Yıl 2020 -> Fırat ve Dilan'ın konuşma sahnesi.
Kapımın çalınmasıyla Fırat içeri girdi. Sinirlerim tepemdeydi. Şu an herkesi yakar, yıkardım.
Fatma ablanın tehşisini koymuştuk. Kötü huylu beyin tümörü vardı ve acil ameliyat olunmalıydı. MR cevapları bunları gösteriyordu. "Abla bu hafta ameliyata alınmam gerekli. Durumun kötüleşmeden ameliyat olmalısın."dediğimde Fırat ayakta dikilmeye devam etti. Fatma abla bana baktı. "Evli misin kızım sen?"dediğinde 'konunun benle ne alakası var' der gibi baktım yüzüne. "Değilim de neden sordun?"dediğimde arkamda kapı önünde ayakta duran Fırat'a baktı iki saniyelik. "Benim oğlan ile yapayım mı seni? Seni görmüş beğenmiş. Sende görürsen belki be-"diyecekti ki sözünü kestim. Fırat gerginlikle boğazını temizledi.
"Sağ ol ablacım ama ben evlenmeyi şu aralar düşünmüyorum. İşimi seviyorum ve işimle ilgilenmeyi düşünüyorum. Teşekkür ederim düşündüğün için."dedim yalancı gülümsemeyle. Kafasını salladı Fatma abla sadece. "Zeynep hemşire sana yardımcı olacak. Gözün üzerinde olsun Zeynep. Hastane odasına yatırın. Hafta sonuna kadar ameliyata alalım. Tabi ailesiyle konuşmayı da unutmayalım."dediğimde kafasını salladı Zeynep. Fatma abla Zeynep ile birlikte çıktığında elimde olan eldivenleri çıkarıp çöpe attım. Farah izinliydi. Hastaydı canım arkadaşım.
Masamın üzerinde duran kas gelişimi için topu elime aldım ve sıkmaya başladım. Sakinleşmeye ihtiyacım vardı. Ama izin vermiyor ve daha da körüklüyorlardı. "Ne konuşacaksın?"diye dayanamayıp konuyu açan Fırat oldu. Derin nefes aldım.
"Benden utanıyor musun?"diye direkt konuya geçtim ve yüzüne doğru söyledim. Çatık kaşla baktı bana. Sorduğum soruyu sorguladı. Bu konuşma bir keresinde 2016 yılında da kavga sebebimiz olmuştu. "Saçmala Dilan."dediğinde doğrulamak istedim. "Evet mi hayır mı Fırat?"
"Hayır. Senden utansam yüzüne bakmaz, seninle konuşmaz, ismini seslendirmez, yanında olmazdım. Hala burada ve seninle konuştuğuma göre boşu boşuna kuruntu yapıyorsun."dediğinde anında soru sordum. "Peki neden Pars'a benim senin eski sevgilin olduğunu söylemeye çalıştığında kafanı kaşıyıp cevap vermedin? Neden Fırat? Bunun açıklamasını yap hadi bana. Bekliyorum."diye çıkıştım. Derin nefes verdi. "İstemezsin sandım, ne bileyim."diye açıkladı. Bu beni tatmin etmese bile kabul ettim. Kafamı salladım.
"Gidiyor musun?"diye sorduğumda bakışları saniyelik bana döndü. Kafasını salladı yine. "Tamam."dediğimde kapını açıp odadan çıktı. Ringe gidiyordu. 2 saat sonra maçı vardı. Eskiden sevmezdim, aslında şimdi de sevmem ama onun için gidiyordum. Ona gelecek her türlü zarar için bir metre bile olsa uzağında duruyordum.
Ring meydanı -> Yazardan anlatım.
"Sırtlan! Sırtlan! Sırtlan! Sırtlan!"diye meydanın yarısından fazlası Fırat için bağırıp çağırıyordu. Kazanma şansı çok fazlaydı. Bir yumrukla kazanırdı ama bekliyordu. Zamanı bekliyordu Fırat. Karşısında duran adam neredeyse Fırat ile aynı boylardaydı.
