İçeriğe geç

HİLAL

Bölüm 8 · 6 dk okuma

HİLAL

Bölüm 8

8.BÖLÜM

“Ben sonuna kadar mücadele ederim ama karşımdakininde mücadele etmesini isterim” Arabadan inip kapıyı hızlıca kapatmıştım. Sinirden direksiyona vurduğunu duyabiliyordum. Hiç arkama dönmeden direkt eve girmiştim dönersem tekrar koşa koşa yanına gideceğimi biliyordum. Eve girer girmez kenara çökerek ağlamaya başlamıştım, evet gerçekten seviyordum onu kolay kolay vazgeçmezdim de ama bu kadar meselenin için de çıkıp ben onu seviyorum o da beni seviyor diyemezdim. Annesi yüzüme şak diye söylemişti başka kız düşünüyorum diye. O da benim kadar istiyorsa bir şeyleri elinden gelenin fazlasını yapardı ve şimdi yapmanın tam zamanıydı. Kapının kenarında oturmuş ağlayan halimi gören Ada hızlıca yanıma gelip oturmuştu. “Hilal, Ne oldu?”…..“Batuhanla nişanlandırmayı düşündükleri bir kız varmış, ben böyle yapamam dedim sonra çektim geldim işte verdiğim sözü de bozdum”….”Ne sözü?” Bir yandan göz yaşlarımı silmeye çalışıyor bir yandanda konuşuyordum. “Künyeyi seni sevdiğim sürece hiç çıkarmıyacağım demiştim”….”Ama böyle olmaz demişsin kızım künyesiyle gezemezdin ki” Kalkmaya pek niyetim olmadığını anlayan Ada elimden tutarak zorla kaldırmıştı. “Ben şimdi yemek için pratik bir şeyler hazırlıyorum sende elini yüzünü yıka, yani ben senin neden ağlamadığını anladım ağlamak sana hiç yakışmıyor” Canım arkadaşım açık sözlülüğünden asla ödün vermiyordu. Elimi yüzümü yıkıldıktan sonra yemek yemek için salona geçmiştim. Sandviç hazırlamıştı. “Bugünde böyle olsun ne yapalım az vakitte bunu yapabildim” Masada oturan Adanın yanına geçmiştim. “Çok güzel bence ben sandviç severim eline sağlık” Yemekten sonra bir kaç saat oyalandıktan sonra uyumuştuk. Sabah Adadan önce uyanmıştım kendisi hala güzellik uykusundaydı. Başım deli gibi ağrıyordu dünün olaylarını hala atamamıştım. Batuhan asla aklımdan çıkmıyordu sürekli düşünüyordum acaba ne olacak diye. Kafamı dağıtmak için mutfağa kahvaltı hazırlamaya geçmiştim. Çoğu kızın kafası mutfakta bir şeyler yaparak dağılırdı. Müzik eşliğinde kahvaltı hazırladıktan sonra Adayı uyandırmıştım. 15 dakikalık sabah rutininden sonra nihayet gelebilmişti. “Sonunda gelebildin”…..”Sabah rutini önemli” Kahvaltımızı yaptıktan sonra güzel bir pazar temizliği yapmıştık temizlik önemliydi. “Buzlu kahve istiyorum” Adaya dönüp garip garip bakmıştım. “Bu havada? Sen kahveyi falan bırak da telefonuna bak çalıyor” Telefonunu alıp bakmıştı. “Mert arıyor, açsam mı? ” Açmak istediği 10 kilometre öteden belli oluyordu. “Aç önemli bir şey vardır belki”…..”İyi madem” Batuhan aklıma gelmişti buradaki her şey onu hatırlatacaktı.

—————-TELEFON KONUŞMASI———————

Mert: Merhaba Ada

Ada: Merhaba

Mert: Nasılsın?

Ada: Sorduğun için sağol iyiyim.

Mert: Bana sinirli olmakta haklısın, tavır yapmakta haklısın senin yerinde olsam bende aynı şeyi düşünürdüm ama ben sana sadece seni sevdiği mi, hayatımda başka birine yer olmadığını göstermek istiyorum.

