Yıl 2020 -> Sıradan bir gün. -> Yazardan anlatım.
"Dilan? Neredesiniz?"diye seslendiğinde Fırat bahçe kapısının açık olduğunu gördü. "Yukarıdayım ben. Geleyim mi?"diye bağırdı Dilan. "Evet gel yanımıza."diye bağırdı duyması için Fırat. "Tamam."dediğinde merdivenin başına gelmişti.
Hamileydi. 4 aylık hamile hemde. "Dikkatli in."dediği an Fırat bahçe kapısına doğru yürümüştü. Fırat'ın demesiyle, Dilan'ın ayağının boşluğa denk gelmesi bir oldu. Çığlık attı Dilan ve merdivenden yuvarlanarak düştü. "Dilan!"diye hızla Fırat arkasına dönüp yanına ulaştı. Ama geçti. Ama gecikmişti. Dilan bayılmıştı. Ve kanaması vardı. Dehşetle baktı Fırat Dilan'ın yüzüne ve karnına. "Kızım, güzel kızım dayan lütfen. Beni ve anneyi bırakma."diyerek Dilan'ı kucağına alıp hastaneye götürmüştü.
"Abi, abi. Uyan hadi abi."diye Müge'nin seslenmesiyle rüyasından sıçradı Fırat. Yüzünden terler akıyordu. Nefes nefese uyanmıştı. "İyi misin?"diye sordu korkuyla Müge. "İyiyim abim. İyiyim. Bir şey mi oldu? Neden uyandın?"diye sordu Fırat Müge'nin yanaklarını avuç içine alarak. " 'Lütfen dayan.' gibi garip şeyler söylüyordun. Bende senin sesini duydum geldim. İyisin değil mi?"diye sordu Müge ve Fırat'a sarıldı. "İyiyim güzelim."dedi ve derin bir nefes verdi Fırat.
İçinde bir sıkıntı vardı. Ne olduğunu bilmiyordu ama bir şeyler kesin olacaktı. Hemde kesin olacaktı. Ama ne işte onu bilmiyordu.
Yıl 2020 -> Dilan'dan Anlatım.
Bar sandalyesine oturmuş, "Absent"dediğimde barmen bana şaşkınlıkla baktı. "En ağır içkidir."dediğinde, "Biliyorum. Doldur sen."diye konuştuğumda ikiletmeden yeşil renkli alkolu önüme doğru itti.
Absent %75-%85 oranlıkta alkol ağırlığına sahip bir içki. Sarhoşluktan ziyade iç organlara zarar verir. Bir yudum içildiğinde anında sarhoş yapar. Ben bir bardak sonunda sarhoş olurdum. Ben hariç. Bardaktan bir yudum aldıktan sonra diğer denemede başıma dikecektim ki, dudaklarıma doğru uzattığım bardağın elimden alınıp yere fırlatılması bir oldu. Kafamı çevirdiğimde öfkeden yanıp tutuşan yeşil hareleriyle göz göze geldim onun. "Sen gerçekten kafayı yemişsin. Yapma dediğim herşeyi yapmaya yemin etmişsin sanki!"diye sinirle soludu. Sarhoş değildim. Kendimdeydim. Omuzlarımı kaldırıp indirdiğimde daha da sinirlendi. "Seni eve kitleyeceğim ben!"diye bağırdı. Bir kadın bize doğru döndüğünde, "Gel dans edelim yakışıklı."diye elini Fırat'ın omzuna doğru attı. Yüzüne baktım öylece. Tepki vermeden yanından geçip gittiğimde arkamdan baktığına emindim.
Saniyeler sonra dışarı çıktığımda bileğinden tutup beni kendisine doğru çeken Fırat ile burun buruna geldim. Nefesi yüzüme çarpıyor, gözleri gözlerime kenetlendi.
"Neden yapıyorsun bunu?"
"Ne yapıyormuşum ben?"dediğimde bakışları öne doğru uzanan dolgun dudaklarıma kaydı. Sertçe yutkundu. Eli belimden gevşemek yerine sıkılaştı. Beni kendine daha da çekti ve tek hareketle kucağına alıp arabaya doğru yürümeye başladı. "Hala ne yaptığımı söylemedin bana."diye sorduğumda, "Sus, Dilan sus."diye uyarı dolu ses tonuyla konuştu. Azda olsa sarhoştum. Başımı omzuna yasladım. Yan bir bakış attı bana, ama ben umursamadan gözlerimi yumdum.
Dakikalar sonra arabanı çalıştırma sesini duyduğumda gözlerimi araladım hafifçe. Neye sinirlenmişti şimdi? "Ben seni eve nasıl götüreyim şimdi ha Dilan? Serpil teyze ağzıma sıçsın mı Dilan?"diye soludu sinirle karışık sıkıntıyla. "Annem evde değil ki benim."dediğimde bana baktı. "Nerede?"
