İçeriğe geç

HİLAL

Bölüm 9 · 5 dk okuma

HİLAL

Bölüm 9

9.BÖLÜM

Gözlerim hafif aralanmıştı ama bulanıktı. Doğru düzgün tek hissettiğim başımın fena acıdığıydı. Yerin soğukluğunu ve soğuk havayı hissedebiliyordum, tek sıcaklık omuzumda hissettiğim hafif kan sıcaklığıydı. Yerin soğukluğuyla hala burada olduğumuzun farkına varmıştım. Kapanmak için zorlayan gözlerimi kapatmamak için direniyordum. Gözlerimi açık tutmayı başardığım o kısacık zamanda bile aklımdan bir sürü şey geçiyordu. Aklımdan geçenler kötü düşünceler değildi, yaşadığım tüm güzel anılarımdı hepsi tekrar gözümün önüne gelmişti sanki hepsini tekrar yaşamıştım. Güzel anılarımı görmem uzun sürmemişti tekrar gözlerim kararmıştı, ben teslim olmuştum.

*********KISA BİR SÜRE SONRA**********

(Yusuf Astsubay’ın Anlatımıyla)

Bugün ormanda nöbet yapma sırası bize geçmişti, ekipler halinde ormanda nöbet yaparak kontrolü sağlıyorduk. Belirli bir kaç kişi ile köye inip her hangi bir sorun var mı diye kontrol etmek de görevimizdi. Köyün ormanlık alana daha yakın kısımların da sessizlik hakimdi ama bunu meydandaki düğüne bağlamıştık. Muhtemelen herkes orada olduğu için pek ses seda yoktu. Biz gene de görevimizi yerine getirmek için evlerin oralarda dolaşmaya başlamıştık. Doktor hanım ve Öğretmen hanımın evinin oraya kadar gelmiştik. Biraz daha ileri gittiğimiz de yerde yatan birileri olduğunu görüp koşarak yanlarına gitmiştik. Yerde yatanlar Doktor Hanım ve Öğretmen Hanımdı. Yerdeki kanları görür görmez hızlıca eğilip, Doktorun nabzına bakmaya başlamıştım. “Ayaz Çavuş çabuk öğretmenin nabzına bak!” Doktorun nabzı vardı ama azalmaya başladığını anlamıştım. “Komutanım nabzı var ama düşük hem çok kan kaybetmişler hemen hastaneye gitmemiz lazım” Ambulansın yetişemeyeceği belliydi. “Emir Başçavuş sende çabuk arabayı getir koş lan koş!” Emir arabayı getirmek için gitmişti. “Ayaz mendil falan bir şey varsa çabuk bastır yaraya hadi” Biz yaralara daha fazla kan kaybetmesin diye bastırırken Emir nihayet arabayı alıp gelmişti. “Ayaz hanımları hızlıca arabaya alıyoruz” Ayazı olay yeri ekiplerini beklemesi için orada bırakmıştık, en yakındaki hastaneye doğru gitmeye başlamıştık. Aklıma Batuhan komutan gelmişti, Doktor Hanımla aralarında yakınlık olduğunuz az çok biliyordum. Arayıp olanları söylemek en doğrusu olurdu başkalarından duymasını istemezdim. “Emir gaza bas lan gaza bas” Aramıştım, hatta bir kaç kez çalmıştı ama bakmıyordu bir türlü. “Ambulans mı çağırsaydık Batuhan komutanım mahvedecek bizi” Emir iyice telaşlanmıştı, Batuhan komutan zaten travması olmuştu. “Lan ne ambulansı önüne bak sen” 10 dakika sonra hastaneye varmıştık. Hastaları hemen sedyeyle içeri almışlardı. Biz kapıda beklerken Batuhan komutan nihayet aramaya başlamıştı.

———TELEFON KONUŞMASI———

Batuhan: Yusuf ne oldu? Aramışsın görmedim bir mesele var galiba ona bakmaya gideceğim.

Yusuf:Komutanım siz direkt ******** hastanesine gelir misiniz?

Batuhan:Ne hastenesi oğlum?

Yusuf: Komutanım siz gelin, gelince öğrenirsiniz.

Batuhan:Yusuf, oğlum bak sinirlenmeye başladım söyle ne olduysa.

Yusuf:Komutanım Doktor Hanım ve Öğretmen Hanımı evlerinin önünde yaralı halde bulduk hastaneye getirdik. Doktorlar müdehale ediyor şuan.

