İçeriğe geç

Hearts among the dead

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Hearts among the dead

Bölüm 7

7- Yaşayanların Gölgesi

Dün söz verdiğim üzere yeni bölüm geldi!

Bugün çok iğrenç bir gün değil miydi? Artık bana hergün öyle geldiği için bir farklılık hissetmedim açıkçası.

Başım çatlıyor ağrıdan, dirilip bölüm yazmalıyım. :)

Love On Route'nin yeni bölümünü çok az birşey yazdım defterime. Birkaç kelime daha ekleyip, geçirmeyi düşünüyorum. Az da olsa en azından atmış olurum. (Kesinlikle heyecanlı bir yerde bölüm sonu yapıcam)

Kitabın yeni bölümünü yüklemek için bir girdim. Baktım canım okuyucularım yorum yapmış. Çok sevindimm.

Silah sesi yankılanırken Taehyung, Jungkook’u arkasına alıp hızla pencereye doğru ilerledi.

“Buradan çıkmalıyız,” dedi kararlı bir sesle.

Ama Jungkook’un gözleri hâlâ az önceki öpücükteydi. Kalbi hâlâ onun sıcaklığında.

“Taehyung... az önce—”

“Sessiz ol, Jeon,” diye fısıldadı Taehyung. “Şimdi değil.”

Ayak sesleri yaklaşıyordu.

Binanın dışında, silahlı adamların gölgeleri görünüyordu.

Üzerlerinde bir tür üniforma vardı—ama orduya ait değildi.

Yırtık, siyah montlar, solmuş amblemler...

“Ravagers.”

Hayatta kalanlar arasında efsane olmuşlardı.

Merhametsiz, düzen kuran, kendi yasalarını yazan bir grup.

Jungkook gözlerini kısarak izledi.

“Bunlar... onlar mı?”

Taehyung başını salladı.

“Onlara yakalanırsak, zombilerden beterini yaşarız.”

Kapı hızla zorlandı.

Birkaç saniye içinde kırılacaktı.

Taehyung hızla duvara gizlenmiş gizli kapıyı buldu.

“Buradan,” dedi.

Jungkook tereddüt etmedi, peşinden girdi.

Dar bir geçitten sürünerek ilerlediler.

Nefesleri karışıyordu.

Taehyung'un elini kaybetmemeye çalışırken, Jungkook’un aklında sadece bir şey vardı:

O öpücük.

Taehyung’un kalbi çarpıyordu ama bu sefer zombilerden ya da Ravagers’tan değil.

Jeon Jungkook’un dudaklarından.

Bakışlarından.

Kendine ait olmadığını hissettiren o sıcaklıktan.

Sonunda geçidin sonuna ulaştılar.

Taehyung kapağı açtı ve dışarı çıkmalarına yardım etti.

Yağmur hâlâ yağıyordu ama gökyüzü biraz açılmıştı.

Karanlığın içinde bir umut gibi.

İkili nefes nefese yıkılmış bir otobüsün arkasına saklandı.

Taehyung ellerini dizlerine dayamıştı.

Konuşmuyordu.

Jungkook gözlerini ona dikti.

“Senden sakladığın şey ne? Bu Ravagers seni neden tanıyor gibiydi?”

Taehyung başını eğdi.

“Sana anlatmam gereken çok şey var. Ama şimdi değil. Çünkü—”

Tam o sırada, bir başka ses duyuldu.

Arkalarında biri vardı.

“Ellerinizi kaldırın,” dedi kadın bir ses.

Genç ama sert.

Arkalarında üç kişi daha vardı. Ellerinde silahlarla.

Taehyung yavaşça döndü.

Kadına bakarken yüzü soldu.

“Yuna...”

Kadın silahını indirir gibi yaptı.

“Seni tekrar görmek... tuhaf.”

Jungkook ikisinin arasındaki gerginliği hissedebiliyordu.

Ve bir anda şunu fark etti:

Taehyung’un geçmişi sadece zombilerle değil, insanlarla da doluydu.

Ve şimdi... geçmişi, kalbine değdiği anda patlamak üzereydi.

---

Bir sonraki bölüm spoi;

Yuna, Jungkook’a döndü.

“Sana güveniyor gibi bakıyor.

Ama o kim, biliyor musun?”

Silahını Taehyung’a doğrulttu.

“Bu adam, bir zamanlar bizi sattı.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.