İçeriğe geç

HİLAL

Bölüm 2 · 6 dk okuma

HİLAL

Bölüm 2

2.BÖLÜM

Düşünce yapısı gerçekten çok hoşuma gitmişti. “Tamam ben vereyim o zaman” Telefonunu alıp hızlıca numaramı yazmıştım. Ben telefona numara yazmakla meşgulken Mert Üsteğmen konuşmaya başlamıştı. “Komutanım izniniz olursa ben bir Öğretmen Hanıma bakayım. Yalnız kalmasın şimdi.” Telefonu uzattıktan sonra konuşmaya başlamıştım. “Bende geleyim” Bunları söylerken titrediğimi fark etmemiştim. Çünkü bizim normalde yaşadığımız yerde gece titreyecek kadar soğuk olmuyordu. Ama karadenizde geceleri titreyecek kadar soğuk oluyormuş, tişörtle çıkıp bunu deneyimlemiş oldum. Batuhan Yüzbaşı bana doğru dönmüştü. “Gidin tabi ama soğuktan titriyorsun aklında bulunsun Karadeniz geceleri daha soğuk olur” Üstündeki ceketi çıkartıp bana doğru uzatmıştı. “Ama sen üşürsün bu seferde”…..”Sıkıntı yok ben alışkınım” Ceketi alıp giymiştim ve komik duracak derecede büyüktü. Bunu yüzlerindeki kocaman gülümsemeden anlayabiliyordum. Batuhan Yüzbaşının yanından ayrılıp Mert Üsteğmenle birlikte Adanın yanına gitmiştik. “Doktor Hanım ben hastane jandarmasının yanına uğrayıp geliyorum siz gidin” Başımı sallayarak onay verdikten sonra Adanın yanına geçmiştim. Gittiğimde elini çoktan sarmışlardı, doktorla konuşuyordu muhtemelen reçete içindi. “Merhaba Doktor Bey ben hastanın arkadaşıyım hem de doktorum yani meslektaşız 1 dakikanızı ayırıp banada anlatır mısınız ne yapmamız gerektiğini” Doktor gülümseyerek cevap vermişti. “Demek meslektaşız, tamam size de anlatayım hem siz daha iyi anlarsınız. Normalde hastanın 2 günde bir gelip hem doktora gözükmesi lazım hem de pansuman yaptırması lazım ama gerek yok siz varsınız zaten. 2 günde bir pansumanını yapar kontrol edersiniz.”….”Tamadır çok teşekkür ederiz ben gerekeni yaparım” Doktor odasından çıktıktan sonra kapıda Mert Üsteğmenle karşılaşmıştık. “Bitti mi işimiz hanımlar?” Ada çoktan eski moduna döndüğü için çenesi çoktan açılmıştı. “Evet bitti elimide sardılar zaten gidebiliriz”…..”Sarınca elinizin acısı geçti herhalde ”…..”Ne acısı, Doktor nasıl bir ağrı kesici vurduysa elimi bile hissetmiyorum” Hastanenin çıkışında bizi bekleyen Batuhan Yüzbaşının yanına geçmiştik. “Komutanım işimiz bitti gidebiliriz” Hastaneden çıkıp bir yere uğramadan direkt köye geçmiştik. İnmeden önce ceketi vermek için çıkartırken Yüzbaşı dikiz aynasından bakarak konuşmaya başlamıştı. “Öğretmen Hanımın eli neden yandı?”….”Sobayı yakmaya çalışırken olmuş ben o sırada su almak için gitmiştim. Bir de Hanım, Bey demeyi bırakırsak pek hoşlanmıyorum da”….”Peki Hilal o zaman ev müsaitse biz yakalım sobayı, hem siz de öğrenmiş olursunuz”…..”Yani güzel olur aslında” Aceleden kapıyı kilitlemeyi unuttuğumuz için kapıyı itip direkt içeri girmiştik. Batuhan sobayı yakarken bizde anlamaya çalışarak izliyorduk. “Yaktım ara sıra odun atarsınız. Anladınız herhalde nasıl yakılıyor.” Ada ısınmak için sobanın yanına yaklaşıp konuşmaya başlamıştı. “Anladık da bir şey sormak istiyorum. Burda kurt falan olur mu?” Mert Üsteğmen hemen cevap vermek için atılmıştı. “Ne kurtu ayı bile var” Adayla bir ağızdan “Ayı mı!” Diye bağırmıştık. Batuhan Üsteğmene ters ters bakıp konuşmaya başlamıştı. “Mert senin gene çenen düştü herhalde”…..”Kusura bakmayın komutanım”…... ”Ortada bir sorun kalmadığına göre gidebiliriz artık” Yüzbaşı ve Üsteğmeni