Ada: Belki de zamana ihtiyacımız var

Mert: Kızım ben zaman falan istemiyorum seni istiyorum. 2 saate geliyorum seni alıyorum. 2 saat sonra görüşürüz.

————————————————————-

Ada telefonu kapattıktan sonra ne diyo der gibi bakmıştım. “İki saat sonra gelip seni alacağım dedi kapattı” Yüzündeki gülümseme bariz belliydi ve bende mutlu olmuştum çok yakışmalarına rağmen gereksiz yere küsmeleri çok saçmaydı. Adanın hazırlanması 2 saat süreceğini için şimdiden hazırlanmaya başlamıştı. O hazırlanırken bende kitaplardan birini okuyordum yani okumaya çalışıyordum, kafamdaki düşünceleri bastırabilirsem okuyacaktım. Sayfayı çevirdiğimde Batuhanın verdiği gülle karşılaşmıştım. Gülü yapmayı sevdiğim gibi kitabım arasına koymuştum ve beklemediğim bir anda orada bulmuştum. Benim için çoğu değerli şeyden çok daha değerliydi hatta hepsinden değerliydi. **2 SAAT SONRA**Kapıda kornanın çalmasıyla Mertin geldiğini anlamıştık, Ada hızlıca ayakkabılarını giyip çıkmıştı.

********ADANIN ANLATIMIYLA*******

Gidene kadar ikimizde hiç konuşmamıştık ben başımı cama yaslayıp manzarayı izlemiştim. Sahile gelmiştik, gerçekten çok güzeldi sahilde vakit geçirmeyi severdim. Biraz ilerideki kayalıklara oturmuştuk. “Geleceğini biliyordum”…..”İkinci şansı hakettiğini düşündüm” Ben otururken bir şey demeden kalkıp arabaya doğru gitmeye başlamıştı. Ne olduğunu anlamamıştım. Bagajı açıp kocaman bir kitap buketi çıkarmıştı işte istediğim buket buydu görür görmez gözlerim parlamıştı. Buketi aldıktan sonra yanıma gelmişti. “Neyi seversin diye düşündüm aklıma bu geldi” Çok mutlu olmuştum, sevdiğim şeylerin düşünülmesi hoşuma gitmişti. “Teşekkür ederim çok güzel düşünmüşsün” Sarılmıştım hem de sıkı sıkı beni gerçekten sevdiğini bir kez daha hissetmiştim.

