İçeriğe geç

HİSSİZ

Bölüm 23 · 3 dk okuma

HİSSİZ

Bölüm 23

Bölüm 23

Gözyaşlarının tükendiği o sessizlikte, Tomris’in krizden yorulan bedeni tamamen gevşemişti.

Pamir, sandalyenin önünde diz çöktüğü yerden kalktı; Tomris’in narin, hafiflemiş bedenini incitmekten korkarcasına usulca kucakladı. Bir zamanlar holding koridorlarında adımlarını sertçe atan o gururlu kız, şimdi Pamir’in kollarında bir tüy kadar hafifti. Pamir onu yavaşça yatağın ortasına bıraktı, başının altına yumuşak yastığı yerleştirdi.

Uzay hemen diğer taraftan dolanıp yatağa ilişti, spor ayakkabılarını fırlatıp bacaklarını yatağın üzerine doğru uzattı. Pamir de karşı taraftan aynı şekilde yerleşti. Tomris yatağın ortasında, bir yanında Pamir, diğer yanında Uzay ile uzanıyordu. İki genç adam da sanki görünmez bir nöbetin neferleri gibi onun iki yanını siper etmişti.

"Şimdi dinle beni küçük hanım," dedi Uzay, yüzüne zoraki ama Tomris’in içini ısıtacak o eski alaycı sırıtışını yerleştirerek. Parmaklarıyla Tomris’in burnunun ucuna hafifçe dokundu. "Bundan sonra ağlamak, tek başına odalara kapanmak yok. Seni mutlu etmek için gerekirse bu yalıyı ateşe verir, bahçeye sirk çadırı kurarım. Hatta Pamir’e palyaço burnu taktırıp karşında takla attırırım."

Pamir yandan bir yastık kapıp Uzay’ın kafasına fırlattı. "Sen önce kendine bak, süsleri asarken yerde böcek gibi kıvranan sendin." Sonra Tomris’e döndü, sesindeki o saf şefkatle gülümsedi: "Sen ne istersen o olacak Tomris. Yeter ki pes etme. İkimiz de hep buradayız."

Tomris yorgun gözleriyle bir sağındaki Pamir’e, bir solundaki Uzay’a baktı. Dudaklarında yorgun ama sahici bir kıvrılma belirdi. İki deliyle aynı yatakta sıkışıp kalmış olmanın getirdiği o tanıdık hisle hafifçe gözlerini devirdi; ama bu kez başını yastığa daha huzurlu bıraktı.

Aynı dakikalarda, koridorun sonundaki odada Handan Hanım banyodaki aynanın karşısındaydı.

Yüzüne çarptığı soğuk suyla gözlerindeki kırmızılığı sildi. Kardeşinin fotoğrafına son bir kez baktıktan sonra derin bir nefes alıp omuzlarını dikleştirdi. Artık ağlayarak köşelere çekilme vakti bitmişti; Leyla’nın emaneti için dimdik durmak, o kızı bu evde bir kraliçe gibi yaşatmak zorundaydı. Kararlı adımlarla kapıyı açıp koridora çıktı.

Fakat Handan Hanım, kocasının evin alt katındaki kütüphanede ne tür bir yangının ortasında debelendiğinden tamamen habersizdi.

Kütüphanenin kalın perdeleri sımsıkı kapatılmıştı. Enişte Cevdet Bey, masanın üzerindeki özel hattın başında, titreyen elleriyle bir sigara yakıyordu. Dışarıdan bakıldığında şirketi devralmaya hevesli, soğuk ve hesapçı bir adam gibi görünüyordu; ancak gerçeğin üzerindeki perde çok daha karanlıktı.

Telefonun ekranı titreşti. Arayan numara gizliydi.

Cevdet Bey telefonu kulağına götürdüğünde boğazı kuruluktan düğümlendi. "Alo?"

Karşı taraftaki mekanik, boğuk ses gecenin ayazı gibi soğuktu:

"Kız yaşıyor Cevdet. Mezarlıkta yerde kıvrandığı haberini aldık. Sana Demir ve ailesinden geriye hiçbir iz kalmayacak demiştik."

Cevdet Bey masanın kenarını sıktı, tırnakları ahşaba geçti. Sesi çatallı, fısıltı kadar kısıktı ama içinde ailesini korumaya çalışan bir adamın çaresiz yırtınışı vardı:

"Kız yürüyemiyor! Felç kaldı, konuşamıyor bile! Hiçbir şey hatırlamıyor o geceden, bana inanın! Şirketin bütün hisselerini, istediğiniz tüm liman evraklarını devrediyorum işte, ne isterseniz alacaksınız. Yeğenime dokunmayın. Handan’a ve çocuklara dokunmayın!"

Karşı taraftan gelen kuru, alaycı kıkırtı hattı dondurdu.

"Demir de senin gibi çok konuşuyordu Cevdet. O arabadan sadece ceset çıkmalıydı. Eğer o kız tek bir kelime bile hatırlar ya da konuşursa... Evindeki herkesin mezarını kendi ellerinle kazarsın. Gözümüz üstünüzde."

Hat çat diye kapandı.

Cevdet Bey telefonu masaya bıraktığında alnından soğuk terler damlıyordu. Ellerini yüzüne kapattı. Karısı ve yeğeni onu suçlayabilirdi, nefret bile edebilirlerdi; ama o, holdingin arkasına çöreklenmiş o karanlık gölgelerin gazabından bu evi korumak için şeytanla aynı masaya oturmak zorunda kalmıştı.

Ve en kötüsü; o karanlık düşmanlar, Tomris’in hâlâ nefes aldığını biliyordu.

Bölüm sonu

1 yorum