu ev zaten bir mezarlıktan farksızdı. Anladın mı beni? Sakın bir daha kendini suçlama."

Pamir de sandalyenin diğer yanına eğildi. Elini Tomris’in omzuna koydu; parmaklarının sıcaklığı tulumun peluş kumaşından içeri süzüldü.

"Seni o arabada koruyamadım Tomris," dedi Pamir, sesi göğsünün derinliklerinden kopup gelen boğuk bir yemin gibiydi. "Ama bu bahçeden, bu kapıdan içeri tek bir namlunun girmesine izin vermeyeceğim. Gerekirse bu canı burada bırakırım ama sana bir daha kimsenin dokunmasına izin vermem. Biz üçümüz biriz; ya hep beraber çıkacağız bu cehennemden ya da hiç."

Tomris gözlerindeki o donuk perdeyi daha fazla tutamadı. Bir damla yaş çenesine süzüldü ama bu kez içinde suçluluk değil, iki gencin ona ördüğü o çelik kalkanın sarsılmaz inancı vardı. Dudakları aralandı: "Korkuyorum... Sizin için korkuyorum."

Uzay burukça gülümsedi, alnını Tomris’in dizine yasladı. "Korkma tavşan kız. Yanındayız."

Tam o saniyede, odanın camlarını zangırdatan tok bir patlama sesi yankılandı.

Ardından aşağıdan, bahçenin arka kanadından gelen aralıksız silah sesleri ve telsizlerin cızırtılı haykırışları yalının duvarlarını titretti.

Çat-çat-çat!

Sadık’ın dışarıdaki gür sesi koridorlara kadar ulaştı: "Mevzi alın! Arka koridordan sızıyorlar! Kapıları kilitleyin!"

Uzay ve Pamir aynı salisede yay gibi fırladı. Göz göze geldikleri o tek anda, aralarındaki bütün tereddütler silindi; yaklaşan fırtına kapıyı kırmıştı ve ilk çatışma resmen başlamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.