*********HİLALİN ANLATIMIYLA***********

Ada elinde kitap buketiyle gelmişti, çok mutluydu onu asıl mutlu eden bir sürü kitap değildi düşünülmesiydi. Aralarının düzelmesine sevinmiştim. Ada geldiğinde komşumuzun oğlunun düğünü için hazırlanmaya başlamıştık. Normalde gitmek istemiyordum ama sevdiğimiz bir komşumuzdu bizi hep ziyaret eder hatta ara sıra yemek bile getirirdi hatırını kırmak doğru olmazdı. Gitmek istemesem bile yapacak bir şey yoktu. “Hilal hadi giyin artık” Sade ve şık bir takım giymiştim. “Ya bununla mı geleceksin bir sürü elbisen var” Ben daha ağzımı açmadan içeri elbise getirmeye gitmişti. Pudra pembe kısa tatlı bir elbise getirmişti. “Bunu giy hadi” Normalde giyerdim ama buraya pek uygun değildi. “Buraya uygun mu sence?”…..”Gayet uygun giyin çıkalım ayrıca tarzından ödün vermeye başladın” Aslında bir yandan haklıydı benim tarzım buydu. İkimizde hazır olduktan sonra köy meydanındaki düğüne geçmiştik, düğün gerçekten kalabalıktı. Hatta Yusuf Astsubay falanda vardı ilk defa üniformasız görmüştük. Düğün sahibi Havva teyzenin komutuyla bir yere geçip oturmuştuk. Batuhanı görememiştim gözlerim onu arıyordu. Telefonun 3 kez üst üste çalmasıyla bakmak zorunda kalmıştım. Müzik sesinden hiç bir şey duyulmadığı için kalkıp daha sessiz bir yere geçmiştim. Arayan kuzenimdi yaşadığı bir kaç meseleyi anlatmak için aramıştı her zaman ki gibi. 10 dakika konuşup kapatmıştım. Arkamı döndüğümde tanışmadığım ama köyde bir kaç kez gördüğüm benim yaşlarımda bir çocuk duruyordu. Aniden gördüğüm için ağzımdan ufak bir çığlık kaçmıştı. “Ne yapıyorsun ya sessiz sessiz durulur mu korktum.”….”Özür dilerim korkutmak istemedim”….”Neyse tamam sorun değil ben geçeyim”…..”Aslında bir konuda soru sormak için gelmiştim” Merak etmiştim ne soracağını “Peki, dinliyorum seni”….”Birlikte bir şeyler yapabilir miyiz? Yani sizi tanımak istiyorum” Niyeti belli olmuştu. Muhtemelen Havva teyzenin bana biraz önce sana görücü çıktı diye bahsettiği çocuktu. “Yani beni sadece bu köyün doktoru olarak tanısan yeter”….”Ama-“ Şuan gerçekten uğraşamazdım, arkamı dönüp gitmeye başlamıştım. “Bekler misin konuşmak istiyorum “Bekleyemez” Batuhanın sesiyle durmuştum. “Eyvah…” Batuhan’ın sesini duyar duymaz hemen sesin geldiği tarafa dönmüştüm. Çocuğun karşısına izbandut gibi dikilmişti. Yanlış bir şey söylesede ağzına bir tane geçirsem diye bekliyordu. Olay büyüyecekti hemde bayağı büyüyecekti daha fazla sorun çıkmasın diye Batuhanı götürmek için elini tutmuştum. “Batuhan yürü gidelim.”…..”Seni bir daha bu kızla konuşurken görürsem, bu kızın peşinde görürsem seni tam buraya gömerim” Nihayet oradan farklı bir yere geçmiştik. “Sen kavga mı çıkartmak istiyorsun” Sinirden deliye dönmüştü. “Gerekirse çıkarırım ne işin var senin elin çoçuğuyla bir de konuşmak istemiyorum diyo ulan ”………..”Konuştuğum falan yok çekil gideceğim ayrıca ben kavga falan sevmem”……”Sevmezsin öyle mi? Geçen adamı dövdüğünüz için nezaretten aldık sizi”…..”O ayrı o ayrı çocuk bir şey yapmadı ki dövesin”…..”Hilal ben uyarımı yaptım bir daha göreyim onu senin yanında gerisini o düşünsün”……”Kime laf anlatıyorsam, odunsun odun” Yanından geçip gitmiştim. Adanın yanına geçmiştim. Biz otururken yanımıza Naz gelmişti. Bu kız iyice sinirime gitmeye başlamıştı sanki gerçek yüzünü sonrada göstermeye başlamıştı. Yanımıza gelip tanışmak maksatlı elini uzatmıştı. Ada istemeden de olsa tanışmıştı elini uzatmayarak onu umursadığını belli etmiş olurdu. Ortam soğuktu kimse konuşmuyordu ta ki Naz konuşamaya başlayana kadar. “Ben Mertin eski sevgilisiyim bu arada” Ada gayet sakin bir tavırla cevap vermek için ona doğru dönmüştü. “Mertin geçmişi umurumda bile değil ben sevdiği kadın olarak onunla olan geleceğimize bakıyorum” Nazın beti benzi atmıştı, bu cevabı ben bile beklemiyordum. Masadan kalkmıştık. “Çok iyi dedin tembihlesem yapmazdın” Havva teyzeye veda ettikten sonra eve geçmek için yürümeye başlamıştık. Kapıya geldiğimizde Adanın çantasından anahtarı çıkarmasını bekliyorduk. “Hadi Ada ya” Konuşurken kafama aşırı sert ne olduğunu anlamadığım bir şeyle vurulmuştu. Çok acıdığını hissediyordum anın acısıyla dizlerimin üzerine çökmüştüm saniyeler içinde gözlerim kararmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.