yolcu etmek için kapıya çıkmıştık. “Biz her şey için çok teşekkür ederiz hakkınızı nasıl öderiz bilmiyoruz” Ada da bana katılarak teşekkür etmişti. “Önemli değil lafı bile olmaz” Onlar gittikten sonra bizde içeri girmiştik. “Hilal sıkı kilitle kapıyı hatta önüne koltuk falanda çekebiliriz” Kapıyı kilitleyip içeri yanına geçmiştim. “Koltuğa falan gerek yok dağın başındayız zaten girmek isteyen her türlü girer”….”Ya hilal! Korkuyorum zaten”…..”Tamam ya şaka yaptım kim girsin bir şey olmaz zaten tek ev burası değil var çevrede ev sakin ol”….”O bu değilde ne kadar kibar çocuklar ya onlar olmasa ne yapacaktık acaba” Bir andan valizi açmaya bir andanda konuşmaya çalışıyordum. “Gerçekten iyi denk geldik numara aldığımızda iyi oldu belli olmaz ne olacağı ararız. Ya neden 3 valiz getirdin ben 1 valiz bide çanta getirdim ne var bu kadar içlerinde”….”İki valizde ful kitap var biride kıyafet valizi” Şaşırarak dönüp bakmıştım. “İki valiz kitap! Yuh bide sığmadı diyordun”….”E hepsi sağmadı zaten anca bu kadar getirebildim”….”Biz seninle çok kitap getirmek yok diye anlaşmamış mıydık nereye koyacağız bu kadar kitabı?”….”Onu da sonra düşünürüz” Üstünümüzü değiştirip yatmıştık. Yarın pazartesi olacağı için iş başı yapacaktık bu yüzden yerleşme işini boş bir zamana ertelemiştik. “Ada senin elin yandı ya istersen gitme”….”Yok ya evde ne yapayım sıkılırım hem bir an önce öğrencilerime kavuşmak istiyorum”….”İyi tamam sen bilirsin” Sabah kalktığımızda saat 8 di hemen bir şeyler atıştırıp hazırlanmıştık. Ben sade gömlek ve pantolon kombini yapmıştım. Ada ise mini mavi bir elbise ve topuklu giymişti. “Ada topuklu ve elbise mi giydin?”….”Evet çok güzel olmuşum dimi?”…..”Çok güzelsin de ayağını burkma bir de elbise ortama çok uygun değil gibi”….”Bence gayet uygun hem ne olacak ki” Daha fazla oyalanmadan o okula bende sağlık ocağına geçmiştim. Fazla büyük değildi ama işlevli bir sağlık ocağıydı. Benim dışımda bir de hemşire vardı. “Merhaba Siz Doktor Hanım olmalısınız ben Hemşire Naz.”…. ..”Evet ben Doktor Hilal” Naz hemşire bana sağlık ocağını kısaca gösterip anlatmıştı. Artık hasta alımına geçmiştik. “Kizum sen yeni Doktor misun?”….”Evet teyzecim”….”Pek de güzelsun bekar misun?” Muhtemelen hep aynı soru olacaktı. “Bekarım”….”Benim oğlim var istanbulda yaşay seni ona alalum”…..”Yok ben evlilik düşünmüyorum” Böyle diyince yüzü düşmüştü. “Sizin ilaçlarınızı yazdım eczaneden alabilirsiniz” Somurtarak kağıdını alıp gitmişti. “Sıradaki hasta gelsin” İçeri genç bir kız ve genç bir asker girmişti. “Merhaba Doktor Hanım kolay gelsin ben Defne Sancaktar, alerji ilacım bitti de tekrar reçete yazdırmak için geldim.”….”Hoş geldiniz hemen dosyaya bakıp yenisini yazayım kimliğinizi verin” Kimliği alıp reçeteyi yazmaya başlamıştım. “Yanınızda ki asker bey kim?”…….“Arkadaşım o ya Emir”….”Emir, Batuhan Yüzbaşı ve Mert Üsteğmeni tanıyor musun?”….”Tanıyorum ikiside komutanım olur” Defne şaşırarak konuşmaya başlamıştı “Nasıl yani siz nerden tanıyorsunuz Batuhan abim olur.” Reçeteyi uzatarak cevap vermiştim. “Dün karşılaştık oradan tanıyorum”….”Bir şey rica edebilir miyim acaba?”……”Tabii”…..”Buraya Emirle geldiği mi abime söylemeseniz”…..”Söylemem merak etmeyin” reçeteyi alıp gitmişlerdi. Demek Batuhan Yüzbaşının kız kardeşi vardı. Askerlerinden biriyle sevgili olduğunu duysa ne tepki verirdi acaba.