Cevap vermeden telefon kapanmıştı. Emirle acilin önünde bekliyorduk. Kim yaptı diye düşünüyordum. Aklımdan bir sürü şey geçiyordu. Kim neden yapsın ki? Aklım da bir ihtimal daha vardı. Ter*r, ama bölgede sürekli nöbet tutuyorduk ve hiç rastlamamıştık son olaydan sonra. Hemşirenin seslenmesiyle sıyrılmıştım aklımdaki düşüncelerden. “Asker, acil kan lazım çok kan kaybetmişler. Kan gruplarını biliyor musunuz?” Batuhan komutanıma kan verdiği için sadece öğretmeninkini biliyordum. “Adı Ada olanın ki A Rh(+) diğerini bilmiyorum ama öğrenirim”…..”Hilalin ki B Rh(-)” Batuhan komutanım gelmişti. Sesini duyunca dönüp bakmıştım, Beti benzi atmıştı onu ilk kez böyle görüyordum. “Komutanım benim ki de B Rh(-) ben verebilirim” Hemşirenin yönlendirmesiyle hemen kan vermek için içeri geçmiştik. Ortam aşırı gerdindi. Kan verdikten sonra doktorun çıkmasını beklemeye başlamıştık. Batuhan komutanım sessizce oturmuş karşıdaki duvara bakıyordu, her zaman her şeye çare bulmaya çalışan dağ gibi adam çaresizce oturmuş bekliyordu. Mert komutanımın gelmesiyle ortamdaki sessizlik bozulmuştu. “Lan ne oluyor! Biri bir şey desin” Hastanenin ortasında bağırıyordu herkes buraya bakmaya başlamıştı. “komutanım, Doktorun çıkmasını bekliyoruz ellerinden geleni yapıyorlar”…..”Kim yapmış! Canına mı susamış lan!” Mert komutanım kendi kendine bağırırken sonunda doktor çıkmıştı. “İçerideki hastaların yakını siz misiniz?” Doktor çıkar çıkmaz hepimiz oraya yönelmiştik. Batuhan komutanım sessizliğini bozup hemen doktorun karşısına dikilmişti. “Evet biziz, iyiler dimi” Konuşurken sesi titriyordu. “Kan takviyesi yapıldı, o yönden sıkıntı yok ama korktuğumuz şey beyin kanaması şüphesi, henüz bir kesinlik yok ama o yönden şüpheleniyoruz. Siz genede kendinizi her duruma karşı hazırlayın.” Ne demek istediğini anlamıştım. Ama hiç bir şey diyemiyordum. “Ne demek hazırlıklı olun? LAN NE DEMEK SÖYLESENİZE BİRİNİZ” Kimsenin sesi çıkmıyordu. Ortam aşırı gerilmişti, Doktor ne diyeceğini bilemiyordu. “Her an her şey olabilir.” Doktor açık açık söylemişti, ölebilirler hazırlıklı olun diye. Batuhan komutanın kötüleştiğini anlamıştım, sendelemişti. “Komutanım iyi misiniz?”….”Koruyamadım, ben herkesi korudum onu koruyamadım” Gözleri dolmuştu. Elimden hiç bir şey gelmiyordu. Mert komutanım da aynı durumdaydı bir kenara çökmüştü. Biraz önce ortalığı yıkan adam sakince oturup ağlıyordu. Bunlar tanıdığım Batuhan ve Mert komutanım değildi. 3 senedir tanışıyorduk ama ilk kez böyle görmüştüm benim gözümde hep ciddi, duygusuzlardı. Batuhan komutanım da bir kenara çökmüştü. Gidip su getirmiştim. “Komutanım su için kendinize gelirsiniz” İkiside cevap vermiyorlardı. Sadece hayır anlamında kafalarını sallamakla yetinmişlerdi. Bizim kışlanın komutanı gelmişti. Murat komutanı görünce hepimiz ayağa kalkmıştık. “Duyar duymaz geldim nasıl kızların durumu?” Kimseden ses çıkmıyordu, konuşmak bana düşmüştü. “Komutanım henüz belli değil müdehale ediyorlar hala” Bir Batuhan komutana birde Mert komutana bakmıştı. “Oğlum sizin haliniz, hâl değil gidin bir elinizi yüzünüzü yıkayın” Komutanın dediğini ikiletmeden gitmişlerdi. Onlar gidince komutana köyde durumun ne olduğunu sormuştum. “Komutanım köyde durum ne bir ize rastladınız mı?”…..”Kim, ya da kimlerin olduğu belli değil. Hala araştırma sürüyor. Hilalin ailesine haber verdim gelecekler.” Köy muhtemelen bu olayla ilgili çalkalanıyordu. Birazdan gelenler olurdu. “Yusuf sen git, Batuhanları al dışarı çıkart hava alsınlar bir burada durdukça kötü olacaklar” Murat komutanın dediği gibi yapıp yanlarına gitmiştim. İkisinide alıp dışarı çıkarmıştım. “Komutanım, kendinizi bu kadar üzmeyin ben eminim iyileşecekler” Mert komutanım elindeki tokaya bakıp duruyordu. “Bu tokayı verirken demişti ki göreve götürürsün beni özledikçe bakarsın. Ben şimdiden çok özledim” Batuhan komutanın telefonu çalıp duruyordu muhtemelen olayı duyanlar arıyordu. Telefonu komple kapatmıştı. Biraz yürüdükten sonra banklara oturmuştuk. “Yusuf siz bir şey gördünüz mü? Nasıl olmuş bu lan” Batuhan komutan kendine yeni gelmişti. Olayın nasıl olduğunu soruyordu. “Komutanım bizde bilmiyoruz, çevreyi kontrol ederken fark ettik. Kim vurdu görmedik” Birden ayağa kalkmıştı, yakamdan tutarak benide kaldırmıştı. “Sizi biz neden koyduk lan oraya! İki tane kıza vuruyorlar sizin ruhunuz bile duymuyor! Ya başka bir şey yapsalardı!” Mert komutan hızlıca araya girmişti. “Yusuf sen git” Olay uzamasın diye bir şey demeden gitmiştim. Sinirinden yapıyordu, anlıyordum acısı vardı.

********6 SAAT SONRA******”

Saat sabah beşe geliyordu, köyden hastaneye bakmaya gelenleri gönderdikten sonra Batuhan komutanların yanına içeri geçmiştim. “Komutanım yiyecek bir şeyler getirdim bir kaç lokma yiyin”Mert komutan cevap vermişti. ”İstemiyorum ben” Batuhan komutan benimle hala konuşmuyordu. Yemekleri sandalyelerden birinin üzerine koymuştum. “Peki komutanım nasıl isterseniz” Aynı doktor tekrar gelmişti. “Geçmiş olsun, rahat bir nefes alabilirsiniz. Neyse ki korktuğumuz olmadı beyin kanaması geçirmemişler. Sadece beyin travması geçirmişler, o da normal vurmanın etkisiyle. Müşahede odasına alacağız birazdan”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.