Dilan her zamanki yerini almış kafesin içinde duran Fırat'a baktı. Bir adım atıp yüzüne yumruğunu geçirdi adam. Fırat'ın yüzü önüne düştü. "Fırat?!"diye bağırdı birden bire Dilan. Fırat'ın bakışları öfkeyle sağ tarafına döndü. Dilan'a baktı.
Fırat'ın karşısında duran adam sinsi sırıtışla bir Dilan'a, bir hakeme, birde Fırat'a baktı. "Birileri ringe sunmaya can getirmiş galiba ha Sırtlan!"dediğinde dalga geçti Fırat ile. Fırat'ın öfkeyle harlanmış bakışları Dilan'dan hızla konuşan adama döndü. Üzerine atıldığı gibi sert art arda 5 kez yumruk geçirdi.
Adam bayılarak yere yığılmıştı. Herkes, "Sırtlan!"diye sevinçle bağırıp çağırıyor, alkışlıyordu. Kafesin içinden fırlayarak ateş saçan gözleriyle bileğinden tuttuğu gibi Dilan'ı kendi soyunma odasına getirdi ve kapını kilitledi.
"Sen manyak mısık Dilan?! Delirdin mi kızım sen?! Canına mı susadım?!"diye bağırdı sinirden tüm kasları setirmişti Fırat'ın. "Sakin ol. Öfkelisin."dediğinde, daha da delirdi Fırat. "Sikicem şimdi kendi sinirimi. Kendi canını ring meydanına nasıl atarsın?! Sen salak mısın?! Manyak mısın sen?! Tabi olacakları bilmediğin için böyle rahat rahat salına salına gelip gidiyorsun buraya. Gelme bir daha buraya."diye sesini sonlara doğru kıstı. Derin derin nefes alıp verdi sakinleşmek için. "Olacaklar derken?"diye sorduğunda Dilan, "Gerçekten hiç bir şeyden haberin yok Dilan."dedi ve devam etti.
"Tek ben değil burada ringe çıkan tüm insanlar için geçerlidir bu şart. Eğer ki, bir ring yarışına çıkan kişi için bir kadın, özellikle bir kadın beşten fazla kez gelirse canı tehlikeye atılır. Canın ringe sunulması gereken can olur. Dilan, dördüncü kez geliyorsun. Beşinci gelişin canının yok oluşu demek. Ring kurallarını çiğnemem atılmam olur, bununla da kalmazlar bence. Bir daha da -"diyecekti Fırat ama 'gelme' diyemedi. Dili varmadı. "Gelmeyeyim mi?"dedi Dilan. Fırat sıkıntıyla nefes verdi. "Gelme, Dilan gelme."dediğinde Dilan kafasını salladı sadece.
Fırat içinden, 'gelme, kurban olduğum, gelme.' diye geçirdi ama bunu Dilan duymadı. Duymasını istemedi belki de.
'Özür dilerim sevgilim. Çok hemde...'diye geçirdi içinden ama bunu sadece kendisi duydu...
"Canını tehlikeye atmak benim en son isteyeceğim şey. Her ne yaşarsak yaşayalım, seni tehlikeye atamam."diye konuştu Fırat. Güldü Dilan. "Canım cehenneme."diye bir kez daha güldü Dilan. Fırat'ın sönen öfkesi tekrar harlandı resmen. "Seni eve kitlerim Dilan. Yapmadığım şey değil sonuçta biliyorsun."dedi Fırat ve devam etti.
"Tekrar oldu ve bu son kezdi Dilan. Diğerinin olmasına izin vermem."
"Neden izin vermezsin?"
"Öyle gerek."
"Neyinim ki ben senin izin vermiyorsun?"
"Herşeyimsin, doktor herşeyim..."
___________
İyi Okumalar dilerim. :)
Bir itiraflar, bir şeycikler geldi evett. Fırat'ın bundan sonraki sınavları başlıyor. Fırat için en zorlu günler daha yeni başlıyor. 🤓
❤️'e basmayı ve yorum yapmayı da unutmayın. :))