"Teyzemlerde."diye konuştum. "Ne zaman gelir?"diye sordu. 'bilmem' der gibi omzumu kaldırıp indirdim. Arabanı çalıştırıp sessizce yola devam etti. Konuşmadı, konuşmadım. Tek kelime etmedi ve etmedim.
Yazardan Anlatım -> aynı zaman.
Dilan'ın uykuya dalmasıyla içinden binlerce kez küfürler savurdu Fırat. 'Neden geldin ki sanki, ne işin var senin burada, neden umurunda ki o senin?' der gibi kendine küfürler savurdu.
Fırat eve vardığında arabanı evin önünde durdurdu. Bakışlarını Dilan'a dönüp seslendi. "Dilan, kalk hadi vardık."dediğinde Dilan huysuzlandı. "5 dakika daha."dediğinde Dilan, Fırat ofladı. "Kalksana kızım!"diye çıkıştı Fırat. "Ya rahat bırak beni!"diye çemkirdi Dilan. "Ciyaklama!"diye bağırdı Fırat. "Bağırma bana."diye sesi kısıldı Dilan'ın. Bir kez daha ofladı Fırat.
Kapını açıp arabadan dışarı çıktığında Dilan'ın yanına ulaştı ve kapısı açıp kucağına aldı. "Anahtar nerede?"diye sordu Fırat bıkkınlıkla. "Saksının altında."diye uykulu sesle konuştu. Fırat'ın omzuna daha da yapıştı Dilan. Fırat'dı bu. Konu Dilan olunca esip gürler ama ona kıyamazdı. Ayağı taşa değse ilk kızar sonra sarıp sarmalamak ister.
Fırat Dilan'ın odasına doğru ilerleyip onu kendi yatağına yatırdı. "İyi geceler sevgilim..."dedi Fırat ama 'sevgilim' kelimesini fısıldayarak sadece kendj duyabilecek şekilde söylemişti. Anında, "İyi geceler."diyen Dilan'ın sesini duydu Fırat.
Yıl 2017 -> olaylardan iki ay önce.
"Fırat? Uyan hadi kabus görüyorsun, uyan sevgilim hadi."diye seslendi Dilan Fırat'a bakarak. Anında yerinden sıçrayıverdi Fırat. "İyi misin?"diye sorduğumda nefes nefese baktı yüzüme. "Hmm."diye mırıltı çıktı dudaklarından.
"Ne gördün?"
"Seni."
"Nasıl gördün? 'Neden yaptın' diye bir şeyler söyledin varla yok arasında."diye sorduğumda sırtını yatak başlığına yasladı. "Ayrıldığımızı gördüm. İftira atılmasına rağmen ayrıldığımı gördüm. Kendimi kenardan izledim resmen. Filmdeymişim gibi. Beni aldattığını öğrendim. 'Neden yaptın' diye sorduğumda sen uyandırdın beni."diye açıkladı Fırat.
Ama Fırat bilmiyordu ki, iki ay sonrasında o gün kabusunun gerçekleşmesiyle sonuçlanacaktı. Gerçekleşen kabus üzerine binlerce kez lanet okumuş, küfür etmişti Fırat. Gerçekleşmesini isteyecek en son şey bile değildi. Hiç bir zaman istemezdi. Hemde hiç bir zaman...
Bazen bilinç altı çok güzel işe yarar. Bazense işlenen bir çok şey Kabuslara dönüşerekten gerçeğe çevrilir. Yada çevrilmesine biz izin veririz. Dilan hiç bir şey yapmamıştı. Fırat yalnış anlamış ve boşu boşuna yargılamıştı...
Fırat, pişman olacak bir çok şey söyledi. Telafisi olmayan. Ama buna rağmen Dilan yinede kabul etti, gurursuzca devam etti onu sevmeye. Gerçekleri öğrendiği zaman Fırat, o haberi yayan kişinin sonunu getirecekti bu netti.
Fırat, Dilan için canını feda ederdi, etmem dese bile, sert bakıp, cevap vermeyip, konuşmayıp, sussa bile Dilan için canını hiçe sayardı Fırat. Fırat'dı bu. Dilan kırmızı çizgisiydi. Yaklaşanı yakar, dokunanı mezara gömerdi.
Yaşanmışlıklara rağmen, Fırat her zaman olan kalan tek canını Müge'si için ve sevdiği kadın için hiçe sayıp harcardı. Karşısında her kim olursa olsun.
________
İyi Okumalar dilerim. :)
'canını hiçe sayar.' kelimeleri gelecek bölümden size spoi olsun. 😃
❤️'e basmayı ve yorum yapmayı da unutmayın. :))