Saat 5 olduğu için artık çıkma vaktimiz gelmişti dağınık olan şeyleri toplayıp çıkmıştık. Eve geçtiğimde Ada çoktan gelmişti. “Hoş geldin balım”….”Hoş bulduk ilk gün nasıl geçti tanışabildim mi öğrencilerinle.”….”Tanıştım hepsi çok tatlı senin nasıl geçti?”….”Güzel geçti tahmin et ne oldu?” Heyecanlı heyecanlı dinliyordu. “Batuhan Yüzbaşının kız kardeşi varmış o geldi hem de asker sevgilisiyle. Askerde Batuhan’ın ekibindeymiş”….”Oha eee”….”İşte söyleme dediler gittiler”….”Kızdaki de iyi cesaretmiş. Neyse onu boş verelim makarna yaptın elimden geldiğince”….”Neden uğraştın elin bu haldeyken ben yapardım”….”Yok ya çok uğraşmadım bir şey olmaz hadi yiyelim”. Yemek yedikten sonra biraz dışarı da oturup çay içmiştik zaten zaman hızlı geçmişti, içeri geçtikten sonra fazla oyalanmayıp günün yorgunluğuyla uyumuştuk. Adanın hızlı hızlı dürtmesiyle uyanmıştım. “Hilal ne olur uyan çok korkuyorum” hızlıca yataktan doğrulmuştum. “Noluyor ya?” Kalktığımda dışarıdan gelen çatışma seslerini bariz duyuyordum. “Çok yakından silah sesleri geliyor Batuhanı falan ara” Gerçekten sesler çok yakından geliyordu Adanın yüzüne baktığımda ne kadar korktuğu belliydi. Bende aşırı korkmaya başlamıştım. “Dur tamam sakin ol bi” Hızla yataktan kalkıp telefonuma koşmuştum. Saat iki buçuğa geliyordu. Heyecanla korkunun karışımıyla elim titremeye başlamıştı. 5-6 kez aramıştım ama açmamıştı muhtemelen çatışmada o da vardı. “Açmıyor” Adayla ikimiz bir köşeye sinmiştik bayağı korkuyorduk çünkü ne olacağı belli değildi. 10 dakika geçmeden kapı yumruklanır şekilde çalınmaya başlamıştı. Ayağa kalkmıştım. “Hilal açma sakın” yavaşça yaklaşıyordum. “Açmayacağım sakin ol” Yaklaştığımda ses geldiğini fark etmiştim. “Mert Üsteğmen ben açın kapıyı acil yaralılar var” Sesi duyar duymaz rahatlamıştım hiç beklemeden kapıyı açmıştım. Yanında daha önce görmediğim bir asker vardı. “Hemen sağlık ocağına gitmemiz lazım biz kapısını kırıp yaralıları içeri aldık. Sizinde gelmemiz lazım”….”Tamam hemen gelelim bizde”….”Ama önce içeri geçelim çelik yelek giymeniz lazım”…..”Ama siz ne olacaksınız biz giyersek” Üstelindeki çelek yelekleri hızlıca çıkartıyorlardı. “Önceliğimiz sizsin size bir şey olmasını göze alamayız”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.